Birinci yılında Blackstar
Bekir Özgür Aybar Bekir Özgür Aybar

Tam bir yıl David Bowie olmadan geçti. Öte yandan Bowie hep ses verdi bu uzun dönem boyunca. Blackstar’dan bahsediyorum. Daha yayımlandığı gün, senenin kapanışında birbiri ardına çıkan “ yılın en iyileri” listesinde yer alacağı kesinleşen Blackstar’dan. Onun final başyapıtıydı bu. 2016’nın 8 Ocak sabahı yayımlanmıştı. Bu tarih aynı zamanda Bowie’nin altmış dokuzuncu doğum günüydü. Blackstar bir bakıma Bowie’nin kendi yaş gününde hayranlarına sunduğu hediyeydi. Sadece iki gün sonra, 10 Ocak’ta David Bowie hayata veda edince bu hediye sonsuzluğun simgesine dönüştü.

Geçen yıl 8 Ocak sabahı bu yeni stüdyo albümünü dinlerken David Bowie’nin hala nasıl bu kadar üretken olabildiğini düşünmüştüm. 1960’ların sonundan başlayıp tam dört farklı on yıl boyunca moda yaratmayı bilerek yeni jenerasyonların müzik anlayışlarına etki etmişti. Tek bir Bowie değildi o hiçbir zaman. “Çizgisini bozmayan” olmadı. Herhangi bir kalıbı yoktu çünkü. Her adımında başka biriydi. Zaten en çok bunun için çabalamıştı. İşte Blackstar da o birden çok Bowie kimliklerinin son örneğidir.


birinci-yilinda-blackstar-231337-1.Avangart, karanlık, kapalı ve sert. Blackstar’da baştan sona, albümle aynı adlı açılış şarkısından kapanıştaki I Can’t Give Everything Away’e kadar art rock’ın dip dalgalarından güçlenerek çıkan bir sound’a yükleniyordu Bowie. New York’ta kaydedilen parçalar birbiri ardına akıp giderken vurucu cümlelerle kendi yarattığı yeni, bambaşka evreni usulca anlamlandırdı. Bowie’nin hayatını kaybetmesinin ardından bu albümün hayranlara emanet edilmiş bir final hediyesi olduğu konuşuldu. Diğer gün Bowie’nin yaklaşık iki yıldır kanserle savaştığı açıklandı. Bu durumda Blackstar’daki her şey esaslı ama gizli tutulan bir mücadelenin dışavurumu olmalıydı. “Yukarıya bak, ben cennetteyim.” sözleriyle başlayan “Lazarus”un videosu onun son gösterisiydi.

Blackstar bundan bir yıl önce ses verdi. Bowie'nin ölümünün üzerinden de yarın tam bir yıl geçmiş olacak. Blackstar’ı hala arkamda bırakamadığım gibi Bowie’nin ölümünü de hala aklıma yerleştirebilmiş değilim. Hiç ölmeyecek gibiydi. Altmış dokuz yaşında öyle bir albümle çıkageldi ki bunun tersini düşünmek olanaksızdı. Kanının son damlasına kadar üretti Bowie. O gerçek bir efsaneydi. Kariyerinin en iyi albümlerinden birine imza atarak perdeyi kapatan devrimci bir rock stardı. Blackstar’ı birinci yılında yeniden yazmak istedim. Bu şarkıların dünya üzerindeki etkisi sürüyor.

birinci-yilinda-blackstar-231336-1.