ABD'de NATO Zirvesi tartışılıyor: ‘Donald Trump silah ve petrol endüstrisinin satış elemanı gibi’

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF

NATO (Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü) liderlerinin Brüksel’de bir araya geldiği zirveye Trump’ın üyelere daha fazla harcama baskısı ve Almanya’ya çıkışı damga vurdu. Gizli toplantılarda Trump’ın talepleri yerine getirilmezse NATO’dan ayrılacağını ifade ettiği iddiaları dahi ortaya atıldı ancak iddialar resmi ağızlarca yalanlandı.
ABD’de ise gündem NATO Zirvesi. ABD cephesinde Zirve’nin nasıl yankılandığını 4 maddede derledik:

1 - Açıklamaların sebebi ne?

Trump’ın bu iki çıkışının nedenini Norveç Kızıl Parti (Rödt) üyesi Gazeteci Eirik Vold, The Real News Network’e yorumladı. Ona göre güçlü neden “Trump’ın konu uluslararası ilişkiler olduğunda ideolojik önceliklerle değil bir iş adamı olarak hareket etmesi”.
Trump’ın Almanya’nın Rus petrolü almasına yönelik çıkışıyla, gaz ihracatı için Avrupa pazarını elinde tutma çabası olduğunu belirten Vold, “Trump ABD petrol ve gaz endüstrisi adına konuşuyor” diyor.

Trump’ın Avrupa’ya askeri harcamalarını artırma konusundaki baskısının nedeninin de Avrupa’nın ABD yapımı silahlar almasını sağlamak olduğunu belirtiyor; Trump’ın “silah ve petrol endüstrilerinin satış elemanı gibi çalıştığını” ifade ediyor.

Bu doğrultuda, Trump’ın ABD ile Rusya arasında daha yapıcı bir ilişki isterken, aynı ilişkiyi Avrupa ile Rusya arasında istemediğini söylüyor Vold: “Çünkü bu ilişki Rusya ve Avrupa arasında daha ileri ekonomik ilişkiler anlamına gelir… Bu da ABD petrol ihracatı önünde engel.”

Vold, Trump’ın Rusya karşıtı çıkışlarıyla ilgili analizlerden birinin ülke içinde onu sıkıştıran Rusya’nın seçimlere müdahalesi meselesiyle ilişkili olduğunu ifade ediyor. Şöyle diyor: “(Trump’ın çıkışlarının nedenleriyle ilgili) hipotezlerden biri, ileride Ruslar’a küçük bir imtiyaz verilmesi ya da iki nükleer güç ABD ve Rusya arasındaki gereksiz gerginliği azaltması durumunda gelebilecek saldırılara karşı kendini garantiye alması.

2 - NATO, ABD için nasıl bir işlev görüyor?

Sorunun yanıtını İsveç’te bulunan Ulusötesi Barış ve Gelecek Araştırmaları Vakfı Direktörü Jan Oberg,kurumun internet sitesinde yer alan bir videoda veriyor: “ABD, kendisi için Avrupa’daki varlığını sürdürüyor; Avrupa halkının mavi gözleri için değil… Avrupa her zaman Amerikan bölgesinin ileri savunma alanı oldu… Olası bir savaş Avrupa toprağında gerçekleşecek, Amerika’da değil.”

Oberg, NATO’nun bugünkü işlevini tarihsel olarak ele alıyor: “NATO bir görev arıyor. Görevi yok, çünkü, 1989’da varlık sebebi olan Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı, ortadan kalktı. Batı, NATO’ya artık ihtiyaç olmadığını söylemek yerine, mümkün olduğu kadar çok genişleyelim dedi ve bu 1994’te Clinton’la Gürcistan’da başladı…”
Gazeteci Eirik Vold’un görüşlerine dönecek olursak, NATO “1990’lardan itibaren pek çok durumda ABD’nin askeri saldırganlığını masum bir kisveye sokma işlevi gördü. Yugoslavya örneğinde olduğu gibi…” ABD’deki istihbarat kaynaklarının dahi NATO’yu ABD’nin ‘küresel gücünün bir uzantısı’ olarak tanımladığını belirten Vold; “NATO’nun fonksiyonunun, ABD küresel hegemonyasını desteklemek olduğu konusunda şüphe yok” diyor.

