Middle East Eye yazarı Reinl BirGün’e anlattı: IŞİD başka bir adla yola devam edebilir
17.07.2017 07:57 DÜNYA
IŞİD’in Bağdat yönetimi tarafından marjinalleştirilen Sünni toplulukları arasında popülerlik kazandığını vurgulayan Reinl, ABD’nin Suriye’de bundan sonrası için bir planı olmadığını ileri sürdü

Middle East Eye haber sitesi yazarı James Reinl, ABD’nin IŞİD sonrası planlarına dair görüşlerini BirGün’e anlattı. Reinl, “Tıpkı IŞİD’ın El Kaide’den ayrılmasına rağmen başka bir ad kullanması gibi bundan sonraki oluşumun adı IŞİD olarak devam etmeyebilir. Nihai amaç, halkın barış, onur ve güven içerisinde yaşayabilmek için radikal görüşler veya silahlı muhafazakârlardan medet ummak zorunda hissetmeyecekleri koşulları yaratmak olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Sünnilerde popüler
“IŞİD ve El Kaide gibi radikal gruplar geçmişte direnç gösterdi. IŞİD, Irak’ta askeri olarak büyük ölçüde yenilgiye uğratıldı. Ancak grup bu topraklarda yaşayan ve Bağdat yönetimi tarafından marjinalleştirilen Sünni toplulukları arasında popülerlik kazandı” ifadelerini kullanan Reinl sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu koşullar hala varlığını sürdürüyor olabilir ve Iraklı Sünniler için hayatın yakın zamanda çok daha iyiye gideceğine dair fazla bir belirti bulunmuyor. Suriye’de ise ABD destekli kuvvetler IŞİD’e benzer bir darbeyi Rakka’da da indirmeye hazırlanıyor gibi görünüyor. Buradaki sorun, Washington yönetiminin Suriye’de bundan sonra ne olacağı hakkında net bir stratejiye sahip olmaması ve bunun Esad yönetiminin devamına karşı ciddi bir şekilde işleyip işlemeyeceğinin bilinmemesidir.” Büyük olasılıkla parçalanmış bir Suriye ortaya çıkacağını ve IŞİD hilafeti çökse de bu grup Suriye, Irak ve başka toprakların bazı köşelerinde bir direniş olarak varlığını sürdüreceğini belirten Reinl, “Tıpkı IŞİD’in kendisinin El Kaide’den ayrılan bir grup tarafından kurulmuş olduğu gibi, bundan sonraki oluşumun adı IŞİD olarak dahi devam etmeyebilir. Nihai amaç, halkın barış, onur ve güven içerisinde yaşayabilmek için radikal görüşler veya silahlı muhafazakârlardan medet ummak zorunda hissetmeyecekleri koşulları yaratmak olmalıdır. Laik ve halkın temsil edildiği bir yapıyı savunurdum ancak hoşgörülü bir politik İslam hükümeti olasılığını da göz ardı edemem.” Türkiye’nin Suriye’deki konumunun, Ankara yönetiminin Suriyeli Kürt isyancılar ile ilişkisi ve kendi toprakları içinde ve ötesindeki Kürt sorunu bağlamında oldukça karmaşık bir durumda olduğuna dikkat çeken Reinl, “Suriyeli Kürt güçlerinin IŞİD’e karşı başarısı yine Kürt özerkliği sorusunu gündeme getiriyor ki bu da Türkiye için problemli bir durum. Kişisel olarak, Erdoğan’ın Türkiyeli Kürtler ile iletişim kurduğu önceki yıllarını tercih ederim, ancak günümüzde içinde bulunduğu ikilemi de anlıyorum” ifadelerini kullandı.