Gökkuşağı Hareketi’nin düzenlediği ‘TEKEL işçilerinin Işığında Sendikal Örgütlülük ve Sendikal Mücadelenin Geleceği ’panelinde sendikaların mevcut konumları tartışıldı.
TEKEL işçilerinin mücadelelerini anlattığı etkinlikte Marmaray İşçileri ve İtfaiye İşçileri de yer aldı.
TEKEL direnişinin gelişim sürecini anlatan Diyarbakır'lı TEKEL işçisi Ercan Güngör işçilerin kendi iradesi ile bugüne gelindiğini söyledi. Sendikaların samimiyetine inanmadığını ama beraber hareket etmenin yollarının bulunması gerektiğini söyledi.
Kadın olarak mücadele etmenin biyolojik farklardan dolayı zor olduğunu ama sokakta yapmaktan gocunmadığını çünkü sokakta yatmasına sebep olan şeyin iktidar olduğunu ona karşı mücadele vermenin ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Birnaz Altun isimli TEKEL işçisi ilk başta tek dertlerinin özlük hakkı olduğunu ama asıl sorunun bütün emekçilere ait olduğunu öğrendik dedi.
Sorunların siyasi olduğunu ifade eden TEKEL işçisi Metin Aslan Sendikaların ve konfederasyonların bu direnişi kırmaya çalıştığını, işçilerin baskısı sonucu bugüne gelindiğini vurguladı. Aslan, çok farklı kültürlerden işçilerin birarada mücadele ettiğini ve mücadele eden halkların birbirine ne kadar ihtiyaç duyduğunu anımsattı.
‘MÜCADELENİN IRKI OLMAZ’
Osman Fırat ise şunları kaydetti: Bize kürt illerinden gelen işçilerin Ankara'ya alınmayacağını söylediler. Bu tuzağa düşmedik kürt arkadaşlarımız olmadan Ankara'ya gelmeyiz dedik. Mücadelenin ne ırkı ne kültürü olur heryerde saldırıya uğradık. Güllük gülistanlık bir tablo varmış gibi Türkiş 8 ay toplanmadı. Bizim baskılarımız sonucu eylem kararı almak zorunda kaldılar. Sendikalar iyi niyetli gibi görünse de rahat bıraksak ülkeyi sermayeye bırakacak gibilerdi. Gezilmedik üniversite dernek siyasi kuruluş bırakmadık. Sendika bunların ferdi hareketler olduğunu ve herhangi bir müdahalede yanımızda olmayacaklarını açıkladı. TEKEL işçileri olarak başımız toprağa değsede çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız.
‘YANIMIZDAKİLER SOSYALİSTLERDİ’
İbrahim Yetkin ise “Direnişin arkasında sendikalar yoktu. Göstermecilik, bananecilik vardı onlarda dedi. İşçilerin samimi anlamda yanında duranların solcular ve sosyalistler olduğunu söyleyen Yetkin Bizi yalnız bırakan sınıf adına orda olduğunu söyleyen sendikalar yoktu. Bu direnişi taşıyamadılar bir beden büyük geldi” dedi. Bir taraftan sendikalarla mücadele edildi öteki taraftan polisle diyen Yetkin, solcular ve sosyalistlerin bu mücadeleden iyi dersler çıkaracağını bundan sonra daha iyi bir şekilde yola çıkılacağını ifade etti.
Etkinliğe destek vermek için katılan Marmaray İşçisi Halil Onat, “Tekstil Sen'in öncülüğünde 57 gündür direniyoruz. Süreci devam ettiriyoruz” şeklinde konuştu.
İtfaiye İşçisi Ömer Sert de konuşmasında şunları ifade etti: “Sendikalaşma hakkımızı kullanmak istediğimiz için direnişteyiz.Bize sendikanın değil sendikacıların yanlışı oldu. TEKEL işçilerini ziyarete gittiğimizde Sendika başkanı bize maddi desteği keseceğini söyledi”
‘BAĞIMSIZ OLMAYAN BAŞARILI OLAMAZ’
Sendikaların geleceğinin masaya yatırıldığı 2’nci ve 3’ncü bölümlerde Prof. Dr. Fikret Başkaya, mevcut sendikaların kendileri ile çeliştiğini ve bu tür sendikaların eylem yapmak istemediğini çünkü grev olursa aldıkları fonun kesilmesinden kesileceğini işçilerin eyleme başladığında her şeyin ortaya çıkacağını söyledi. Fikret Başkaya “Sol sendikaları eleştirmiyor. En büyük handikaplarından biri bu… Artık sendika yapılarını ayrım gözetmeden radikal bir eleştiriye tabi tutup yeni bir örgütlenme modeli yaratılmalı” dedi. Sendikaların işçilerin ihtiyaçlarını karşılaması ve kapitalizme karşı cepheden mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Başkaya, sendikaların bağımsız olmaları gerektiğini bağımsız olmayan örgütlenme asla başarılı olamayacağını dile getirdi.
“Örgütsel yapıyı eleştirirken örgüte karşı olduğumuzu söylemiyoruz” diyen Başkaya, “Örgütün bir misyonu olmalı, adına layık olmalı. Örnek verirsek Sendika bürokrasisi olmasa TEKEL direnişi daha iyi bir noktaya gelirdi” diye konuştu.
Gökkuşağı Hareketi Temsilcisi Munzur Pekgüleç, İşçilerin sınıf bilincini, yaşadıkları pratikte binlerce defa söylenen şeylerden daha iyi anladığını çok daha iyi somutladığını gördük şeklinde konuştu. Sendikaların yeniden sorgulanarak tekrar yapılmasının gerekli olduğunu söyleyen Pekgüleç Atilay Ayçin’e muhalefet edişlerinin bazı sol çevreler tarafından yanlış algılandığını söyledi.
Limter iş Genel Başkanı Cem Dinç, EĞİTİM-Sen 1 No'lu Şube Başkanı Yunus Öztürk, Yurtsever Cephe İşçi Birliği üyesi Kemal Parlak deneyimlerini aktardı.
DİLEM TAŞTAN