Sığınmacılar psikolojik sorunlarla boğuşuyor
13.08.2017 08:12 GÜNCEL
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Berlin Sözcüsü Philipp Frisch, BirGün’e sığınmacıların ağır psikolojik sorunlar yaşadığını anlattı

MUSTAFA MERT BİLDİRCİN

Almanya, Türkiye ile beraber dünyada en çok sığınmacının yaşadığı ülkelerden. Çoğunluğunu Suriye’deki iç savaş nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan Suriyeli göçmenlerin oluşturduğu 1.5 milyon sığınmacı Almanya’da bulunuyor. Üllkede bulunan sığınmacıların entegrasyon sorununu çözme noktasında çeşitli çalışmalar yürütülen Almanya’da, Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) Bavyera’da yürüttüğü proje dikkati çekiyor.

Bir dönem ABD Ordusu’nun Almanya’da askeri üs olarak kullandığı Schweinfurt’taki Ledward Kışlası’nı sığınmacılar için ‘kabul merkezi’ne dönüştüren MSF, Bavyera Eyaleti’nde bulunan merkezde, maruz kaldıkları olumsuz şartlar nedeniyle psikolojik sorunlar yaşayan sığınmacıları tedavi ediyor. Merkezin çalışmalarından biri de “Stresle Baş Etme Yöntemleri”. Patlayan bombalar, yakınını mezarlığa götüren bir aile, işsizlik ve gelecek korkusuyla ilgili resimlerin sığınmacılara gösterildiği bu çalışmada, kendi dillerinde bu resimlerin hangilerinin onlara tanıdık geldiği soruluyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) Berlin’deki sözcüsü Philipp Frisch Almanya’da sığınmacılara yönelik yürüttükleri çalışmaları BirGün’e anlattı.

Ülkelerindeki savaş nedeniyle yaşadıkları yeri terk etmek zorunda kalan sığınmacıların zor yaşam koşulları ve belirsizlikle karşı karşıya kaldığını belirten Frisch, bu durumun yarattığı psikolojik sorunların görünür olmadığını kaydederek, “Psikolojik sorunlar sığınmacıların fiziksel ve zihinsel refahı üzerinde ciddi etkiler bırakabilir” diye konuştu. Mültecilerin, sığındıkları ülkelerde dil engeliyle karşılaştığını belirten Alman sözcü, “Bunun yanı sıra kaynak yetersizliği nedeniyle mültecilerin çoğu gelecek kaygıları ve psikolojik problemleriyle baş başa kalıyorlar” ifadelerini kullandı.

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın, dünya çapında birçok mülteci kampında sığınmacılara psikolojik destek sunduğunu söyleyen Frisch, “MSF’nin çalışmalarında psikososyal bakım, mültecilere sağlanan tıbbi desteğin değişmez unsurudur” dedi. MSF’nin sığınmacılara psikolojik destek projesinin başarılı bir şekilde uzun yıllar uygulanan ve örnek teşkil eden bir proje olduğunun altını çizen Frish, “Mültecilere sağlanan psikolojik destek ile Almanya’daki sığınmacıların zihinsel sağlıklarına önemli ölçüde katkısı olacağına inanıyorum” diye konuştu.

Erken aşama önemli
Almanya Schweinfurt’da yürüttükleri, “Seni İki Değil, Üç Kulağımla Dinliyorum” projesiyle ülkede sığınmacılara sağlanan tıbbi ve psikolojik bakım hizmetlerinin tamamlayıcısı olmayı amaçladıklarını vurgulayan Frisch, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Temel düzeyde uygulanan psikososyal bakım, psikolojik stresin çok erken bir aşamada tanımlanması ve tedavi edilmesiyle sonraki süreci de rahatlatabilir. Psikolojik sorunlar çoğu zaman gözle görülmese de diğer hastalıklar gibi erken aşamada belirlenmesi büyük önem taşır. MSF olarak, yürüttüğümüz bu model çalışmanın sonuçlarını ve stratejilerini, Almanya’daki mülteciler için çalışan diğer kuruluşlarla da paylaşıyoruz. Böylelikle etkiyi en üst düzeye çıkarmak istiyoruz.”

Aynı kültüre sahip danışmanlar
Sığınmacılarla aynı dili konuşan ve aynı kültürel geçmişe sahip olan psikososyal danışmanların, evlerini terk ederek yabancı ülkelere gitmek zorunda kalan mültecilerin yaşadıkları stresle baş etmelerinde etkili bir biçimde yardımcı olabileceğini vurgulayan Frish, “Merkezimizde görev yapan danışmanlar, belirgin bir zihinsel bozukluğun muhtemel semptomlarının belirlenmesi konusunda eğitiliyor. Böylelikle gerektiğinde, konusunda uzmanlaşmış kişilere sevkleri mümkün olabiliyor” diye konuştu.