YAPILAN yeni bir çalışma, yaşlıların susadıklarında gençlere göre daha az su içtiklerini, çünkü beyinlerinin daha çabuk tatmin olduğunu söylemektedir. Bulgular beynin tatmin olma mekanizmalarının yaşlandıkça bozulduğunu, bu da yaşlıların susuz kalma riski yaşamalarına neden olduğunu öne sürmektedir.
Susuzluk hissi kandaki iki temel değişiklikten kaynaklanmaktadır: Tuz konsantrasyonunun yükselmesi ve su konsantrasyonunun azalması. Genellikle susuzluk hissi kişiyi vücudun dengesini yeniden oluşturacak miktarda su içmeye yönlendirir. Bununla birlikte araştırmacılar uzun yıllardır yaşlı insanların daha az su içtiklerini bilmektedir ancak bunun nedeni tam olarak açıklanamamaktadır. Melbourne Üniversitesi’ndeki nörobilimcilerin önderlik ettiği bir araştırma ekibi kusurun beyindeki bir değişiklikten mi kaynaklandığını araştırmışlardır. Çalışmada 20’li yaşardaki 10 erkeğe ve 60’lı ya da 70’li yaşlardaki 12 erkeğe tuzlu bir bileşik enjekte ederek susama hissi yaşamalarını sağlamışlardır. Ardından kan akımındaki değişiklikleri ölçen pozitron emisyon tomografisi aracılığıyla beyinleri incelenmiştir. Tuzlu bileşik genç ve yaşlı grubunda benzer şekilde susuzluk hissi ortaya çıkarmış ve benzer kan akımı değişiklikleri izlenmiştir. Bununla birlikte yaşlı erkekler gençlere göre yaklaşık yüzde 50 daha az miktarda su içmişlerdir. Susuzlukla ilişkili olduğu daha önce gösterilmiş düzenleyici bir bölge olan anterior midsingulat korteks adlı bölgedeki kan akımının her yudumda yaşlılarda gençlere göre daha fazla azaldığı görülmüştür.
Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinin 2007 Aralık sayısında yayımlanan makalede araştırma ekibi bu farklılığı, yaşlılarda beynin sindirim sisteminden gelen ne kadar su tüketildiğine dair uyarıları yanlış yorumladığı, bu nedenle de yanlış bir doyma hissinin oluştuğu şeklinde açıklamaktadır.
Yale Üniversitesi’nden fizyolog Nina Stachenfeld, çalışmada bazı hatalar yapılmış olabileceğini, örneğin deneklere su içmeleri için sadece 8 dakika süre verildiğini söylemektedir. “8 dakika beynin işlevlerini çalışmak için yeterli bir süre olabilir fakat bütün hikâyeyi anlatmaya yetmeyebilir” demektedir.