Gitarın en büyük şansı: Chuck Berry
20.03.2017 09:34 KÜLTÜR SANAT

BURAK [email protected]

Amerikalı efsanevi gitarist, şarkı sözü yazarı ve şarkıcı Chuck Berry cumartesi gecesi 90 yaşında hayata gözlerini yumdu. Sayısız işe imza atan Berry, kendisinden sonra gelen çok sayıda müzisyeni etkilediği gibi, attığı elektro gitar sololalarıyla da müzikte bir devrim yaparak Rock’n Roll’un varlık nedeni olarak anıldı.

Tam adı “Charles Edward Anderson ‘Chuck’ Berry” olan müzisyen 18 Ekim 1926 tarihinde St. Louis’de doğdu ve erken yaşlarından itibaren gitar çalmaya başladı. 1948 ve 1955 yılları arasında bir otomobil fabrikasında çalışan Berry, marangozluk, fotoğrafçılık gibi işlerle de uğraştı.

Tıpkı Jimi Hendrix gibi Berry de öğrendiği birçok şeyi blues müziğin efsanesi T Bone Walker’dan öğrendi. Ördek yürüyüşü adıyla anılan ve Berry ile özdeşleşen hareketlerini şarkıcı yıllar sonra verdiği bir röportaj şöyle anlattı: “Sahnede sizin beni izlerken yaptığım hareketlerin hepsini ama hepsini Walker’dan öğrendim.”

1955 yayımladığı ‘Maybeline’ şarkısıyla adından söz ettiren Berry, 'Roll Over Beethoven', 'You Can't Catch Me', 'Scholl Day', 'Oh Baby Doll', 'Back'ın The USA' ve de çok büyük üne ulaşan 'Johnny B Goode' şarkılarıyla önce ABD ile İngiltere’de ve sonrasında da bütün dünyada üne kavuşmuştu.

Bir deha olarak bahsedilen Berry, bana göre ise belki de gitarın en büyük şansıydı. Rock’n Roll bir isyan olsa, marşı da Johny B. Goode olabilirdi.

Berry’nin 28 Ekim 1948’de evlendiği ve 69 yıl boyunca evliliğini sürdürdüğü eşi Themetta "Toddy" Suggs, Berry’nin bu yıl yaklaşık 40 yıl aradan sonra Chuck adında yeni bir stüdyo albümü çıkaracağını duyurmuştu. Umarım kısa zamanda dinleyebiliriz.

Onun için söylenen çok sayıda söz var. Ama hatırda kalan iki söz var ki, müziğin tanımı gibi. John Lennon şöyle diyordu: “Eğer ki Rock’n Roll için başka bir isim düşünecek olursanız, bu Chuck Berry olmalıdır.” Öte yandan müziğin bir diğer efsanevi ismi Bob Dylan ise Berry için şu sözleri söyledi: “O, Rock’n Roll’un Sheakspeare’idir.”

Dinleyenleri ise Chuck Berry’i sahnedeki yüksek enerjisi, ördek yürüyüşü, kara teni üzerine giydiği beyaz takım elbiseleri, incecik bıyığı ve sol ayağıyla tuttuğu ritimle hatırlayacak. Müziğin, ritmin, neşenin, rengin ve sahnenin en büyük kayıplarından biri olduğu gün gibi aşikar. Siz de bugün Berry için bir Rock’n Roll çalın. Müzikle uyusun!