Sağda bir kulvar boş
17.07.2017 08:47 SİYASET
Erdoğan Türkiye’nin en az yarısının kendisine karşı olduğunu biliyor. 16 Nisan’da hileyle alınan yüzde 50, ulaşabileceği en yüksek nokta

YAŞAR [email protected]@yasaraydinnn

Adalet Yürüyüşü her ne kadar AKP ve Erdoğan tarafından görmezden gelinse de şimdiden siyasetin rutin akışını değiştirdiğini söylemek mümkün. Erdoğan ve AKP için gövde gösterisi olarak planlanan 15 Temmuz anmaları bile bu dalgayı kıramadı. Bunu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM’de yaptığı konuşmadan iktidar partisinin duyduğu rahatsızlıktan anlamak mümkün. AKP Genel Başkanı Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun varlığından o kadar rahatsız ki 15 Temmuz programını ikinci kez değiştirmekten çekinmedi.

50 milyonluk ülke
Erdoğan artık Türkiye’nin en az yarısının her koşulda kendisine karşı olduğunu biliyor ve bu kesimden umudunu kesmek üzere. Her ne kadar 15 Temmuz anma konuşmasında kendine olan desteği 50 milyon olarak telaffuz etmiş olsa da gerçek onun için de ayan beyan ortada duruyor. AKP dışında kendine destek veren elle tutulur tek siyasi odak MHP kaldı. Sanırız 50 milyonluk hesabı da MHP’nin tabanının toplamını dahil ederek yapmış. Şunu rahatlıkla söylemek mümkün ki MHP’nin 6-7 milyonluk seçmenin siyasi iradesi en azından şimdilik kimsenin elinde değil.

Akşener MHP tabanında daha güçlü
MHP Lideri Devlet Bahçeli 7 Haziran seçimlerinden bu yana AKP ve Erdoğan’a tam destek veriyor. Bunun ödülünü de tartışmalı hukuk kararları ile partisinin başında kalmayı başararak aldı. Bahçeli-Erdoğan birlikteliğinin MHP için tek sonucu kuşkusuz bu değil. Milliyetçi tabanın büyük bölümünden uzaklaşan bir MHP yönetimi ortaya çıktı. Bu geniş topluluğun en belirgin özelliği de MHP yönetiminden farklı olarak Erdoğan karşıtlığı olarak duruyor. Tabii ki bu topluluk uzun süredir yüzünü MHP’den uzaklaştırılan Meral Akşener’e dönmüş durumda.

TBMM beş partiyle mi açılacak
Akşener de siyasi geleceğini esas olarak bu güçlü milliyetçi-muhafazakâr damar üzerinde inşa etme konusunda adımlarını hızlandırdı. Ankara’da aldığımız bilgilere göre eylül ayının hemen başında yeni siyasi oluşumu partileşmiş olarak görebileceğiz. Bu aynı zamanda temmuz sonu kapanması planlanan TBMM’nin, açılışında beş partili olarak çalışmalara başlayacağı anlamına da geliyor.

Akşener’in tek hedefi Bahçeli değil
Akşener’in MHP tabanında ulaştığı etkiyi 16 Nisan Referandumu sürecinde test etme şansını bulduk. O tarihten bu yana ilginin azaldığına dair emare olmadığı gibi arttığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte partileşme sürecine girdikleri andan beri asla MHP tabanı ile yetinmeyeceğinin de sinyallerini verdi.

Bu anlamda Akşener’in hedefinde sanılanın aksine Bahçeli’den çok Erdoğan ve onun yakınları olmaya devam ediyor. Akşener, siyasetini AKP ile mücadele ederek ve onu gerileterek büyütebileceğinin farkında. İlk hedef sağda var olan ANAP-DP gibi tüm oluşumları ve önemli figürleri çatısı altında toplamak. Bu konuda oldukça yol aldığı biliniyor. Bir sonraki hedef ise AKP tabanı ve kadroları olacak. Bu konuda ilk adımların ekim ayında atılacağı konuşuluyor.

TBMM’de grup kurma şansı var mı?
Her ne kadar Akşener TBMM dışında olsa da kuracağı partinin Meclis içinde belli güce ulaşması sürpriz olmayacaktır. Bu gücün grup kurmayı sağlayacak olan 20 vekile ulaşması şimdilik çok olası gözükmüyor. Yaklaşık sekiz ile on milletvekilinin MHP’den ayrılacağı konuşuluyor. Akşener’in partisinin grup sayısına MHP’li vekillerle ulaşmasına ise imkânsız gözüyle bakılıyor. Geriye AKP ve CHP’den gelecek vekiller kalıyor. Şu aşamada ikisi için de olumlu konuşmak için çok erken. Her şey Akşener’in istediği gibi gitse bile CHP’den koparabileceği sayının ikiyi geçmesi mümkün değil. Geriye AKP’nin ve Erdoğan’ın gidişatından rahatsız olan iktidar milletvekilleri kalıyor ki, bu Meclis’ten çok TBMM dışından gösterilecek başarıya bağlı.

Erdoğan’ın sınırları netleşti
16 Nisan’ın ortaya çıkardığı bir başka fotoğraf da Erdoğan’ın sınırlarıyla ilgili oldu. Her türlü baskıya rağmen hileyle alınan yüzde 50, aynı zamanda AKP Genel Başkanı’nın ulaşabileceği en yüksek noktaya da işaret ediyor. Bu, CHP ve HDP’nin toplam oyları dışından yüzde 10’luk bir zeminin varlığını gösteriyor. Bir de buna zaman zaman AKP’yi terk eden ve MHP ile birlikte yüzde 10’luk bir dilimi işaret eden seçmen kitlesi eklenince Akşener’in partisinin çubuğu nereye bükeceğini daha net gösteriyor. Cumhuriyet ve laiklikle sorunu olmayan, milliyetçi hassasiyetleri barındıran, daha çok şehirli bir yüzde 20 Akşener’in ilk hedefi olacak. Akşener, Bahçeli’nin boşalttığı, AKP’nin seslenmekten vazgeçtiği bu kitleyle buluşabilirse Erdoğan’ın hesaplarını çok temelden bozacağı çok açık.