EKONOMİSTLER genellikle insanların tercihleri doğrultusunda seçimler yaptıklarını öne sürer, öyle de yaparız. Fakat psikologlar arada iki yönlü bir ilişki olduğunu söylemektedir. Yeni bir çalışma, tartışmanın her iki yönünü de desteklemekte ve beynin ödül devresinde tercihleri değiştirme ile ilgili bir süreci belirlemektedir.
1956’da psikolog Jack Brehm klasik deneyini yapmıştır. Deneyde ev kadınlarından evlerindeki bir grup eşyayı, onları ne kadar çok istedikleri ya da ne denli vazgeçilmez oldukları ölçütüne göre puanlamaları istenmiştir (televizyon, ütü masası, tost makinesi vs). Ardından eşit puan alan iki nesne arasında (örneğin tost makinesi ve duvar saati) bir seçim yapmaları istenmiştir. Bu aşamadan sonra tüm nesnelere yeniden puan vermişlerdir. Sonuçta ikinci aşamada seçilen nesnelerin ilk defasından daha fazla puan aldıkları, seçilmeyenlerin ise küçümsendiği görülmüştür. Brehm, kararın tercihleri değiştirdiği, bunun belki de seçimleri akla dayandırmak adına ortaya çıktığı yorumunu yapmıştır.
Londra Üniversitesi’nden bilişsel nörobilimciler de, tatil güzergâhları üzerinde düşünmeleri istenen 13 gönüllünün beyin işlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kayıtlarını almışlardır. Görüntüleme sırasında katılımcılar ülkelerden hangisine gitmenin kendilerini ne kadar mutlu edeceği hakkında derecelendirme yapmışlardır. Görüntüleme sonrasında eşit puan verdikleri ülkeler arasında seçim yapmaları istenmiştir. Geçmişteki çalışmalarda ödül beklentisi ile ilişkili olduğu gösterilen, beynin kaudat nukleus isimli kısmının aktivitesi ile seçimlerinin öngörülebildiği gösterilmiştir. The Journal of Neuroscience dergisinin Mart 2009 sayısında yayınlanan verilere göre katılımcılar, her iki ülkeye de aynı puanı verseler bile ilk görüntüleme sırasında hangi ülkeyi incelerken kaudat nukleusları daha fazla aktivite gösterdiyse, karar vermeleri istendiğinde o ülkeyi seçmişlerdir.
Yale Üniversitesi’nden psikolog Laurie Santos çalışmanın, seçimlerin önceden var olan tercihleri açığa çıkardığı görüşünü desteklediğini öne sürmektedir. Fakat çalışmanın ikinci kısmı da, Brehm’in de aralarında bulunduğu bazı bilimcilerin, kararların tercihleri değiştirdiği yönündeki yorumlarını desteklemektedir. Sharot, “bir seçim yaptıktan sonra neden tercihlerimizi gözden geçirme yoluna gideriz?”sorusuna yanıt olarak, bu tutumun “başka ne olabilirdi?” sorusuna takılıp kalmak yerine seçimimizi hayata geçirmemiz konusunda bize yardımcı olabileceği yorumunu yapmaktadır.