Almanya Erdoğan’ın restine karşılık verdi
21.03.2017 08:55 DÜNYA
Erdoğan’ın ‘referandum hesabıyla’ Avrupa ile krizi körüklemesi Almanya’da tepkileri artırdı. AKP’nin etkinliklerine yasak sinyali verilirken, “başkanlığa geçilirse ilişkiler kesilir” uyarısı da yapıldı

Referandum öncesi AB ülkeleriyle gerilimi artıran Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomatik üslubu aşan suçlamaları Almanya’da siyasetçilerin tepkisini artırdı. Bir kez daha aynı benzetmeyi yaparak Almanya Başbakanı Angela Merkel’i ‘Nazi uygulaması’ kullanmakla suçlayan Erdoğan’a oldukça sert tepkiler geldi.

Merkel’in doğrudan eleştiren Erdoğan, “Merkel, sen şu anda Nazi uygulaması yapıyorsun. Kime? Orada yaşayan Türk kardeşlerime, oraya gelen bakanlarıma, milletvekillerime... Bu siyaset ahlakına sığar mı? Senin görevin terörist örgütün destekçilerine sahip çıkmak değil, onları teslim etmektir” demişti.

Merkel: Etkinlikler yasaklanabilir
Bu suçlamanın hedefi olan Merkel, “Türk liderlerin Nazi kıyaslamaları son bulmalı” açıklamasında bulundu. Merkel, Türkiye’nin 16 Nisan referandumuyla ilgili Almanya’da düzenleyeceği etkinlikleri yasaklayabileceklerini de ekledi.

Başbakan, daha önce de Erdoğan’a “Bu provokasyon yarışında yer almaya niyetim yok. Hakaretlerin sonlanması lazım” diye yanıt vermişti.

Küstahlık
Almanya’da Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) önceki günkü kongresinde genel başkanlığa ve başbakan adaylığına seçilerek Merkel’in rakibi olan Martin Schulz da Erdoğan’ı sert sözlerle eleştirdi.

Alman televizyonu ARD’ye yaptığı açıklamada Schulz, “Dost bir ülkenin cumhurbaşkanının bu ülkenin başbakanını bu şekilde aşağılaması küstahlıktır” dedi. Schulz, “NATO üyesi ve AB üye adayı bir ülkenin devlet başkanının uluslararası diplomasi kurallarını çiğneyemeyeceğinin Erdoğan’a anlatılması gerektiğini, ancak onun bir devlet başkanına yakışmayan tutumunu sürdürdüğünü” söyledi.

Türkiye hükümeti üyelerinin Almanya’da referandum kampanyası düzenlemesine getirilen yasakları da desteklediğini ifade eden Schulz, “Diplomatik dokunulmazlığını parti politikası yapmakta kullananlara Almanya’da yer yoktur” diye konuştu.

Hoşgörülüyüz ama aptal değiliz
Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel de ‘Nazi’ yorumlarını şok edici olarak tanımladı. Gabriel, “Hoşgörülüyüz ama aptal değiliz bu yüzden Türk mevkidaşımın net biçimde bilmesini isterim ki burada bir sınır aşılmıştır” ifadelerini kullandı.

Ankara’ya bağlı
Hükümet sözcüsü Ulrike Demmer de “Nazi karşılaştırması hiçbir şekilde kabul edilemez” derken, ilişkilere kalıcı zararın önüne geçilmesinin de Türkiye’ye bağlı olduğunu savundu.

Demmer, “Söylemlerini yumuşatma ve oluşabilecek kalıcı bir hasarı engelleme kararı Türkiye’ye kalmış” ifadelerini kullandı.

Ekonomik yaptırım için somut adım
Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) Genel Başkan Yardımcısı Julia Kloeckner ise, “Erdoğan aklını mı yitirdi” sorusunu yöneltti. Avrupalı siyasetçilerin daha önce de uyardığı yaptırım konusuna da değinen Kloeckner, AB’nin Türkiye’ye yapmakta olduğu milyarlarca avroluk mali yardımın kesilmesi için girişimlerde bulunacağını söyledi.

Almanyalı Türkler utanç verici buluyor
Öte yandan CDU’nun Türkiye kökenli milletvekili Cemile Yusuf, Erdoğan’ın Nazi suçlamaları nedeniyle Merkel’den özür dilemesi gerektiğini kaydetti.

Yusuf ayrıca, AKP’nin oy koparmayı planladığı Almanyalı Türkler arasında da bu tarz suçlamaların hoş karşılanmadığını söyledi. Yusuf, “Aksine birçok Türk kökenli çirkin düşmanca tavırları sadece utanç verici buluyor. Bu suçlamalar Almanyalı Türklerin imajına ve Almanya’daki Türk ve Almanlar arasındaki ilişkilere zarar veriyor” diye konuştu.

***

Erdoğan’ın planı ‘meşru devlet darbesi’

Perde arkasında ‘referandum hesabı’ bulunan kriz gün geçtikçe büyürken, Alman Federal Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen, Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesi durumunda AB ile üyelik müzakerelerinin sona ereceği uyarısında bulundu.

Anayasa değişikliğinin ‘şimdiki Cumhurbaşkanının’ çıkarına olduğunu vurgulayan Röttgen, aynı zamanda Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin de oylandığını bilmesi gerektiğini söyledi. Röttgen, Türkiye’yi liberal demokrasiden uzaklaştıracak olan değişikliklerin AB ile uyumlu olmadığını da ifade etti. Alman siyasetçi, Erdoğan’ın planlarını da ‘meşru devlet darbesi’ olarak nitelendirdi.

Öte yandan Röttgen, Erdoğan’ın Nazi benzetmesine ilişkin olarak ise yorum yapmayarak “Biz bu seviyede değiliz” yanıtını verdi.