Savaş baronlarından otelde güvenlik zirvesi
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

>> Savaş, çatışma ve kriz politikalarının sorumluları geleneksel olduğu üzere bu yıl da Münih’teki Bayerische Hof Oteli’nde bir araya geliyor. Silah endüstrisinin Davos’u sayılan Münih Güvenlik Konferansı’nda gündem Suriye, Irak, IŞİD, Trump, Brexit, AB ve NATO krizi

>> Geçen yılki raporda beklenen en büyük 10 güvenlik tehdidinden birisi olarak Erdoğan’ın sistemi değiştirme ve başkanlık sistemine geçme çabası da sıralanmıştı. Erdoğan, Putin ve Kral Selman’la birlikte rapora ne yapacağı tahmin edilemeyen lider olarak girmişti

Silah endüstrisinin Davos’u sayılan Münih Güvenlik Konferansı bugün başlıyor. Savaş, çatışma ve kriz politikalarının sorumlusu egemenler yarım yüzyıldır olduğu gibi bu sene de Almanya’nın güneyindeki Münih kentindeki Bayerische Hof Oteli’nde bir araya geliyor. Küresel güvenlik politikalarının belirlendiği, silah ve savaş endüstrisini buluşturan Almanya’nın güneyindeki Münih kentindeki konferansa bu yıl da onlarca devlet ve hükümet başkanının yanı sıra 50’den fazla dışişleri, bir o kadar savunma bakanıyla birlikte tüm dünya genelinden 500’ün üzerinde politikacı, bürokrat, güvenlik uzmanı, uluslararası örgüt temsilcisi ve araştırmacı katılacak.

Başbakan Binali Yıldırım’ın da katılacağı 53’üncü Münih Uluslararası Güvenlik Konferansı’na ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Almanya Başbakanı Angela Merkel, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg katılımcılardan sadece bazıları. Konferansta Ukrayna ve Afganistan devlet başkanı, Norveç, Macaristan ve Irak başbakan, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya, İran ve Suudi Arabistan ise dışişleri bakanı düzeyinde temsil edilecek. Bill Gates ve Bono da yine Münih’te bulunacak ‘renkli simalar’ arasında.

Trump, Breixt, IŞİD, NATO…
19 Şubat Pazar gününe kadar devam edecek konferansın gündemi oldukça yoğun. Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesi, İngiltere’nin AB’den ayrılması, NATO ittifakı içindeki anlaşmazlıklar, olası ticaret savaşları, mülteci sorunu, Suriye’deki iç savaş, radikal İslamcı hareketler, IŞİD, Avrupa ve dünyada yükselişe geçen milliyetçi akımlar… Dünya gündeminin yüklü ajandasından öne çıkan bu başlıklar ve daha pek çok konu üç gün boyunca Münih’te masaya yatırılacak.

Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Wolfgang Ischinger, son yıllara nazaran bu yıl gerek katılımcı sayısı gerekse gündem açısından etkinliğin büyük bir yoğunluğa sahne olduğuna dikkat çekti. Ischinger, “Sadece Kuzey Kore’den kimseyi davet etmedik. Doğrusu bu kadar cesur olamadık” dedi!

Gözler Trump yönetiminde
Hiç kuşku yok ki en büyük ilgili odağı ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence olacak. Zira yeni Amerikan yönetimi, uluslararası arenada ilk kez boy gösterecek. Güvenlik Konferansı Başkanı Ischinger, bu nedenle Mike Pence’in konuşma yapacağı salonda büyük bir izdiham yaşanacağını tahimn ediyor. ABD yönetimi ayrıca Savunma Bakanı James Mattis tarafından da temsil edilecek. Cumhuriyetçi John McCain ise ABD Kongeresi adına konferansa katılacaklar arasında yer alıyor. McCain, Donald Trump’ın ilk icraatlarını sert bir şekilde eleştirmişti.

ABD’nin her şeye rağmen NATO’nun temel ilkelerini bağlı kalmaya devam edeceğini açıklamasını bekleyen Wolfgang Ischinger, ancak ABD’li bakanların, İttifak’ın mali yükünün Avrupalılar tarafından daha fazla paylaşılması düşüncesinde ısrarlı olacaklarını tahmin ediyor. Konuşması merakla beklenen bir başka katılımcı olan Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, Trump yönetiminin “Önce Amerika” doktrini karşısında “Birlikten kuvvet doğar” prensibine vurgu yapması bekleniyor.

Aşırı sağa dur denilmeli
Ischinger, bu yılki etkinliğin en önemli işlevlerinden birinin de “Trump yönetimine, ortak Avrupa olgusunun, dış etkilere karşı yüksek dayanıklılık gücünü göstermek” olduğunu söyledi. Ischinger, “Eğer Trump’ın fikirleri genel kabul görürse, Atlantik ötesi ilişkiler açısından bu tam bir felaket olur” saptamasını yaptı.

IŞİD ve Suriye özel oturumu
Liderler IŞİD ile mücadele ve Suriye’yi özel olarak masaya yatıracak. Göçmenler için de ayrı oturumlar düzenleniyor. Hızla büyüyen göçmen akınına karşı Avrupa ülkelerinin yeterince hızlı cevap verememesi ve Avrupa Birliği’ni oluşturan ilkelere ters düşecek politikalar yürütmesi eleştiriliyor. Afrika için ise 2045 yılında nüfusunun ikiye katlanacağı ve işsizlik, kuraklık gibi sorunlarla baş edemeyen gençlerin ya radikal gruplara katılacağını ya da göç dalgasını daha da büyüteceği uyarısı yapılıyor.

***

Kahrolsun NATO’nun savaş politikaları

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Münih Güvenlik Konferansı’na silahlanma ve küreselleşme karşıtları ile barış aktivistlerinin gösterileri eşlik edecek. Onlarca örgüt, kurum, dernek, sendika ve inisiyatif “Kahrolsun NATO’nun savaş politikaları”, “Adalet olmadan barış olmaz”, “Tüm sığınmacılara oturma izni”, “NATO’nun savaş politikalarına hayır”, “Yaşasın barış ve silahsızlanma!” sloganıyla Bayerische Hof Oteli önünde buluşma çağrısı yaptı. Münih’teki Türk dernek ve kurumlar da eylemlere kitlesel destek sunacak. Komşu ülkelerden de eylemlere katılım olacak. Alman polisi kentte protestolara karşı olağanüstü güvenlik önlemleri alırken yaklaşık altı bin polisin görev yapacağı belirtildi.