UPANİŞADLAR
01:45 11 Kasım 2008
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnsanlığın en eski felsefe eserleri.

4000 yıl önce, Hindistan.

3000 yıl önce yazılan

11.Upanişad’ın 7. bölümünden

süzülüm:

 -Bana öğretin, lütfen.

    -Ne bildiğini söyle ki

         söz edeyim ötesinden.

-Çok okudum ama kederliyim,

     aşmama yardım edin.

         Kendini bilen, Benliği bilen,

             kurtulurmuş kederden.

   -Okuduğun her şey isim yalnızca.

     İsimde yoğunlaşan Brahman

                 isim kadar uzanır öteye.

-Daha iyi şey var mıdır peki?

   -Söz.

    Zihin.

    İrade.

-Daha iyisi?

   -Farkındalık.

-Dahası?

   -Derin düşünmek.

-İyisi? Lütfen.

   -Anlamak iyidir düşünmekten.

-Daha iyisi?

   -Güç. Bir güçlü sarsar yüz anlayanı.

-Var mıdır güçten iyisi?

   -Yiyecek. Güç gider on gün yenmezse.

-Yiyecekten iyisi?

   -Su. Daha iyisi: Ateş.

    Hava ile buluşan ateş

                         ısıtır mekânı.

       Ve kendini gösterdikten sonra

                               suya yol açar.

     Ateşte yoğunlaşan Brahman

           ışık dolar -kurtulup karanlıktan.

-Var mıdır ateşten iyisi?

   -Uzay.

    Güneş, ay, yıldırım, ateş onda.         

     Brahman olarak uzayda yoğunlaşan

         ışık âlemi edinir –uzak, geniş.

-Var mıdır iyisi uzaydan?

   -Bellek. Anlayamaz hatırlamayan.

      Onunla tanırız çocuğumuzu.

                 Bellek üstünde yoğunlaş.

-Daha iyisi?

   -Umut. Ancak umutla

      istenebilir bu dünya, öte dünya.

           Umudu düşünen Brahman

               umut kadar uzanır öteye.

-Var mıdır umuttan iyisi?

   -Ruh. Öte yandan, ancak

         doğruları fark edip konuşan

                   üstün gelebilir.

-Doğrularla erişebilir miyim yetkinliğe?

     -Önce iste.

-İstiyorum, efendim.

   -Ancak anlayabilen

       söz edebilir doğrulardan.

                 Ama önce istemeli.

-İstiyorum, usta, gerçekten.

   -Ancak düşünen anlar.

    Düşünmeyi anlamayı istemek gerek.

    İnanınca düşünebilir insan.

         İnancı anlamak için istek gerek.

-İstiyorum, usta.

   -Bir kılavuza bağlanan inanır ancak.

       Bu bağı anlamayı istemeliyiz.

-İstiyorum.

   -Duyuları denetleyip yoğunlaşmakla

                              bağ oluşur ancak.

    Bu eylemi anlamayı istemeliyiz.

-İstiyorum, ustam.

   -Ancak sevinçle eyler insan.

          Sevinci anlamayı istemeliyiz.

    Sonsuzluk sevinçtir.

       Sonluda sevinç olmaz.

    Sonsuzluğu anlamayı istemeliyiz.

--İstiyorum, efendim.

   -Sonsuz ölümsüz, sonlu ölümlüdür.

-Nerededir sonsuzluk?

   -Kendi şanında –bile değil.

    Kendinden başka şeyde olamaz.

    Aşağı, yukarı, arka, önce, sağ, sol…

    Hepsidir. Şimdi de

    Sonsuzluğa Ben ile bakalım:

    Aşağıda, yukarıda, hepsindeyim,

    hepsiyim.

    Sonsuzluğa Benlik açısından bakınca:

    Benlik. Kendilik.

    Aşağı, yukarı, arka, önce…

         Benlik hepsidir.

    Benliğinden kıvanç duyan

        egemen olur: Kendini yönetir.

            Bütün âlemlerde efendi, usta.

    Başka türlü düşünen

               başka efendi bulur,

            eylem özgürlüğü olmadan.

    Saf beslenen saf düşünür. Ve

          ancak saf zihinle gevşer

                        inanç bağlarımız.


Bu İçerik 446 Kez Görüntülendi
11 KASIM 2008 KÖŞE YAZILARI
TARIK GÜNERSEL / 2008 YILI YAZI LİSTESİ
TARIK GÜNERSEL / KASIM 2008 ARŞİV
TARIK GÜNERSEL / 2008 ARŞİV
A.MURAT AYTEKİN
ADNAN BOSTANCIOĞLU
ADNAN TÖNEL
AHMET TONAK
AHMET TULGAR
ALİ ŞİMŞEK
AYLİN GÖÇMEN
AZİZ ÇELİK
AZİZ KONUKMAN
BURHAN SÖNMEZ
BÜLEND KARPAT
BÜLENT USTA
BÜLENT FORTA
CÜNEYT CEBENOYAN
ENİS RIZA
ERKUT TEKİN
EVRİM COŞAR BİLGİN
FİKRİ SAĞLAR
GÖZDE BEDELOĞLU
HANDE DEMİRCİOGLU
HALUK GERAY
HRANT DİNK
İBRAHİM SİRKECİ
İBRAHİM ÖZDEN KABOĞLU
İSKENDER GÜRDÖL
KEMAL ULUSALER
KÜRŞAD KAHRAMANOĞLU
L.DOĞAN TILIÇ
KENAN BAŞARAN
MELİH PEKDEMİR
METE ÇUBUKÇU
MURAT YAYKIN
MÜSLÜM GÜLHAN
NAZIM ALPMAN
NEŞE YAŞIN
OĞUZ ESEN
OĞUZHAN MÜFTÜOĞLU
SELÇUK CANDANSAYAR
ŞEYHMUS DİKEN
TARIK GÜNERSEL
UĞUR KUTAY
UĞUR CİLASUN
ÜNAL ÖZMEN
YANKI YAZGAN
YAŞAR SEYMAN
ZİYA ADNAN