Rusya’nın Akdeniz’deki yeni yeri
17.07.2017 08:09 DÜNYA
Savaştaki en büyük dönüm noktası Aralık ayında Halep’teki isyancıların yenik düşürülmesi oldu

Tom O’connor

Rusya’nın, Suriye hükümetinin cihatçılara ve diğer isyancılara karşı savaşında Suriye’ye destek vermesi Moskova’ya Akdeniz’de yeni bir askeri varlık kazanma sahası oluşturdu. Ve bu şekilde, rakibi NATO’ya karşı da ciddi bir şekilde meydan okumuş oldu.

Dünyadaki çatışmaları inceleyen Washington merkezli Savaş Çalışmaları Enstitüsü (Institute of the Study of War) Perşembe günü yayınladığı bir raporda Rusya’nın Suriye devlet başkanı Beşar Esad ve onun silahlı güçlerine verdiği desteğe olan bağlılığı, Moskova’nın ABD liderliğinde olan ve Avrupa’nın büyük bir bölümünde baskın rolü olan NATO’ya karşı etki gücünü arttırma çabası olarak değerlendirildi. Rusya ve NATO son yıllarda uluslararası alanda bir silahlanma yarışı içine girdiler ve Soğuk Savaş döneminden bu yana pek rastlanmayan bir şekilde birbirlerini dünyanın önde gelen askeri güçlerinin sınırlarını zorluyor olmakla suçladılar.

Uzmanlar Charles Frattini III ve Genevieve Casagrande tarafından hazırlanan raporda, ‘Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ABD’nin özgürce hareket edebilmesini önleyebilmek ve NATO’nun güneyde doğurduğu riski azaltmak için Akdeniz’de uzun vadeli bir askeri konuşlanma’ çabasına içinde denildi.

Newsweek’e konuşan Casagrande, Rusya’nın Suriye’deki savaşa olan yaklaşımının ‘neredeyse ilk başlarda bile’ NATO’nun güney kanadına karşı yöneltilen üstü kapalı bir hareket olduğu sinyallerinin verildiğini ve bunun özellikle de Moskova’nın NATO üyesi Türkiye ile olan ilişkileriyle ilgili olduğunu belirtiyor. Suriye liderini siyasal muhaliflerinin insan haklarını ihlal etmekle suçlayan Türkiye, Esad yönetimine karşı 2011 yılında silahlanan militanların en önde gelen destekçilerinden biriydi.

Suriye’deki isyancılar ilk etapta batı ülkelerinden – örneğin, ABD - ve körfez ülkelerinden – örneğin, Katar – ciddi oranda destek gördü. Suriye ordusu, hükümeti destekleyen birkaç kent hariç ülkenin büyük bir kısmından geri çekilmek zorunda bırakıldı.

Ancak bu dur
um 2015 yılında Rusya’nın Esad’ın amaçları doğrultusunda doğrudan destek sunmaya başlamasıyla değişti. Suriye’deki Baas yanlısı hükümet ve Moskova’nın onlarca yıldır bağları zaten vardı. Rusya’nın son desteğiyle beraber Suriye silahlı güçleri ülkenin büyük bir bölümünü yeniden ele geçirebildi.

Aşırı tutucu El-Kaide ve İslam Devleti (IŞİD) gibi Sunni Müslüman grupların bölgede yükselmesiyle beraber zaten büyük çapta yok edilmiş olan isyancıların, kontrol altına aldıkları neredeyse tüm merkezleri bırakmaktan başka çareleri kalmamıştı.

Savaştaki en büyük dönüm noktası ise, Aralık ayında Halep’teki isyancıların yenik düşürülmesi oldu.

ABD’nin, yükselen cihatçı eylemlerden dolayı ilk başlarda sunduğu desteği geri çekmek zorunda kalmasıyla beraber isyancılara desteğini sürdüren Türkiye, Halep konusunda Rusya ile beklenmedik bir anlaşma yaptı.

Bu adım ise, BM destekli siyasal çözüm arayışlarına paralel olarak oluşturulan Astana barış müzakerelerini başlatmış oldu…

‘Rusya bu durumu Türkiye ile diğer NATO müttefikleri arasında sıkışıklık yaratmak için kullanıyor. Bu, Rusya’nın NATO’yu genel anlamda kısıtlayıp engelleme planının bir parçası’, diyor Casagrande, Newsweek’e verdiği açıklamada ve bu stratejinin ‘işliyor gibi’ göründüğünün de altını çiziyor…

Newsweek’ten çeviren: Burcu Gündoğan