10 Ekim katliamı davasında mütalaa sonrası ilk duruşma

BURCU CANSU

10 Ekim Ankara katliamı davasının 9. tur duruşmasında 2. gün başladı. Katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri ve katliam günü yaralananlar ile emek ve demokrasi güçleri salonda hazır bulundu.

Savcının dün verdiği mütalaada 19 tutuklu sanığın 9’u hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 10’u hakkında ise çeşitli suçlardan süreli hapis cezası istenmişti.

Tutuklu sanıklar 10.00'da salona getirildi. Sanıkların mütalaaya ilişkin savunmaları avukatları olmadığı için bir sonraki celseye bırakılırken, müşteki avukatlarından Nuray Özdoğan, "Bu politik bir katliamdır" dedi. Özdoğan, "Yargının sunduğumuz delilleri görmeme hakkı yok. Bu örgütü insanlığa karşı suç işleyen örgüt olarak görmek evet yargının görevidir. Savcılık makamını eleştiriyoruz. Adalet bu sanıklara verilen ceza ile gercekleşmeyecek" ifadelerini kullandı.

Hatica Akaltın'ın avukatı savunma yaparken savcı, "Mütalaayı düzgün okuyun, kime yaranacağım?" diyerek araya girince salonda tansiyon yükseldi. Savcıya aileler tarafından "Neden gaz sıkan polisler yargılanmıyor?" diye soruldu.

Sanık Hacı Ali Durmaz'ın avukatının söyledikleri salonda tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu. Avukat Hatice Aydın, sanık müdafileri olarak kendilerini güvende hissetmediklerini ve salona müştekilerin alınmasını istedi. Aydın, ilk duruşmada kendilerine su şişesi atıldığını söyleyince katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri "bizim çocuklarımız öldü" diye bağırdı.

Sanık avukatlarından Orhan Şahin ise "Abdülhamid Boz açısından toplanacak delil yok, mütalaa savunması için uzun süre talep ediyoruz" dedi.

Dava 31 Temmuz - 2 Ağustos tarihlerine ertelendi. Duruşmanın Sincan Adliye Kampüsü'ne alınması ailelerin tepkisini çekti.

Duruşma sonrası adliye önünde yapılan eylemde açıklamayı 10 Ekim Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun yaptı. Coşgun, "Salondaki süreç bizi şaşırtmadı. Bizi sürekli azarlayıp kendi çizgisine sokmaya çalışan mahkeme heyeti ile karşı karşıyayız. Metanetle gözyaşımızı içimize akıtıyoruz ama süreç iç hukuk yollarını tüketmeye doğru gidiyor ve sabrımız tükendi. Ağustos'ta kapatılacak davanın sonucunu biliyoruz. Karşımızdaki güç ne olursa olsun bizi korkutamayacak" dedi.

"Gerçek adaleti istiyoruz" diyen Coşgun, "Sincan'da yapılacak duruşmaya daha kalabalık katılacağız. Tarihe şerh düşülen bu duruşmalarda, son turda ayakta duran ve adaleti talep eden gözlerle orada olmamız gerekiyor" ifadeleriyle devam etti.

En Çok Okunan Haberler