AKP bitiyor!...

Şu anda Türkiye genelinde en çok tepki duyulan partinin AKP olduğu biliniyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yaptığım gezilerde AKP’ye olan olumsuzluğun hat safhada olduğunu gördüm. Orada, tepki duymaktan öte, AKP’den nefretle söz ediyorlar. Özellikle Kürtler, RTE’nin “kendilerini öldürmeye karar verdiği” düşüncesindeler.

7 Haziran’a kadar, gelecekle ilgili kurdukları tüm hayallerinin şimdi yok olduğunu, büyük bir acıyla söylüyorlar.

Bölgede müthiş bir travma yaşanıyor.

35 yılda PKK’nın yapamadığını RTE, 3.5 ayda başarmış!..

• • •

Batı, Trakya ve Güney Anadolu’da yaşayan insanların AKP’ye bakışı doğudan farklı değil.

Gelen her şehit haberi AKP’yi bir kez daha küçültüyor.

RTE’ye olan kızgınlık daha da artıyor.

Görülen o ki; 1 Kasım seçimi, AKP ve RTE için hayal kırıklığı olacak!..

Bu gidişle sandıkları partilerin vaatleri değil, “anaların gözyaşı” dolduracak!..

• • •

Terörün kaynağı RTE’dir!..

Oslo’dan başlayarak, uzunca süre RTE, önce Kürtleri sonrada da toplumu aldatmıştır.

“Barışı kuracağız!” niyeti RTE’nin Başkan olmasının “gizli koşulu” olmuştur!..

7 Haziran’da başkan olamayınca RTE, Kürt düşmanlığı yapmaya başlamıştır.

Terörü yok edeceğim diyerek, “Kürt siyasetçisini, HDP’li milletvekillerini” terörist ilan etmiştir.

Milliyetçilik kartını oynayarak toplumu yeniden bölme yolunda en adi planı uygulamaktadır!..

Bu oyunu her zaman olduğu gibi, MHP ve Bahçeli ile birlikte oynamaktadır.

Tuğrul Türkeş’in AKP’ye transfer olması tesadüfi olmamıştır!..

MHP/Türkeş kavgası da “kayıkçı kavgasından” öte değildir.

• • •

“Çatışmazlık” hali Türkiye’yi sevindirmiş, barışın kokusu topluma bahar coşkusu getirmişti!..
Ve AKP’nin imzaladığı “Dolmabahçe mutabakatı” ve karşılıklı alınan kararlar, ülkede demokratik bir açılımın oluşacağı anlayışını yerleştirmişti.

Ülkede o kadar rahatlama olmuştu ki, AKP’li bakanların hırsızlıkları, RTE’nin evdeki paraları sıfırlama gayreti “bile barış adına” ikinci plana itilmişti!..

Toplum kanın durmasını yolsuzluklardan daha çok önemsemişti. Ta ki HDP’nin tek başına seçime girme kararını verene kadar.

RTE ve AKP bu kararı kabul etmedi, çünkü başına geleceklerin farkındaydı.

Selahattin Demirtaş’ın “Seni başkan yaptırmayacağız!” sözü seçimin temel başarısı olunca RTE ipleri kopardı.

• • •

RTE “barış sürecini” başkan olamayınca bitirdi!...

Ve başkanlık elden gidince kendine bağlı derin güçleri harekete geçirmekten geri durmadı!

Türkiye’yi ateşin içine attı!..

• • •

RTE hâlâ Uludere’deki uçakların bombaladığı 34 yurttaşımızın hesabını vermedi. Suruç’ta katledilen 34 öğrencinin ve Ceylanpınar’ındaki susturucuyla öldürülen iki polisimizin de faillerini bulmadı. Devlet elinde, derin faaliyetlerinden herhalde haberdar. Peki ne zaman bizi aydınlatacak?! Gerçekleri saklasa bile, kasım sonrası hesabını soracak çok insan çıkacak!..

• • •

Bakıldığında AKP diye bir parti yoktur!..

AKP, her şeyi ile üyelerinin RTE’ye biat ettiği, kayıtsız şartsız emrinde olduğu, onları adeta birer kukla gibi tek başına yönettiği bir örgüttür.

Davutoğlu’nun hiçbir fonksiyonu yoktur.

Zavallı konumdadır!..

Milletvekili listesinden seçim stratejisine varıncaya kadar, hatta söyleyeceği her sözü, uygulayacağı her hareketi, RTE’nin talimatıyla yapmaktadır. Dün milletvekilleri tanıtım toplantısında her zaman olduğu gibi insanları kendine güldüren bir ses tonu ile hamaset yaptı. Söylediği en cafcaflı sözü ise, “RTE’yi bu işlere karıştırmayalım!.. Onu yüksekte tutalım” oldu.

• • •

Oysa önceki gün RTE yine anayasal suç işledi. Tarafsızlığını bozdu. AKP’lilerin (AKP tarafından kurdurulan ve desteklenen sözde bir STK kuruluşu organize etti. FS) düzenlediği şarkılı türkülü “terör mitingine” katıldı. Siyaset yaptı. Partilere sataştı. Liderlere kan kustu!.. İşin kötü yanı TBMM başkanını da kürsüye çıkararak ona da suç işletti.

• • •

RTE başlattığı “terörden” şimdi çıkar elde etmeye çalışıyor. Da(lka)vu(k)toğlu ise aklınca, terörün nedeni olarak diğer siyasi partileri gösteriyor. Böylece acizliğinin üstünü kapatmaya çalışıyor.

• • •

Türkiye’de yaşananlar mitinglerle geçiştirilemez!..

Sosyal, ekonomik ve de demokratik boyutunu düşünmeden ve sorunlarının çözümünü ortaya koymadan kanın akması ve anaların ağlaması durdurulamaz!..

RTE oldukça Türkiye de barış oluşamaz!..

İnsanları bölen, yabancılaştıran, nefret duyguları yaratan ve ölmelerini isteyen kötü bir ruhun varlığında düşmanlaşma da, ölümler de artar!..

1 Kasım seçimlerinde RTE ve AKP’ye ders verelim, gitsinler!..

En Çok Okunan Haberler