Feministler ve LGBTT bireyler, kadın, eşcinsel, travesti ve transseksüel cinayetlerinde uygulanan ‘haksız tahrik indirimlerini’ ilgi çekici bir eylemle protesto etti
SEVGİM DENİZALTI
Cinsel ve Bedensel Haklar Koalisyonu’nun uluslar arası “Ortak Mücadele-Hep Birlikte” kampanyasına 10 ülkeyle birlikte Türkiyeli feministler ve LGBTT bireyler de ses verdi. Kampanya kapsamında Feminist Kolektif ile LGBTT İnsan Hakları Platformu’nun İstanbul Taksim Meydanı’nda düzenlediği eylemde, kadın oyuncular, sözsüz performanslarıyla erkeklerce katledilen ve katilleri haksız tahrik indirimiyle “adeta ödüllendirilen” kadınları canlandırdı.
Bu kısa oyun performansının ardından yapılan açıklamada, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 29. maddesinde haksız tahrik düzenlemesinin, adaletlerini ‘erkeklik’ten yana kullanan mahkemeler tarafından, katilleri korumak için uygulandığı belirtildi. Tayt veya kot giymenin, eşiyle sevişmeyi reddetmenin, ‘cilveli’ saat sormanın “haksız tahrik gerekçesi” kabul edildiğine dikkat çeken feministler ve LGBTT bireyler, şunları söyledi:
“Nilgün Şimşek’i 35 yerinden bıçaklayarak, 7 aylık hamile Fatma Dalgakıran’ı 5 yerinden bıçaklayarak öldüren, Kezban Ödemiş’i öldürüp kafasını kesen katillerin hepsi ‘haksız takrik’ indirimi alıyor. Gerekçe hep aynı: eşimin beni aldattığından şüphelenmiştim. Aynı HAKSIZ ceza indirimi, eşcinsel Baki Koşar’ı ve travesti Başak Aladağ’ı bıçaklayarak öldürenlere de veriliyor. Gerekçe: Bana eşcinsel ilişki teklif etti.”
Kadın cinayetlerinin politik, yargı ve devletin ‘erkek’ olduğunu vurgulayan feministler ve LGBTT hakları savunucuları, “Bedenlerimizi kendi malı sanan, sözde ‘erkeklik onuru’na zarar vermeyi ‘haksız tahrik’ gerekçesi sayan mahkemelere sesleniyoruz: Bedenimiz bizimdir, haksızlık bizim kot giymemiz değil, sizin katilleri kollamanızdır” diye konuştu.