Kör pencerede uyuyan öyküler
19.03.2015 16:04 KÜLTÜR SANAT

IŞIL ÇOBANLI

‘Her gece ve her sabah doğar bazıları acıya doğar bazıları sonsuz geceye’

“Yavaş” öyküleriyle (2008, YKY) ilk kez adını duyduğumuz Nihan Eren, yedi yıldır beklediğimize değen bir yoğunluğa sahip ikinci öykü kitabı “Kör Pencerede Uyuyan” (2015) ile karşımızda. Yine Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitap, “Gece” ve “Gün” başlıklarını taşıyan iki bölümden oluşuyor.

İlk bölüm, adını aldığı Gece başlığına denk düşer şekilde acı, burukluk, şiddet, üzüntü, kayboluş gibi dramatik temalarla ilerleyen ve öykülerin içe içe geçtiği bir kurgudan oluşuyor. Hepsinde temel olansa geçmiş ve bu geçmişi hatırlama biçimleri. Bunda bazen bir televizyon sesi bazen de nesneler etkili oluyor. Genç ve yaşlı kadınlar ile genç ve yaşlı erkekler, hatta çocuklar bile geçmişleri üzerinden yaşamlarıyla bir yüzleşmeye giriyorlar. Gecenin gerçekliğinde dört duvar arasında ya da gördükleri rüyalar içinde kayboluyorlar. Nesnelerin her biri karakterleri tanımlayıcı bir özellikle kullanıldığından, karakterler daha ilk andan zihnimizde gerçekçi bir biçimde canlanmaya başlıyor. Rüya göndermelerinin de çoklukla yer bulduğu öykülerde aslında belki de bu iki katmanı yani öykülerin gerçekçi yüzüyle derin duygusal altyapılarını birbirine bağlayan iki şey var. Rüya ve karanlık sokaktaki cinayet, kör kurşun.

İSİMSİZ KARAKTERLER
İkinci bölüm ise, apaydınlık bir yaz öğle üstünde bir kumsalda geçiyor. Yüzen, dinlenen, yürüyen ya da bakan bu karakterlerin ilk bölümle olan duygu bağları kuvvetli. Çünkü burada da karakterler tıpkı Gece bölümünde olduğu gibi geçmişlerine bakarak körleşiyorlar. İlk bölümdeki “kör kurşun” burada yerini “çeken akıntı”ya bırakmış. Hepsi sonlarını hazırlayan o büyük dalgaya şaşkınlıkla bakıyorlar. İlk bölümdeki gerçekçi anlatımın, ikinci bölümde aslında olayların neden o şekilde kurulduğunu okuyucuya sunmasıyla, duygu yüklü, acıları analiz eden, onları birbirleriyle buluşturan isimsiz karakterler kendilerini anlatıyor. İlk bölüm öykülerine adını veren nesnelerin bir şekilde ikinci bölümde de karşımıza çıkıyor oluşu, ikinci bölümdeki gündüz halinin, her öykünün başında ayakları kuma gömmek üzerinden yeşeren yaz mevsimini, şımarık bir hali çağrıştırıyor oluşu bunu daha da destekliyor.

Anın ve detayların yazarı Eren, gözlemleriyle aldıklarından kardığı öykülerini büyük bir ustalık ve zarafetle kurmuş. Aynı anda hem gerçekçi hem de gerçeküstü olabilen bu öykülerin bir diğer özelliği de gündelik hayat içinde dillenen tasvirleri. “Kör Pencerede Uyuyan” yazarın ilk kitabına göre derinlikli duyguların, daha olgun yaklaşımların kurgulandığı bir birikim olmuş. Çocukluktan yaşlılığa, kadın ve erkek ilişkilerinden yalnız kadınlara ve yalnız adamlara uzanan bu geniş alanda görünen, başlı başına hayat. Yazar, bu kitabında ev, aile ve sokak yaşantısındaki karakterlerin yaşadıklarına dair çok denk benzetmeler, tasvirler ve kurgularla karşımıza çıkıyor. Bu nedenle iki kitap arasında sekiz sene beklediğimiz için üzülmüyor, seviniyoruz.

TOPLUM FOTOĞRAFI
Aile kavramının yanı sıra kadın erkek ilişkilerinin, anne çocuk ilişkilerinin de önemli yer tuttuğu öykülerde, varoluş, yalanlar, yalnızlık, hayaller kendini göstermekte. Melike’nin ağlamak için banyoya gitmeyi seçmesi gibi tanıdık kadınsı duyguların yanı sıra, Meryem’in kocasının gülümsemesini bir kitap ayracına benzetmesi, Ekrem’in babasının sofraya ailenin birlikte oturmasını istemesi veya Ilgaz’ın babaannesinin uyumak için telaffuz ettiği sözlerle okuyucunun kendinden çokça parça bulacağı söylenebilir.

Ders kitaplarında anlatılanlara yapılan ironik göndermelerin eğitime; şiddete uğrayan, terk edilen, görünmez emekleriyle hayallerinden ayrı bırakılan kadın tasvirleriyle kadın haklarına; televizyon haberlerindeki gündem örnekleriyle gidişata dair göndermelerin de yer aldığı öyküler birbiriyle örülü karakterlerin yaşamı üzerinden geniş bir toplum fotoğrafı çekiyor.
Kendinizden ve toplumdan izler bulacağınız bu öyküleri, tıpkı “Yavaş” gibi sonra tekrar okumak isteyecek ve yazarın yeni öykülerini beklerken öykülerde kendinizi bulacaksınız. İyi okumalar...