Türkiyem cennet ülkem
NAZIM ALPMAN NAZIM ALPMAN

Bir kadın bakanın Rotterdam kaldırımlarında çektiği çilelerin ardından Türkiye’ye kahramanca dönüşü herkeslerin göğsünü kabarttı.

Teslim olmamış, direnmişti!

Direnmek iyi bir şeydi!

Türkiye ittifakla bu kanıda birleşti. Televizyon haberleri, canlı yayınlar, yorumlar, forumlar hep bu yönde idi.

Şimdi bir de Roterdam’da zulme uğrayan kadın bakanın ülkesine bakalım hep birlikte…

• • •

Nuriye Gülmen Selçuk Üniversitesi’nde öğretim üyesi iken 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası fırsata çevrilen OHAL ile birlikte açığa alındı. 9 Kasım’dan beri,“İşimi İstiyorum” talebi ile Ankara Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde oturma eylemi yapıyor.

Semih Özakça Mardin’in Mazıdağı ilçesinde sınıf öğretmeni olarak çalışırken 29 Ekim’de yayınlanan KHK ile işinden hiçbir soruşturma vs. olmadan atıldı. 23 Kasım’dan beri Yüksel Caddesi’nde, “İşimi-öğrencilerimi geri istiyorum” talebi ile oturma eylemi yapıyor.

Eyleme KHK ile işinden atılan sosyolog Veli Saçılık ve okulu önünde eylem yapan Acun Karadağ’da katıldı.

• • •

Oturma eylemi 19 Mart 2017 tarihi itibarıyla 131.gününde. Tam 23 kez gözaltına alındılar. Her seferinde işkence, darp gördüler. İmzalar topladılar, davalar açtılar işlerini geri istedikleri için fakat hiç bir gelişme yaşamadılar. En sonunda 11 Mart’ta Semih Özakça ve Nuriye Gülmen açlık grevine başlayacağını duyurmuşlardı.

CHP Milletvekili Şenal Sarıhan ile birlikte 9 Mart tarihinde mecliste basın toplantısı düzenlediler. Toplantı çıkışında Acun Karadağ, Semih Özakça ve Nuriye Gülmen Terörle Mücadele Şubesi tarafından gözaltına alındı.
Her ikisi de açlık grevine başlayacaklarını açıkladılar.

Beş gün gözaltında tutuldular.

Yüksel Caddesi’ndeki eylem Veli Saçılık Acun Karadağ Esra Özakça ve Nuriye ve Semih’in dostları tarafından devam ettirildi.

Esra Özakça eşi ve arkadaşının serbest bırakılması talebi ile açlık grevinde olduğunu duyurdu.

• • •

14 Mart Salı günü savcılığa çıkarılan Nuriye ve Semih arkadaşlarının ve milletvekillerinin de sahiplenmesi ile soruşturma dosyasının içinin boşluğu ile adli kontrol ile serbest bırakıldılar.

Serbest kalır kalmaz Yüksel Caddesi’ne gelip eyleme ve açlık grevine devam ettiler. 17 Mart Perşembe günü Yüksel Caddesi’nde yeni bir gözaltı terörü yaşandı. 9 kişi gözaltına alındı.

Suçları ise mizah tarihine geçecek nitelikteydi:

“Trafiğe kapalı alan olan Yüksel caddesini trafiğe kapamak!”

Nuriye ve Semih diğer 7 kişiden ayrılarak açlık grevlerinin 9. gününde Terörle Mücadele ekipleri tarafından dövülerek gözaltına alındı. Diğer 7 kişiye 2911’den işlem yapılarak salıverildi.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 17 Mart itibarıyla gözaltına alındıkları andan itibaren açlık grevinin temel maddeleri su ve şeker alımını da reddediyorlar!

• • •

Bu genç insanların derhal serbest bırakılmaları gerekiyor.

Su ve şeker almadan sürdürülen açlık grevlerinin insan bedeninde nasıl hasarlar bıraktığı geçmiş acı deneylerden biliniyor.

Sadece işlerini istiyorlar.

Çalışma hakkı yaşama hakkından sonra gelen en kutsal ikinci haktır.

Rottardam’da kaldırımlara düşmüş demokrasi mücadelesini Ankara’da ayağa kaldıran bu gençlerin direnişi Türkiye’nin de yüz akı olacak bir eylemdir.

Rotterdam’dan Yüksel Caddesi’ne bakarak şöyle diyemiyoruz:

-Türkiyem cennet ülkem!