Neil Young’ın kayıp kayıtları
Barış Akpolat Barış Akpolat
30 yaşında da 70 yaşında da aynı özgür ruhla hareket eden Neil Young’ın 1976’da kaydedip yayımlamadığı albüm eylülde geliyor

Kanadalı şarkı ve söz yazarlığı konusunda dünyaya kazandırdığı en muazzam karakterlerden biri kuşkusuz Neil Young. Kanada’nın ABD’ye dönük yüzü diyebiliriz kendisine. Dünya görüşü, direnişçi fikirleriyle gerçekten eşsiz, aynı zamanda da arada bir hepimiz kadar tutarsızlaşabilen bir adam. Örneğin sıkıştırmasız/kaliteden ödün vermeyen mp3 cihazı Pono için yatırımcı ararken Trump’a kadar çıkmıştı. Başkanlık yarışında Trump’la arası bozulunca Trump’tan yatırım istenen zamanları hatırlatmıştı. Young da hafiften çark etmişti. Bunca radikal fikri olan, Monsanto’da halkın haklarını savunup Starbucks’a karşı duran Young’ın emlak simsarı Trump’tan yardım istemesi biraz garip bir durumdu hiç kuşkusuz. Fakat bugünkü konumuz üstadın 1976’da Malibu’daki Indigo Stüdyosu’nda kaydettiği ve daha ortaya çıkmayan kayıtları. Politik meseleleri sonra tekrar konuşuruz.


11 Ağustos 1976 günü Indigo Stüdyosu’na sadece sesini, sözlerini ve akustik gitarını götürmüştü. 10 şarkılık bir kayıt aldı fakat bu 10 şarkı hiçbir zaman bir arada ortaya çıkmadı. ‘Hitchhiker’dan bahsediyoruz. Tüm bu kayıtlar o günkü kaydedildiği halleriyle 8 Eylül’de piyasaya çıkacak.

Bu 10 şarkının neden o gün piyasaya çıkmadığını bilemiyoruz. İlk albümünü çıkarttığı 1969’un üstünden 7 yıl geçmiş. After The Gold Rush, Harvest gibi albümleri yayınlanalı 3-4 yıl olmuş. Old Man, Heart of Gold, Southern Man, Only Love Can Break Your Heart çoktan dillere dolanmış. Kısacası kendini daha 2-3 albümde kanıtlamış bir efsane olmuştu. Hitchhiker’daki bazı şarkılar Young’ın 1976 sonrası yayınlanan bazı albümlerinde yer almıştı. Örneğin Human Highway 1978 tarihli Comes a Time’da Powderfinger, Ride My Llama ve Pocahontas Rust Never Sleeps gibi albümlerde yer aldı. Indigo’da kaydedilen bu eserlerden Hawaii ve Give Me Strenght’ini bazı konserlerde canlı çaldığı olmuş Young’ın. Biz İstanbul konserinde duymamıştık bunları. Onun yerine Hitchhiker’da da yer alan Powderfinger’ı dinlemiştik yanlış hatırlamıyorsam. Kanada’dan çıkıp Amerikan folkunu derinden etkileyen Young’ın yaşlandıkça suratsızlığı arttı. Kafasına eseni yapıp söylemesi elbette saygı duyulacak şey. 70’ini geçen bu adam, geçen yıl verdiği röportajlarında yeni kayıtlarla uğraştığını ve stüdyoda yatıp kalktığını söylüyordu. Hâlâ bu performansta olması etkileyici. Suratsızlığı tavrına, kişiliğine de hep yansıdı. Onu Neil Young yapan her daim bu oldu. Kendisi Vodafone’la Türkiye konserini verdiğinde aynı masaya oturma ve soru sorma fırsatına erişmiştim. Evet, Young suratsız ama kesinlikle saygısız değildi. Hatta güldüğü anlara çokça şahit oldum. Bazı tutarsız politik çıkışlarını, kısmen gereksiz bulunan bazı tavırlarını kenara bırakacak olursak çalışmayı, direnmeyi ve savaşı hiç bırakmamış Neil Young’a saygı duymak farzdır. Eskinin ekmeğini yemeden sürekli yeni şeyler üretmenin peşinde bir adama başka bir şey de denemez elbette. Yazdıklarımda çelişki var sanılmasın. Eskiden kaydettiği bir albümü ortaya çıkartırken yepyeni şarkıları da yazdığını biliyoruz çünkü...

***

HitCHhiker’ın şarkı listesi

1. Pocahontas
2. Powderfinger
3. Captain Kennedy
4. Hawaii
5. Give Me Strength
6. Ride My Llama
7. Hitchhiker
8. Campaigner
9. Human Highway
10. The Old Country Waltz

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız