5G’nin ayak sesleri

TİMUR AKKURT - @timurakkurt
timur@teknosafari.com

İnternette gerçekten çok fazla zaman harcıyoruz. Kimi zaman kendimize, kimi zaman çocuklarımıza bu sebeple kızıyor, kısıtlamalar getirmeye çalışıyoruz. Günün sonunda çok başarılı olduğumuz söylenemez. Nedeni, yeni dünyanın yaşam şekli, o kadar çok dijital üzerine kurulu olması. Mutlaka 'gerçek arkadaşlıklarım bitti, artık birbirimizin yüzüne hiç bakmaz olduk' ikilemine düşmüşsünüzdür. Kazanan hep dijital dünya olmaya başladı değil mi? Bu çok normal. Tüm teknolojik gelişmeler, iş yapış şekillerimiz, eğitim sistemleri dijitalize oldu. Hal böyle olunca sosyalleşme kısmı da bundan nasibini aldı. Hatayı da bu noktada yapmaya başladık. Bir düşünün, ne kadar çok zamanı teknolojiyle iç içe geçiriyoruz. Bütün gün mesaide bilgisayar, telefon kullanıyoruz. Arkadaşlarımız şunu gördün mü? Bunu gördün mü? Bu uygulama çok güzel mutlaka kullan vs. Sadece biz değil tüm çevremiz bu durumda. Üstelik sadece ülkemizde değil tüm dünyada bu durum aynı. Artık yaşamın ta kendisi dijitalize olmuş durumda. İnsan olduğumuzu hatırlamalıyız, iletişim konusunda herhangi bir teknolojiyi kullanmadan da çok iyi olduğumuzu unutmamalıyız. Teknolojiyi elbet inkâr etmeden, faydalarını görmezden gelmeden kullanmalıyız. Tek detayı unutmayalım, hayat kafanızı kaldırdığınızda çok daha gerçek, çok daha keyif verici. O parlak renkli ekranlar başımızı döndürmesin.

Uzaktan ameliyat

Şimdi bu kadar genel durum değerlendirmesinin ardından 5G’den bahsedelim. Niye mi? Ericsson’un 5G ile ilgili yaptığı çok önemli araştırma sonuçları var. Geçen hafta yaptıkları basın toplantısıyla bunları anlattılar. 5G, şu an kullandığımız 4G (LTE) internet sonrasında kullanacağımız internet diyebiliriz. Bu teknolojiye geçtiğimizde hayatımızda yine pek çok şey değişecek. Ülkemize gelmesi birkaç yıl sürebilir. Tam zaman veremiyorum malum bundan önceki versiyonlarının gelişi Avrupa, Amerika’dan, Asya’dan hep daha sonra oldu. 5G çok önemli bir adım. Sebebine gelince, uzaktan ameliyatlar, bizim kullanmadığımız otomobil, kamyonlar, kendi kendine giden otobüsler kısacası otonom araçlar 5G ile hayatımıza girebilecek. Uzaktan ameliyat dediğimiz konu çok önemli mesela dünyanın en iyi beyin cerrahı Amerika’da yaşıyor ve ona ihtiyacımız var diyelim. Ülkemize gelmesi imkânsız, işte bu teknoloji sayesinde dünyanın bir ucundan bir ucuna fiziksel olarak gelmeden sizin için bu ameliyatı yapabilecek ve belki hayatınızı kurtaracak. Uzaklara gitmeyelim, Türkiye’nin bir ucunda bir rahatsızlık geçirdiniz diyelim, hareket etmeniz sakıncalı, bulunduğunuz yerde uzaktan bir ameliyatla sağlığınızı geri kazanıyorsunuz. Bundan kıymetli bir şey olabilir mi? Sağlığın dışında da tabi ki pek çok kullanım alanı var. Artık toplantı için şehir şehir gezmeden olduğunuz yerden rahatlıkla toplantı yapabilirsiniz. Şimdi de yapılıyor ne var ki demeyin, hologram teknolojisiyle orada olabilirsiniz. Böylece çok daha etkili, gerçek bir toplantı olabilir. Müzisyenler dünyanın dört bir yanından aynı anda konser verebilir. Mevcut sistemde bunlar mümkün değil. Ericsson’un açıklamalarında en önemli konulardan biri de endüstriyel faydalar oldu. Robot teknolojisi, tek noktadan herşeyin yönetilmesi, hata paylarının düşmesiyle maliyetlerin düşürülmesi mümkün olacak. Robotlarda kullanılan ve en pahalı olan işlemci ve entegreler bulut üzerinde tutularak adet maliyetleri düşürülerek alım gücü daha düşük işletmelerde de rahatlıkla kullanılabilecek. Şimdi en çok tartışılan konu eminim aklınıza geldi. İnsan faktörü ortadan kalkacak ve işsiz kalacağız. Hem doğru hem yanlış! Önümüzdeki 10-20 yıl arasında mevcut mesleklerin pek çoğu artık olmayacak. İşte gençlerin mesleki tercihlerini bunları hesaplayarak, teknolojiyi yakından takip ederek hazır olması gerekiyor. Daha 10 yıl var demeyin. Zaman o kadar hızlı geçiyor ki anlayamazsınız. Yeni dönemin parlayan mesleklerini ilerleyen haftalarda yazarım.

Hayatımız video olacak

Araştırmanın en dikkat çekici noktalarından biri de video tüketimimizle ilgili olanıydı. Beni tanıyanlar bilir gazeteci kimliğimin yanında video içerikler üretiyorum. Sadece kişisel değil, kurumsal anlamda da dijital dünyaya içerik üretiyoruz. Ericsson’un verdiği rakamlara göre geleceğin en parlak işlerinden birini yaptığımı söyleyebilirim. 2018'den 2023'e geldiğimizde video içerik tüketimimiz neredeyse 5 kat artıyor. Hayatımız video olacak. Çok daha fazla üretip bir o kadar tüketiyor olacağız. Bu demek oluyor ki bu sektör büyümeğe devam edecek. Her zaman söylediğim bir şey var. Video üretmek demek YouTuber olmak demek değil. Herkes YouTuber olacak diye bir kaide de yok. Video üretimiyle ilgili çok fazla iş imkânı var. Metin yazarı, kameraman, montajcı, animasyon, özel efekt, ışıkçı, sesçi, müzisyen, yapımın farklı kademelerinde çalışacak pek çok elemana bu sektörde ihtiyaç var.

Yüksek hızlı intertnetin gelmesiyle birlikte 4K, 8K gibi çözünürlüklerin kullanımları yaygınlaşacak.

Tarımda da çok önemli gelişmeler olacak. Daha verimli, daha az hatalı, olağanüstü durumlara karşı daha hızlı müdahale mümkün olacak. Uzaktan anlık çözümlerle belki tüm mahsülünüzü dondan kurtarabileceksiniz. Üstelik bunu evinizden çıkmadan yapma şansınız olacak.

Hayatı kendimiz için yaşayalım

Uzun uzun her yönüyle anlatmaya çalışırım. Anlatacak daha o kadar çok detay var ama yine yazımın başında bahsettiğim konuyla noktayı koyayım. Bu gelişmelerin hepsi hayatımızı kolaylaştırmak için ama buradan kazandığımız zamanı çarçur etmeyelim. İnterneti vakit öldürmek için kullanmayalım. Bir kafede oturup arkadaşlarımızla buluştuysak onlarla telefonsuz, bilgisayarsız sohbet edelim. Her yediğimizi, içtiğimizi, gördüğümüzü Instagram’a koyacağız diye anı kaçırmayalım. Konsere gittiysek o konseri canlı yayınlamaya çalışmayalım, tadını çıkartıp keyiflenelim, ne kadar şanslı olduğumuzu düşünelim.

Hayatı başkaları için değil kendimiz için yaşayalım.

Ericsson’un araştırma sonuçlarını Tekno Konsey özel yayınıyla değerlendirmeyi düşünüyorum. Ekip arkadaşlarımın da uygun olduğu bir tarihte canlı yayında görüşürüz.

En Çok Okunan Haberler