Fransa’da kadınların işgücüne katılımı yüzde 66, İsveç’te yüzde 73 iken Türkiye’de sadece yüzde 23. Uzmanlar öncelikle “iş ve aile yaşamını uzlaştırma politikaları” gerçekleştirilmeli diyor
SEVGİM DENİZALTI
Avrupa ülkelerinde ortalama yüzde 55 olan kadının işgücüne katılım oranı Türkiye’de yalnızca yüzde 23. Türkiye’de kadınların yüzde 62’si ev kadını olarak çalışıyor. Uzmanlar, toplumda egemen olan “Kadın eve, aileye bakar; erkek dışarıda çalışır, para kazanır” anlayışının kadınları kamusal alanın dışına ittiğini söylüyor; kadın-erkek eşitliği için cinsiyete dayalı toplumsal işbölümünün kırılması gerektiğine işaret ediyorlar.
Uzmanlara göre, bu işbölümünün kırılması ve istihdamda cinsiyet eşitliğinin sağlanması, öncelikle “iş ve aile yaşamını uzlaştırma politikaları” ile mümkün. Bu politikalar çocuk sahibi eşlere tanınan izinler (analık, babalık ve ebeveyn izni), aile sorumlulukları olanlar için esnek ancak güvenceli çalışma düzenlemeleri, çocuk-yaşlı-engelli bakımı ve okul öncesi eğitim hizmetlerinin sağlanması ve yaygınlaştırılması gibi unsurları içeriyor. Doç.Dr.İpek İlkkaracan, Türkiye’nin henüz böyle bir uzlaştırma politikasının olmadığına dikkat çekiyor.
6 ÜLKEDEN ÖRNEKLER
Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği (KİH-YÇ) ve Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi Platformu (KEİG), çeşitli ülkelerde ne gibi uzlaştırma politikalarının uygulandığını, bunlardan hangilerinin etkili olduğunu saptamak amacıyla 6 ülkeden uzmanlarla kapsamlı bir araştırma yaptı. Bu araştırma çerçevesinde, tartışılan modeller özetle şöyle:
FRANSA
Fransa’da kadınların işgücüne katılımı AB ülkeleri arasında en yüksek oranlardan biri: yüzde 66. Annelik izni 16 hafta ücretli, babalık izni 11 gün ücretli, ebeveyn izinleri 3 yıla kadar ücretsiz, devlet tarafından asgari ücretin yarısı kadar ödenek ile veriliyor. Kadınların yüzde 30’u yarı zamanlı çalışıyor, bakım hizmetleri ve finansal teşvik mekanizmaları (doğrudan aileye ödenekler, çocuk-hasta-engelli bakımı desteği vb.) çok gelişmiş. 3 yaş ve sonrası çocukların tamamı okul öncesi eğitime katılıyor, 0-3 yaş arası çocukların yüzde 42’si kurumsal bakım hizmetlerinden yararlanıyor.
İSVEÇ
Kadınların işgücüne katılım oranı 2007’de yüzde 73. 1974’te annelik izni ebeveyn izni olarak değiştirilmiş ve 16 ay. Babaların da bu izni kullanmasını desteklemek için iznin 1 ayı diğer ebeveyne geçirilemiyor, yani 16 ay izin kullanmak istenirse, en az bir ayını baba kullanıyor. Ayrıca eşit izin kullanan ebeveynler “toplumsal cinsiyet eşitliği ikramiyesi”nden yararlanıyor. Çocuk bakım hizmetleri çok yaygın ve gelişmiş. İsveç’te kadınlar günde ortalama 4 saat ev ve bakım işlerine harcarken, erkekler günde 3 saat harcıyor.
HOLLANDA
Kadın çalışanların yüzde 61’i yarı zamanlı çalışıyor. 2001 yılında yürürlüğe giren İş ve Bakım Kanunu, 16 haftalık ücretli annelik izni, 2 günlük ücretli babalık izni ve 26 haftalık yarı zamanlı ücretsiz ebeveyn izni öngörüyor. Evlat edinme ve çok sayıda doğum durumlarında farklı izin hakları da var. Çalışan ebeveynler çocuk bakım hizmetleri için ödedikleri miktarı direk işverenlerden ve devletten geri alıyorlar. İşverenler bakım masraflarının 1/3’ünü ödüyor.
İSPANYA
Franco rejiminden sonra kadınların işgücüne katılımı çok hızla yükseldi, 2008 itibariyle yüzde 50 oldu. Annelik izni 16 hafta, babalık izni 15 gün, ebeveyn izni ücretsiz üç yıl. 1999’ta çıkarılan Uzlaştırma Yasası hem kadınların işgücüne eşit katılımını arttırmaya, hem de kadın ve erkek işçiler arasında eşitlik sağlamaya yönelik. 2006’da yürürlüğe giren Bakım Yasası ise bakım hizmetlerini “vatandaşlık hakkı” olarak tanımlayan bir dönüm noktası, devleti bu hizmetlerden yükümlü kılıyor. Hala erkeklerin ve devletin bakım sorumluluğunu dönüştürmeye yönelik düzenlemeler gerekiyor.
GÜNEY KORE
Kadınların işgücüne katılımı 2007 itibariyle yüzde 50. Yeni uzlaştırma politikaları yarı zamanlı ve esnek çalışma odaklı. “İstihdamda eşitlik” yasasında yapılan değişikliklerle işveren ebeveynlere yarı zamanlı ebeveyn izni alarak daha az ve esnek çalışma hakkı tanıyor. Ekonomik büyüme ve kalkınma kadınların işgücüne katılımını arttırıyor. Devlet politikası bakım hizmetlerini sağlamak yönünde gelişiyor. Okul öncesi çocuk bakım kurumları 1990’dan bu yana 15 kat artmış, bu kurumlara giden çocuk sayısı da 22 kat yükselmiş.
MEKSİKA
Kadın işgücüne katılım oranı 2007 itibariyle yüzde 41. Okula başlama yaşı 3. Annelik izni zorunlu 12 hafta, yüzde 100 ücretli, daha sonra 60 gün yüzde 50 maaşlı. 2007’de Kreş ve Bakım Evi Programı başlatıldı. Amacı yoksul kadınları işgücü piyasasına entegre etmek. Program ev dışında çalışan anneler ve tek ebeveynler için iş arayan bakıcıların tayin edilmesini içeriyor. Bunun dışında bakım merkezlerinin yaygınlaştırılması ve kar gütmeyen kurumların devlet desteğiyle kreş açması sağlanıyor.
TÜRKİYE’DE DURUM
Türkiye’de kadının işgücüne katılım oranı yüzde 23. Analık izninin haricinde kadın ve erkek arasında paylaştırılacak bir ebeveyn izni yok. Çocuk-yaşlı-engelli bakımı ve okul öncesi eğitim hizmetleri yetersiz. Yasalara göre 150'den fazla kadın işçi çalıştıran bir işyerinde kreş açma zorunluluğu bulunuyor. Ama 1100 kadının çalıştığı Türk Hava Yolları'nda bile bir kreş bulunmuyor. Uzmanlar, aile sorumluluğu olanlar için esnek çalışma düzenlemelerinin (yarı zamanlı vb.) ve evdeki işlerde kadın ve erkeğin sorumluluklarının eşit paylaşımını sağlamaya yönelik düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor.