AKP insanlıktan uzaklaştırıyor!..

Ocak aylarını uzunca süredir sevmiyorum.Oysa yeni yılın ilk ayıdır ocak ve her yeni şeyde olduğu gibi, yeni bir başlangıç umut verir insana. Ama öyle olmuyor artık. Ocak yaklaştığında garip bir hüzün kaplıyor benliğimi.

Ocak ayı, ülkede kaybettiğimiz aydınlarımızı anmakla geçiyor. Uğru Mumcuların, Muammer Aksoyların, Gaffar Okanların ve Abdi İpekçilerin gerçek katillerini aramak. Derin ilişkileri çözmek için uğraş veriliyor. Neden demokrasiden uzaktayız? Neden özgürlüklere, eşitliğe, haklarımıza sahip çıkamıyoruz? Neden adalet oluşmuyor? Sorularına cevap arayarak geçiyor her yeni yılın ilk ayı olan ocak.

• • •

Türkiye’nin her yanında olduğu gibi yurtdışında yaşayan yurttaşlarımız yıllardır Ocak ayında katledilen değerlerimiz adına anma günleri düzenlerler Özellikle Almanya’da Berlin ve Hamburg’da Uğur Mumcu’ya kalpten dostluk bağı ile bağlı olan arkadaşları sektirmeden her yıl, ‘adalet ve demokrasi’ haftası nedeniyle toplantılar düzenlerler. Bu güne kadar onları hiç yalnız bırakmadım.

• • •

24 Ocak’ta Berlin’deydim. 23 yıldır Almanya’nın en eski sol derneği olan HDF’nin (Halk Dernekleri Federasyonu) düzenlediği Uğur Mumcu anma toplantısına katıldım. ‘Tiyatrom’ sanat kurumunun salonunda düzenlenen toplantı çok kalabalıktı. Nitelikli ve duyarlı insanların bir araya geldiği salonda ilk konuşmayı HDF Başkanı Ahmet İyidirli yaptı. Türkiye’nin bugünü ile yakından ilgili olan ve ödünsüz demokrasi isteyen dinleyicilerle çok güzel bir söyleşi gerçekleşti.

• • •

Bir sonraki hafta Hamburg’da Ankara Milletvekilimiz Ali Haydar Hakverdi ile CHP Hamburg örgütünün düzenlediği ‘Türkiye, sol ve CHP’ paneline katıldık. Uğur Mumcu ve katledilen ‘faili belli siyasal cinayetlerin’ içyüzleri ve Türkiye ile ilgili düşüncelerimizi paylaştık. Açılış konuşmalarını CHP Örgüt Başkanı Erkan Erçin ile toplantının yapıldığı Hamburg Müzesi’nin müdürü Prof. Köpke yaptı. İlgili, bilgili ve Türkiye ile bağlantılı yurttaşlarımızın soruları doğrusu bizleri düşünce anlamında daha da zenginleştirdi. Yoğun ilgi bizleri çok mutlu etti. Görülen o ki; yurtdışında yaşayanlar ülkemizde yaşayanlardan daha çok Türkiye’yi düşünüyorlar. Bu kez dikkatimi çeken önemsediğim durum ise; her iki toplantıya da katılan gençlerin sayısının hayli fazla oluşu. Birinci kuşakta gördüğümüz kadar üçüncü kuşakta anayurtlarıyla bağlantılı ve gelecekle ilgili. Bulundukları yerle ana yurtları arasındaki karşılaştırmadaki akılcı ve çağdaş değerlendirmeler beni doğrusu çok heyecanlandırdı. Bu kuşağın Türkiye’ye çağrılarak siyasete katılmaları aranılan siyasal kalitenin artmasına neden olacaktır.

CHP örgütü ikinci başkanı Adil Dişli’nin organizesiyle Harburg Alevi Kültür Derneği’nde sabah kahvaltısı yaptık. Bu toplantıda Birleşik Haziran Hareketi’nin çalışmalarını dinlemek fırsatı da buldum. Bu örgütlerin Almanya’da önemli işlev gördüklerini biliyordum ama bu kez, doğrudan yaptıkları ve düşündüklerini dinlemek beni daha da umutlandırdı.

• • •

Hamburg Alevi Kültür Derneği önemli bir eylem yapıyordu. Türkiye’deki kirli savaşa dikkat çekmek ve il e ilçelerde sivil yurttaşlarımızın ölümü engellemek için, Türk’ü, Arabı, Kürt’ü, Boşnak’ı, Ermeni’si, Alevi’si, Sünni’sini bir araya getirerek ‘Çocuklar ölmesin analar ağlamasın’ diyerek açlık eylemi başlatmıştı. CHP’liler olarak onlara dayanışmamızı gösterdik.

• • •

Hamburg Eyalet Başbakanı Olaf Scholz ile görüştüm. Görüşmeye Eyalet Milletvekili Kazım Abacı, Altona Mv. Behçet Algan, CHP 2. Başkanı Adil Dişli katıldı. Önemli ve de bir o kadar da anlamlı bir toplantı oldu. Bilindiği gibi Almanlar diğer Avrupa ülkelerinden daha fazla göçmen meselesiyle ilgililer. En gelişmiş ülke olmaktan öte AB’yi yönlendirdikleri için bu konuya çok ama çok hassas yaklaşıyorlar. Aslında tamamen kendi çıkarları açısından bakıyorlar. Scholz Hamburga’ta şu anda 60 bin mülteci olduğunu söyledi. Ve durumun çok vahim olduğunu dile getirdi. Kendisine Sadece Mersin’de 300 bin Suriyeli olduğunun ilettim. Çok şaşırdı. Haklı adamlar gelenleri insan olarak kabul ediyor. Onların yaşama hakkından barınmaya, eğitimden dolaşmaya, hatta içeceği içkiye varıncaya kadar düşünmek zorunda olduklarını düşünüyorlar... Bu alt yapıyı nasıl oluşturacaklar bilmiyorlar. O nedenle telaştalar. Almanya’da şu anda 1 milyon mülteci yaşıyormuş. Bunu 250 bine düşürmek istiyorlar. “Ekonomi, sosyal yaşam ve Almanya’nın alt yapısı ancak bu kadarını kaldırır” diyor. Gençleri ve kendilerine hizmet edecek vasıflılarını seçip gerisini Türkiye’ye göndermeye hazırlanıyorlar.

• • •

Bize 3 milyar avroyu bu nedenle verecekler. Scholz’a takıldım. “Siz bu parayı RTE’ye kaptıracaksınız. O başkan olmak için harcayacak. Anlaşılan bir diktatörün bu mültecileri Türkiye’ye hapsetmesi daha kolay olur diye düşünüyorsunuz.” Nitekim dün de Merkel geldi, bu konuda son imzaları herhalde attılar. Biz artık sadece Suriye üzerinden değil, Avrupa tarafından da sürülen göçmenleri de misafir edeceğiz. Ne kadar da misafirperveriz. Bu iş artık insan hakları korumasından çıkıyor.

• • •

Herkes kendi ülkesini düşünüyor. Bir tek düşünmeyen bu günkü AKP iktidarı. Zaten onlar kendilerini bu ülkeye ait hissetmiyorlar. Yurttaşın birliğini bozdular. Ayrıştırdılar. İnsan Hakları Vakfı; 1 milyon 377 bin yurttaşımızın ağustos ayından bu yana yaşam ve sağlık haklarının elinden alındığını açıklıyor. AKP kendi yurttaşına bunu yaparken Alman, yabancının içkisini bile düşünmek zorunda olduğunu kabul ediyor. Görülen o ki; Biz AKP ile insanlıktan uzaklaşmaya devam edeceğiz!..

En Çok Okunan Haberler