Gazetecilere Özgürlük Platformu'nun düzenlediği Tanıklık Günleri'nin beşincisinde konuşan Evrensel Gazetesi Yazıişleri Müdürü Fatih Polat, "Bizim arkadaşlarımız gazeteci, ama sizin iddianameniz iddianame değil" dedi

GİZEM UYSAL

Gazetecilere Özgürlük Platformu'nun hapisteki gazeteciler için düzenlediği tanıklık günlerinin 5'incisi dün  gerçekleştirildi. Eyleme Ankara  Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Ümit Gürtuna, CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, gazeteciler Atilla Özsever, Nail Güreli ve Belma Akçura da destek verdi.

İstanbul Çağlayan’daki Adalet Sarayı önünde toplanan gazeteciler ve gazeteci yakınları, bu kez Abdulcebbar Karabeğ, Barış Terkoğlu, Ertuş Bozkurt, Faysal Tunç, Halit Gündenoğlu ve Hüseyin Deniz için "gazeteciliklerine tanığız" dedi.

İÇİMİZE SİNDİREMİYORUZ
Açılış konuşmasını yapan Ankara Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Ümit Gürtuna, askeri yönetimler zamanında bile bu kadar gazetecinin hapiste olmadığını belirterek "Bugün demokratikleştiğimizi söyleyen sivil yönetim zamanında giderek artan sayıda gazeteci arkadaşımız hapse atılıyor. Biz bunu içimize sindiremiyoruz" dedi. Gürtuna, hapisteki bütün gazetecilerle dayanışma içinde olacaklarını ifade etti.

SON GAZETECİ ÇIKANA KADAR...
"Örgüt üyesi" olduğu iddiasıyla tutuklanan, Azadiya Welat gazetesi Mersin temsilcisi Abdulcebbar Karabeğ'e çalışma arkadaşı Tuba Bulut tanıklık etti. Kürtçe konuşan Bulut, Karabeğ'in Kürt gazeteci olduğu için, gazetecilik faaliyetlerinden ötürü cezaevinde olduğunu belirterek tüm hapisteki gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

OdaTV operasyonuyla içeri alınan Barış Terkoğlu'nun eşi Özge Terkoğlu; ''Onların içeride sadece bedenleri tutsak ediliyor, bizim ise burada aklımız kelepçelenmeye çalışılıyor. Son gazeteci çıkana kadar  hep birlikte burada olmalıyız '' dedi.

KÜRTÇE YAZDIĞI İÇİN HAPİSTE
Dicle Haber Ajansı (DİHA) editörü Ertuş Bozkurt ile DİHA Şırnak muhabiri Faysal Tunç için çalışma arkadaşları İbrahim Aslan tanıklık etti. Aslan, şunları söyledi: ''Ertuş Bozkurt, Dicle Haber Ajansı'nda iki dilde haber yapıyordu; biri Türkçe, biri de adalet saraylarında kabul edilmeyen Kürtçe idi. Zaten Kürtçe yazması onun hedef olmasına neden oldu. Görüşlerine gittiğimde Ertuş bana şöyle dedi: 'Bizi tutuklayabilirler, biz burada daha fazla çalışıyoruz, bu sistemin sorunlarına karşı daha bilenmiş gazeteciler olarak dışarıya çıkacağız'.''

DÜŞÜNCELERİNİ TUTUKLAYAMAZLAR
Evrensel Gazetesi  muhabiri Hüseyin Deniz' e ilk olarak KESK eski Genel Başkanı Sami Evren tanıklık yaptı. ''Hüseyin Deniz'i fotoğraf makinesiyle tutuklayabilirler ama aklını, düşüncelerini tutuklayamazlar'' diyen Evren, ''Hüseyin Deniz ve diğer gazetecilere özgürlük diliyorum'' diyerek sözlerini tamamladı.
Hüseyin Deniz'in ikinci tanığı ise Evrensel Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Fatih Polat'tı. Polat, ''Bizim arkadaşlarımız gazeteci ama sizin iddianameniz iddianame değil'' diye konuştu.