LATİN AMERİKA
FİDEL CASTRO RUZ: YA DARBE ÖLECEK YA DA ANAYASALAR
15:04 19 Temmuz 2009
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Latin Amerika ülkeleri anayasal düzen içerisinde tarihin en kötü mali kriziyle boğuşuyor. Nükleer silahlarla ilgili gündemlerle ilişkili olarak Moskova’ya gittiği zaman yaptığı açıklamada Birleşik Devletler Başkanı Barack Obama, Honduras’ın tek yasal devlet başkanının Manuel Zelaya olduğunu belirtmişti. Washington’da ise aşırı sağ kesim ile ‘şahinler’ darbecilerin yasadışılığının kabul edilebilir düzeye çekilmesi için çeşitli manevralara başladılar.
Bu tür girişimlerin dünya kamuoyunda siyasi arenada yok oluş anlamına geldiği çok açık.
Zelaya 5 Temmuz günü ülkeye döneceğini açıkladığında kuvvetle muhtemel ki halkının maruz kaldığı vahşi baskıya ortak olma sözünü yerine getirecekti.
Dönüş yolculuğunda Devlet Başkanına Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Başkanı Miguel d’Escoto, Honduras Başbakanı Patricia Rodas, Telesur’a bağlı basın mensuplarıyla beraber toplam 9 kişi eşlik ediyordu. Zelaya kesinlikle uçağın yere indirilmesini talep ediyordu. Biliyorum ki uçak Tegucigalpa’ya yaklaştığında Telesur televizyonu aracılığıyla yerden aldığı bilgi sayesinde, kendisini havaalanında karşılamak için gelmiş olan muazzam kalabalığa askerler otomatik silahlarla saldırmakta olduğunu öğrendi.
Bu duruma gösterdiği ilk tepkisi Telesur televizyonu aracılığıyla olanları kınamak ve bu saldırıyı gerçekleştiren ordu komutanlarından derhal saldırıyı durdurmalarını talep etmek oldu. Aynı komutanlara kesinlikle yere ineceğini bildirdikten sonra ise yüksek komuta heyeti uçak pistini engellere kapattırdı. Motorlu taşıtlarla pist, inişe uygun olmayan bir duruma sokuldu.
Devlet Başkanını taşıyan jet uçağı alçak irtifada üç kez havaalanının çok yakınından geçti. Konunun uzmanları Devlet Başkanını taşıyan uçak gibi uçakların çok hızlı olması ve kısa mesafede duramamalarının pilotlar için en tehlikeli ve en zor durumu oluşturduğunu söylüyorlar. Uçak hızını düşürdükten sonra piste iniş yapacaktır. Bu yüzden bana göre Honduras’a dönme çabası gerçekten cesaret isteyen bir denemeydi.
Eğer anayasanın ihlal edildiğini düşünüyorlardıysa ve onu yargılamak istiyorsaydılar niçin uçağının inmesine izin vermediler?
Zelaya, sadece Honduras Anayasası değil Latin Amerika halklarının kendi yöneticilerini seçme hakkının da tehlikede olduğunu biliyordu.
Bugün Honduras sadece darbecilerce işgal edilmiş bir ülke değil, aynı zamanda Birleşik Devletler silahlı kuvvetleri tarafından da işgal edilmiş bir ülkedir.
Tegucigalpa’ya 100 km uzaklıkta olan ve Palmerola adıyla da bilinen Soto Cano’daki askeri üs, 1981 yılında Ronald Reagan yönetiminin girişimiyle yeniden hayata geçirilmiş ve Oliver North tarafından Nikaragua’ya karşı düzenlenen kirli savaşta kullanılmıştır. Burada BD hükümeti El Salvador ve Guatemalalı devrimcilere saldırılar düzenleyecek ve binlerce insanın ölmesine neden olacaktır.
Burada konuşlanan Bravo Birleşik Görev Kuvveti üs arazisinin yüzde 85’ini kullanıyordu. İnternette yayın yapan Rebelion sitesindeki 2 Temmuz 2009 tarihli yazısında Eva Golinger “Darbenin Merkezindeki Honduras’daki Birleşik Devletler Askeri Üssü” başlığını kullanmış. Yazara göre Honduras Anayasası’nda ülkede yabancı bir ülke silahlı kuvvetinin bulunması yasaklanmış. Washington ile Honduras arasında imzalanmış anlaşma ise yüzlerce Birleşik Devletler askerinin burada konuşlanmasının stratejik önemi olduğu için imzalanmış. 1954 yılında imzalanan anlaşma Honduras’a yapılacak olan askeri yardımın ön koşulu olarak dayatılmış. Anlaşmada Birleşik Devletler’in buradaki askeri varlığını önceden haber vermeksizin geri çekebileceğine dair bir hüküm de bulunuyor.
Soto Cano aynı zamanda Honduras Havacılık Akademisinin de merkezi. Honduras Silahlı Kuvvetleri’nin bir kısmı burda Birleşik Devletler askerleriyle kaynaşıyor.
Bu askeri üssün amacı nedir? Honduras’ta Birleşik Devletler’e ait uçakların, helikopterlerin ve askeri birliklerin işi ne? Hiç kuşkusuz bütün bunların amacı bunların Orta Amerika’da kullanılması. Uyuşturucu kaçakçılığına karşı savaşta bunca silaha ihtiyaç olmadığı aşikâr.
Eğer Devlet Başkanı Manuel Zelaya görevine tekrar getirilmezse Latin Amerika’da bir darbeler dalgası başlayacak. Bölge ülkelerinin silahlı kuvvetlerindeki BD’de doktriner eğitim almış olan, işkencede uzman, psikolojik savaşı ve terör yaratmayı iyi bilen sağcı kesim harekete geçecek. Orta ve Güney Amerika’daki birçok sivil hükümetin otoritesi zayıflayacak. Bu bahsettiğim durumdan çok uzakta değiliz. Askeri darbeciler Birleşik Devletler’in sivil hükümetinin onayını alma peşinde değiller. Bu durum ülkesinin imajını düzeltmek isteyen Barack Obama gibi bir başkan için çok olumsuz bir durum olacaktır. Pentagon resmî olarak sivil hükümete bağlıdır. Her şeye rağmen halen Roma İmparatorluğu’nda olduğu gibi lejyonerler ‘imparatorluğun’ iktidarını ellerine almadılar.
Zelaya’nın verili durumda kendisini destekleyen sosyal güçlerin dağıtılmasına yönelik olarak yapılan oyalama manevralarını kabul etmesi düşünülemez.
Yasadışı olarak görevden uzaklaştırılan Devlet Başkanı iktidara dönmeyi istemiyor, sadece bir prensibi savunuyor, aynen José Martí’nin dediği gibi: “En ücra mağaradaki bir adil prensip, bir ordudan daha güçlüdür.”


Bu Haber 520 Kez Görüntülendi
19 TEMMUZ 2009 HABER LİSTESİ
LATİN AMERİKA / TEMMUZ 2009 ARŞİV
LATİN AMERİKA / 2009 ARŞİV