2017 yılında bilimde bizleri neler bekliyor?
11.01.2017 10:38 YAŞAM
Bilim dünyadaki pek çok olumsuzluğa rağmen ilerliyor. Gelin, henüz başlarında olduğumuz bu yeni yılda bilimde bizleri nelerin beklediğine bir göz atalım

GÜRKAN AKÇAY

Geride bıraktığımız yıllar, bilimsel ilerleyişin bir sonraki adımına hazırlanılan zeminlerin tasarlanması için yapılan araştırmalara zaman sahipliği yaptı. Elbette ki, sıraladığımız bu gelişmelerin yanı sıra bu yılın da bilim için sürprizleri sunacağından şüphe duymuyoruz. Şimdi, gelin, henüz başlarında olduğumuz bu yeni yılda bilimde bizleri nelerin beklediğine bir göz atalım.

Uzay
Çin’in 1970lerden beri Ay’dan örnek toplayan Chang’e-5 uzay aracı Dünya’ya geri dönecek. Eğer görev başarıyla tamamlanırsa, toplanan 2 kg toprak ve kaya Ay’ın oluşumu ve evrimine dair yeni araştırmalara yol açabilecek. Eylül ayında, NASA’nın Cassini isimli sondaj uzay aracı fırlatılacak. Araştırmacılar, uzay aracının, Satürn’ün iç halkalarını geçerek, gezegenin atmosferinden ayrılmadan önce topladığı bir dizi veriyi Dünya’ya göndermesini umuyorlar.

İnsan mikrobiyomu
2017 yılında, İnsan mikrobiyomunun --virüsler, bakteriler ve vücuttaki diğer mikroplar genleriyle birlikte-- sağlığı nasıl etkilediği üzerine daha fazla araştırmanın yapılması bekleniyor. Araştırmacılar, mikrobiyomun beyin gelişimi ve kanser üzerindeki etkileri üzerine çalışmalar yürütüyor.

Kuantum üstünlüğü
Fizikçiler, 2017 yılının, kuantum bilgisayarların, en iyi klasik bilgisayarın bile gerçekleştirmesi imkansız hesaplamaları yapabileceği bir yıl olacağı beklentisindeler. Google ve D-wave, kuantum üstünlüğü için süren yarışta başı çekiyor. Ancak hesaplamadaki üstünlüğü yakalamaya çalışanlar yalnızca bu ikisi değildir. Microsoft, malzemelerde parçacık benzeri nesnelerin hareketi ile ilgili bilgileri kodlayan, topolojik kuantum hesaplaması olarak bilinen iddialı bir alternatif teknik üzerinde çalışıyor ve bu teknik, rakip yöntemlerden çok daha sağlam bir yöntem olabilir. Şirket, ilk başarılı hesaplamasını bu yılın sonunda görebilir.

Karanlığın aydınlatılması
Bilim insanları, Nisan ayında bir kara deliğin olay ufkunu fotoğraflamak için, dünyadaki dokuz radyo teleskobunun tek bir gözlemevi olarak işbirliği yaptığı bir çalışma ile ilk adımı atacaklar. Olay Ufku Teleskopu, Samanyolu Galaksisi’nin merkezindeki süper kütleli bir kara deliğe dair casus gözlemler yapacak. Eğer ki bu girişim başarılı olursa, görüntüler, genel göreliliği test etmeye ve kara delik davranışını aydınlatmaya yardımcı olacak. Bu arada, Lazer İnterferometre Yerçekimi-Dalgaları Gözlemevi (LIGO) ve İtalya’daki bir Avrupa Gözlemevi olan Virgo’daki ekipler, araştırmacıların yerçekimi dalgalarının kaynağını belirli galaksilere saptamalarını sağlayacak olan ilk gelişmiş çalışmasını gerçekleştirecek.

Gelecek vadeden materyaller
Ucuz, ince güneş pilleri, ticaretinin başlayacağı bu yılın sonunda laboratuvardan çıkmaya hazırlanıyor. Perovskit temelli güneş pillerinin etkinliği 2009’dan bu yana hız kazanmış durumda ancak araştırmacılar, düşük maliyette hücrelerin üretilmesi için yollar öne sürerken, istikrarsızlık ve toksisite gibi materyaldeki büyük dezavantajların üstesinden gelmek için adımlar atıyor. Almanya, Hamburg’daki DESY’de bulunan 1.2 milyar dolarlık Avrupa X-ışını serbest elektron lazeri faaliyete geçtiğinden, malzeme bilimi de gelişme gösterecektir. Alet, araştırmacıların, ikinci kimyasal reaksiyonları, biyolojik ve fiziksel süreçleri atomik detaylarla inceleyebilmelerine olanak sunacak.

T-hücreleri savaşa geri dönüyor
Türünün ilk örneği olan CAR-T adı verilen karmaşık bir kanser immünoterapisi, piyasaya sürülmeye hazır halde. İki büyük ilaç geliştirme şirketi, bir hastanın bağışıklık sistemindeki T hücrelerini genetik olarak kanserle savaşta kullanan terapi için onay almak için yarışıyorlar. Bazı şirketlerin çalışmalarında hasta ölümüne yol açan toksisite sorunlarına rağmen, terapi bu yıl lösemi ve lenfomalı kişilerin tedavisinde son aşamada bir yaklaşım olarak onaylanabilir.

Sanal gerçeklik
Teknoloji açısından sanal gerçekliğin, bilimin nasıl yürütüldüğü ve iletildiğine önemli bir etkisi olacağı tahmin ediliyor. Yeni PET (pozitron emisyon tomografisi) beyin görüntüleme teknolojisi uyarlanabilir hale getiriliyor, böylelikle de giyilebilir ve birisinin sanal bir çevrede hareket etmesini ve yanıt vermesini sağlayabilen teknolojiler geliştiriliyor.

Dokuzuncu Gezegen
Güneş Sistemi araştırmaları, Güneş’i yaklaşık her 20.000 yılda bir yörüngede tutabilen varsayımsal dev bir Dokuzuncu Gezegen’in yerine dair sınırlar çizilmesine yardımcı olacak. NASA, Aralık ayında fırlatacağı Transiting Exoplanet Survey Satellite’ı (TESS) Güneş Sistemi dışındaki gezegenler için yeni bir avcı olacak.

Gen düzenlemesi
Araştırmacılara göre, 2017’de, genomları, organları ve ekosistemleri okurken ve yazarken bütün virüslere dirençlilik geliştirilmesi gibi büyük ilerlemeler göreceğimiz tahmininde bulunuyor. Ayrıca, genetik mühendisliğinin geri dönüşsüz görünen (yaşlanma ve yok olma gibi) süreçleri tersine çevirme konusunda büyük ilerleme kaydedileceği de beklenen gelişmeler arasında.