Bekaroğlu'ndan Gülmen ve Özakça mesajı: ‘Öncelik bu iki ismi yaşatmak olmalı’
19.05.2017 15:21 GÜNCEL

ZEYNEP KURAY

19 Aralık Katliamı öncesi siyasi tutuklularla Adalet Bakanlığı arasında arabuluculuk yapan CHP Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, siyasetin ve herkesin önceliğinin ihraçlara karşı 71 gündür açlık grevinde olan eğitim emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça olmasını gerektiğini söyledi.

Hükümetin duyarsızlığı

BirGün’e konuşan CHP Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, hukuksuz Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ihraçlarına karşı 71 gündür bedenini açlığa yatıran akademisyen Gülmen ve öğretmen Özakça’nın günbegün erimesine dayanamadığını vurguladı. 19 Aralık katliamında Meclis İnsan Hakları Komisyonu üyesi olarak siyasi tutsaklarla Adalet Bakanlığı arasında arabuluculuk yapan Bekaroğlu, açlık grevinin kritik aşamasına gelen Gülmen ve Özakça’nın taleplerinin kabul edilmesi için seferber olduklarını, ancak hükümet yetkililerinin duvar gibi duyarlılıktan yoksun olduğunu ve bu konuda adım atacaklarına dair işaret vermediklerini aktardı.

Hukuksuzlukla karşı karşıyayız

İlkesel olarak ölüm yoluyla hak aranmasına karşı olduğunu ifade eden Bekaroğlu, ancak 150 binin üzerinde kamu emekçisinin KHK’lerle sorgusuz sualsiz bir şekilde ihraç edilmesini de kabul edilemez olduğunu belirtti.

Gülmen ve Özakça’nın durumu hakkında konuştukları bakanların, KHK ihraçlarına karşı önceki gün resmiyet kazanan 7 kişilik komisyonu adres gösterdiğini aktaran Bekaroğlu, Gülmen ve Özakça’nın her gün kritikleşen sağlık koşullarının komisyonunun başvuruları alıp, inceleme yapmasını bekleyemeyeceğine işaret etti. Bu açıdan Gülmen ve Özakça’nın durumunu bu komisyonun işleyişine bağlamanın mümkün olmadığını hatırlatan Bekaroğlu, “Bu iki gencin hayata döndürülebilmesi için bu komisyonun aylar sonra vereceği kararı beklemeden, hemen yarın, acilen bir şeyler yapılması lazım” dedi.

Vicdan kararması

Gülmen ve Özakça görevlerine iade edilmese de eylemlerinin amacına ulaştığını belirten Bekaroğlu, hukuksuz ve haksız ihraçlara karşı kamuoyunda çok büyük bir duyarlılık ve hassasiyet oluştuğunu hatırlattı. 18 yıl önce ölüm oruçları sırasında yaptığı duyarlılık çağrısını yenileyen Bekaroğlu, “Her gün ‘insan yaşasın ki devlet yaşasın’ diyen bir siyasi ekibin bu iki genç insanı görmemesi, çığlıklarına kulak vermemesi bir vicdan kararmasıdır” dedi.