Su altındaki gizem: Gölün dibindeki ev
20.04.2017 09:56 KÜLTÜR SANAT
‘Gölün Dibindeki Ev’, büyülü gerçekçilikle dirsek temasında ve daha çok genç-yetişkinlere hitap eden, bir günde okunabilecek ve hissettirdikleriyle okuru memnun edecek bir kitap arayan okurlara ‘gözler kapalı’ önerilebilecek bir yapıt

ÖMER EZER

Türkiye’de 2015 ve 2016 yıllarının en çok satan korku gerilim kitabı ‘Kafes’in yazarı Josh Malerman’dan naif ve gerilim dolu bir hikâye: ‘Gölün Dibindeki Ev.’

Son dönemin en dikkat çeken yazarlarından Josh Malerman, yeni kitabı ‘Gölün Dibindeki Ev’ ile James ile Amelia’nın saf, sevgi dolu ve ürkütücü hikâyesini anlatıyor. Malerman’ın yalın üslubu, akıcı anlatımı ve kitabın hacmi, korku-gerilim türü severlerin istediği türden. Korku edebiyatında üslup her daim önemlidir. Burada, konuyu daha anlaşılır kılmak için korku yönetmenlerinin sinema dilini de örnek verebiliriz. Tıpkı sinemadaki gibi, adeta sürünen, gerilim duygusunu ve adrenalini -yahut heyecanı- azaltan sahneler edebiyatta ise bölümler izleyicinin ve de okurun alabileceği zevki düşüren faktörlerden. Josh Malerman’ın tarzı, okuru her daim merak ettiriyor ve her daim heyecanlandırıyor. ‘Gölün Dibindeki Ev’, çok beğenilen ‘Kafes’in tersine korku olmaktan çok gerilim ve gizem yönünde ilerlemeyi seçiyor. James ve Amelia arasındaki ilişki de yine gizemli ve okurun hoşuna gidebilecek türden. Yazarların en zor işlerinden biri de sanırım ‘son’ yazmak oluyor. Malerman da, son dönem yazarları arasında finali en iyi yapan yazarlardan. Öyle ki, son sayfayı okuduktan sonra karakterler, mekânlar ve olaylar okurun zihninde hikâyeye devam ediyorlar; yankılanıyorlar.

“James ürperdi. Hem soğuktan hem de korkudan. Korkutucu bir düşünceye kapıldı. Bir gölün dibindeki imkânsız bir evin çalışma odasında oturuyordu. Şu fikir ona aniden mümkün, hayır, daha ziyade olası geldi; ölü bir şey, az önce içeri girdiği kapıdan süzülerek geçebilirdi. Parçalarına ayrılan, kopan, kasten olsa da olmasa da ona doğru gelen, sürüklenen, dağılan bir şey...”

Kitabın konusundan bahsetmek gerekirse, James, babasının nalbur dükkânına gelen Amelia’dan çok hoşlanan, 17 yaşındaki bir gençtir. Her gencin yapacağı gibi sinemaya, tiyatroya yahut konsere gitmeyi teklif etmek yerine bir kanoyla birlikte en yakındaki gölde piknik yapmayı önerir Amelia’ya. Birlikte yaptıkları bu kano gezintisinde, gölün dibinde, tüm eşyalarıyla birlikte sessizce yatan bir ev fark ederler. İkili, genç olmanın merakıyla bu evi araştırmaya başlarlar. Karşılaştıkları ürkütücü manzara, meraklarını daha da artıracaktır ve evle birlikte kendi kimliklerini de keşfetmeye başlayacaktırlar.

Her sayfası ürpertiyor

su-altindaki-gizem-golun-dibindeki-ev-275843-1.Karanlığın, dipsiz gölün ve sudaki canlıların kullanımı korku-gerilim türünde kullanıldığına bolca rastlanıyor. Malerman’ın bu konudaki yeteneği ‘Gölün Dibindeki Ev’de iyice ortaya çıkıyor. Özellikle evin içinde geçen sahneler ve gece yarısı kanoda geçen sahneler okuru iliklerine dek ürkütecek türden. Korku, gerilim eserlerinde canlı varlıklar dışında cansız varlıklara, mekânlara verilen ‘korkutma’ misyonu başarılı bir şekilde yazıldığı vakit okuru gerçekten etkileyecek seviyeye gelebiliyor. Bu türde, Stephen King’in ‘1408’ ve ‘Cinnet’ gibi klasikleri akla ilk gelenlerden. Bu tarz eserler, hem beyazperdede hem edebiyatta gayet karşılık bulabiliyorlar. Fakat bu kitaplara benzer modern yapıtlar okurlara biraz alışılmış ve ‘klişe’ gelmeye başlıyor sanki. Malerman, eserinde bu klişelerden ustalıkla kaçınmayı başarmış. Tabii, ‘Gölün Dibindeki Ev’de tansiyon hiçbir zaman bu eserlerde olduğu kadar yükselmiyor. Daha sakin ilerliyor ve ürküttüğü zaman gerçekten ürküten bölümler mevcut lakin diğer ‘lanetli-gizemli mekân’ temalı öykülere nazaran daha az oluyor bu bölümler. Malerman’ın da aslında böyle bir niyeti var gibi görünmüyor. Bu yüzden bunu bir eksiklik olarak söylemek doğru olmaz; yazarın tercihi demek daha yerinde bir yaklaşım olacaktır.

Son olarak, yazarı aynı olduğu için benzerlik ummak normal olsa da, ‘Gölün Dibindeki Ev’i ‘Kafes’le karşılaştırmamak gerektiğini düşünüyorum. Son zamanların en yetenekli yazarlarından olan ve değişik tarzlarda eserleriyle öne çıkan Josh Malerman’ın farklı kulvarda ve farklı tarzda yazılmış eserleri bu iki roman. ‘Gölün Dibindeki Ev’, büyülü gerçekçilikle dirsek temasında ve daha çok genç-yetişkinlere hitap eden, bir günde okunabilecek ve hissettirdikleriyle okuru memnun edecek bir kitap arayan okurlara ‘gözler kapalı’ önerilebilecek bir yapıt.