3 Trump’ın NATO’ya desteği azalacak mı?

ABD - Avrupa müttefikliğiyle öne çıkan NATO’nun bugünkü ana amacı Çin - Rusya ortaklığına ve tehdidine karşı varlık göstermek. Alternet’te konuyu ele alan Vijay Prashad, “ABD’nin tüm resmi strateji belgelerinde de NATO’nun varlığı destekleniyor ve bu varlığın karşısındaki en büyük tehdidin de Çin - Rusya birlikteliği olduğu doğrulanıyor” diyor. Trump’ın sözlerine karşın, yönetimin Ulusal Güvenlik ve Ulusal Savunma stratejilerinde müttefiklerin önemine vurgu yapılıyor. Her iki stratejide de ulusal refah ve güvenlik konusunda Avrupalı partnerlerin önemini ve aynı yükümlülükleri paylaşmanın ‘ortak düşmana’ karşı savaşta önemi vurgulanıyor.

Trump, 2017’de askeri bütçeyi yüzde 10 artırdı, bu kapsamda Savunma Bakanlığı’na bağlı Avrupa Caydırıcılık İnisiyatifi’nin bütçesini de 3,4’ten 6,5’e çıkardı. Şubat 2018 tarihli bütçe artışı raporda artırımın nedenleri şöyle açıklanmıştı: “NATO müttefiklerimizi ve partnerlerimizi, ABD’nin Madde 5’e ve tüm NATO ülkelerinin bölgesel bütünlüğüne bağlılığını garanti etmek.

NATO ülkelerinin egemenliğindeki bölgelere karşı bölgesel düşman tarafından herhangi bir saldırıya daha hızlı cevaba izin verir şekilde,

ABD güçlerinin, NATO müttefiklerinin ve bölgesel partnerlerin, kapasitesini ve hazır olma durumunu ilerletmek.” Burada Rusya’nın işaret edildiğini ifade eden Prashad, ABD’nin bu politikayı, Almanya’nın birleşmesinden, NATO’nun doğuya ilerleme kararından, Rusya ve Çin’i sıkıştırmaya dair konsensüsten beri sürdürdüğünü ifade ediyor.

4 - Kim ne tepki verdi?

ABD’de Trump yanlıları, yaşananları, başkanlarının Avrupa’da ABD’nin haklarını koruması, şeklinde yorumluyor. Öte yandan liberaller, Trump’ın NATO’ya ve Avrupa’ya karşı tavrından rahatsız. ABD’nin Kuzey Kore ya da Rusya gibi ‘düşman’lara karşı daha ılımlı olurken, asıl müttefikleri ‘aşağıladığını’ savunuyorlar.

The Nation’dan Michael T. Klare, Trump’ın NATO zirvesindeki tavrını eleştiren kesimin görüşlerini şöyle anlatıyor: “Trump-Putin görüşmesi öncesi, pek çok kişi, NATO’nun kararlılığını destekleme konusundaki başarısızlığın, Putin’in Trump’tan almak istediği imtiyazlar konusunda elini güçlendirebileceğini ileri sürüyor. İçinde önde gelen Demokratların da olduğu pek çok siyasi lider, Trump’a NATO müttefiklerine daha iyi davranma, Amerika’nın NATO’yla bağlarını tasdik etme ve Helsinki’de Putin’e vurmak için bu kolektif ruhtan yararlanma çağrısı yaptı.”

ABD’de yerleşik düzenin NATO’ya olan bakışı, ve Avrupa’nın ABD için önemli bir pazar olduğu gerçeği, Kori Schake’nin New York Times’da yayınlanan yazısında açıkça ifade ediliyor: “Amerika diğer devletleri desteklemekten fayda sağlıyor. Amerikan güvenlik şemsiyesi, dost hükümetlerin yatırım çekmesine ve büyümesine olanak sağlıyor. İşbirliğini cesaretlendiriyor. Bu sistem Amerika ve diğer ülkelerin ortak savunmayı ve malların ve kişilerin serbestçe hareketini korumanın bedellerini paylaşma imkanı taşıyor.”

En Çok Okunan Haberler