Tarihimizin en büyük katliamı, 10 Ekim 2015’te yaşandı. Barış isteyen on binlerce insanın içinde kendini patlatan “canlı bombalar” 103 yurttaşımızı katletti! Bu olay, AKP iktidarının Türkiye’de yaşattığı ve hiçbir zaman altından kalkamayacağı hukuk dışı yönetiminin en bariz izidir!

***

Ne olmuştu? Hatırlayalım; O gün, “Barış, Demokrasi ve Emek Mitingi” için Ankara Garı önünde Türkiye’nin her yanından gelen gençler ve emekçiler, 1 Kasım Seçimleri’nin; laik, demokratik, sosyal hukuk devleti adına bir umut olduğunu dile getirmek için toplanmışlardı. 7 Haziran 2015 Seçimi’nde muhalefet partileri Meclis çoğunluğunu ele geçirmiş, AKP iktidarını kaybetmişti. “Seni başkan yaptırmayacağız” diyen HDP, yüzde 10 barajını ilk kez aşarak, TBMM’ye girmiş; o gün, Türkiye’de yasakların bittiği ve demokrasinin işleyeceği umudu yeşermiş, AKP dışındaki partilerin kuracağı koalisyon, çağdaş Cumhuriyet’in onarılmasını sağlayabileceği inancı yoğunlaşmıştı. Ancak muhalefet partilerinin küçüğü olan MHP, hükümet kurma teklifine “HDP ile birlikte olamayız “diyerek karşı çıkmıştı!

***

AKP ise her türlü oyunu oynayarak Türkiye’yi, MHP ile birlikte çıkmaza soktu. Toplumu oyalamak adına da CHP ile 39 gün süren “istikşafı görüşmeler” yaptı! Sonunda “hükümet kuramayacaklarını” açıklayarak, MHP’yle birlikte 1 Kasım Erken Seçimi’nin yapılması kararını aldı.

***

Ancak bu sırada “derin ilişkiler” içinde olunduğu anlaşılan yeni bir oyunun da sergilendiğine şahit olduk! Kobani’deki çocuklara oyuncak getiren 34 genç, Suruç’ta canlı bir bomba tarafından katledildi. Sonrasında; Ceylanpınar’ında 2 polis, susturuculu silahla öldürüldü. Merasim Sokak ve Kızılay katliamları bunu takip etti. Faili bilinen ölümler peşi sıra sürdü! 300 aşkın yurttaşımızı bu eylemlerde kaybettik…

***

Bu olaylar sürerken dönemin AKP’li Başbakanı Ahmet Davutoğlu, “Canlı bombaları biliyor ve takip ediyoruz. Ancak eyleme geçmeden bir şey yapamıyoruz. Eylem sonrasında parçalarını toplayıp adalete teslim ediyoruz” dedi. “AKP’ye oy verirseniz, bombalar patlamaz” dedi. Van’da, “AKP’ye oy vermezseniz hem bombalar patlar hem de beyaz Toroslar dolaşmaya başlar” dedi, sonrasında da “Terör AKP’nin oylarını arttırdı” diyerek de o dönemin gerçek yüzünü topluma göstermişti oldu!

***

Dahası Başbakanlık’tan ayrıldıktan ve parti kurduktan sonra, “Bildiklerimizi anlatırsak insanlar insan yüzüne bakamaz” diyerek, AKP dönemiyle ilgili vahim şaibeler olduğu izlenimini bıraktı!

***

6 yıl önce Gar Katliamı’nda kaybettiklerimizi anmak için toplananlara karşı güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetin talimatını verenler, o dönemin suçlusu olduklarının farkındalar!

***

AKP’nin iç politikada mutlak iktidarını sürdürmek için özellikle dış politikayı kullandığı biliniyor. Ancak bilgisiz ve plansız, sadece tek adamın varlığını devam ettirmek adına oluşturulan bu dış politika, ülkenin dünyadaki saygınlığını yok ediyor. Yalan, yanlış ve çıkar üzerine bina edilen stratejiler; sadece saygınlığı değil, aynı zamanda ülkenin geleceğini de umutsuz hale getiriyor.

***

Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’de dışlanan bir ülke durumundayız. Rusya ile ABD arasında sıkışan bir ülkeyiz. AKP’nin İhvan sevgisi, din tacirliği hevesi, Osmanlıcılık sevdası, hanedan ve hilafeti kurma iddiası, Türkiye’yi dünyada küçük düşürmenin yanı sıra; demokratik, hukuk devletleri indinde yalnızlaşmasına da neden oldu!

***

ABD Başkan Joe Biden, Suriye hakkındaki ulusal acil durum halini 14 Ekim’den itibaren bir yıl daha uzatması ve Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'ye kararının gerekçesini anlatırken, Türkiye hükümeti için yazdıkları yenir yutulur bir durum değil! Biden, “Türkiye hükümetinin Suriye'nin kuzeydoğusuna askeri taarruz düzenleme yönündeki eylemleri, ABD’nin IŞİD'i yenilgiye uğratma çabasına zarar veriyor, sivilleri tehlikeye atıyor. Bunun ötesinde bölgede barış, güvenlik ve istikrarı zedeleme tehdidi barındırıyor. ABD'nin ulusal güvenliği ve dış politikasına karşı alışılmadık ve olağanüstü bir tehdit oluşturmayı sürdürüyor" diyor!

***

Biden’ın açıklaması Türkiye için ciddi tehlike oluşturuyor. Daha birkaç önce Soçi’de Putin de Erdoğan’a benzer sözleri söyledi. Anlaşılan o ki; Türkiye bugün dış politikada tam bir fiyasko yaşıyor. Bu ilişkilerin düzeltilmesi çok zor… Üstelik içi boş sözler, hamaset ve yalanlarla bezenmiş dış politika nedeniyle ekonomik çöküntü had safhaya ulaştı. Pahalılık, yoksulluk işsizlik ve kapıya dayanan açlık; dünyada itibarını ve değerini hızlıca kaybeden Türk Lirası nedeniyle gerçekleştiğinin farkında olunmalı!

***

AKP yönetimi yüzünden Türkiye tam bir kıskaçta! Çözüm AKP’yi demokratik yollarla yönetimden uzaklaştırmakta! Sol partilerin de içinde olduğu demokratik ittifak bu yolu açacak en önemli güç olacaktır!