AKP Türkiye’yi bataklığa gömüyor

Bu iş çok kötüye gidiyor. Hani derler ya; “bir deli kuyuya bir taş attı. 40 akıllı çıkaramadı!..” Türkiye Cumhuriyeti varlığının en şanssız dönemini yaşıyor. Emperyalizme karşı kurtuluş savaşı veren bu ülke, en iyi deyimle bir yarı cahil, gerçekçi gözle de bir işbirlikçi nedeniyle, adım adım savaşa gidiyor. Aslında hiç ilgimiz yokken ve en başat ilkemiz olan ‘dünyada barış’ı istememiz gerekirken, bir çıkarcı güruh bizleri ateşin ortasına atıyor. Sadece Ortadoğu’da değil, yurdumuzda da daha fazla kan dökerek kendi vahşi hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyor.

• • •

Adam öldürerek seçim kazanıldığının farkına vardı. Savaş tehditleriyle insanları tepkisiz hale getirebileceğini anladı. Korkutarak biat ettirmenin mümkün olduğunu gördü. Ve bu kötü oyunu oynamaya başladı.

• • •

Ne yazık ki, bu gidişatı topluma anlatacak, onların korkmasını engelleyecek ve yurtlarına sahip çıkmalarını sağlayacak bir oluşum yok. Toplumsal muhalefetin önderliğini yapacak bir siyasi parti yok.

• • •

14 yıldır hedeflediklerine ulaşmak için ‘ölümü getiren’, ‘bölünmeyi gösteren’ ve devletin tüm kurumsal yapısını bozmayı başaran bir çıkarcı anlayış, önce toplumun örgütlenmesini engelledi, sonra demokrasiyi askıya aldı. Hukuk devletini yok etti. Kimse ses çıkarmadı. Can ve mal güvencesi ortadan kalktı. Herkes sırasını bekledi. Emekçi zaten açtı. Karnını doyurma telaşına düştü. Sendikası kapatıldı ortada kaldı. 14 yılda 16 bin işçi öldü. İşsiz kalmakla ölüm arasına sıkıştı ve korktu. Eğitimi yok ettiler. Yandaşlarını da zengin. Ülkeyi önce ‘inananlar ve inanmayanlar’, sonra da ‘karşıtlar’ diye böldüler. İnsanlar bölündükçe, birilerinin evleri tıka basa parayla doldu. Devletin soyulması arttıkça, havuz medyası güç kazandı. Algı yönetimi hız aldı. Baktılar ki; 3 ayaklı proje hâlâ sürüyor. Partiler geriden izliyor. Çıtayı daha da yükseltiler.

• • •

Ve sultan olmaya karar verildi. Bunun için Türkiye Cumhuriyeti ile oynuyorlar. Şehirlerde, ilçelerde şehitler artıyor, gençler ölüyor, analar ağlıyor. Savaş davulları çalıyor. “Eyyy” diye başlayan nutuklar atarak ‘herkese kafa tutuyorlar. Sonu felaketle biteceği belli olan bir kanlı oyuna kalkışıyorlar.



• • •

Bir durup düşünelim; yaklaşık 4 yıldır Suriye’de ve ülkemizde kan akıyor. Esat düşmanlığıyla başlayan iç savaşta 300 bin kişi öldürülmüş. 5 milyon Suriyeli mülteci olmuş. Dünya diken üzerinde. Bu dönemde ülkemize 3 milyon Suriyeli gelmiş. Meclis’te 3 saatte Şam’a gitmeyi, 5 saatte namaz kılmayı planlayan aklı evveller çıkmış. Terör örgütlerini muhatap alan, el atından destek verenler olmuş. TIR’lar içinde insani yardım diye silahlar gönderirken yakalanmışlar. İktidardakiler skandal üzerine skandal yaşatmışlar bize. Niye? “Birisi önce başkan sonra halife olsun” diye.

• • •

Ortadoğu kaynıyor. Uçaklar kentleri, hastaneleri, okulları, yaralı, çocuk, sivil, militan demeden bombalıyor. Rusya, Hazar’dan Azez’e füzeler atıyor. Türkiye de sınırdan obüslerle ateş açıyor. ABD Dışişleri Bakanı Kerry;”Rusya anlaşmalara uymalı yoksa Suriye’de kara harekâtına girmek zorunda kalabiliriz” diyor. Rusya Başbakanı Medvedev; “Kara harekâtının başlaması savaşın uzun olmasına neden olur” diyerek, kanlı bir dönemi işaret ediyor. Neler oluyor?!..

Gayet açık. Bizim yarı cahiller, kendince oyun oynarken, yeni bir dünya savaşının pimini çekiyorlar.

• • •

Türkiye’nin PYD ile PKK’nın birbirlerinden farklı olmadığı ısrarlarına rağmen, hem ABD, hem de Rusya, PYD’nin IŞİD karşı kara harekâtını yapan ortakları olduğunu söylüyorlar. Bu nedenle PYD ile birlikte hareket edilmesini istiyorlar. Aslında Rusya PYD’yi Esat’la anlaştığı ve muhalefete karşı savaştığı için koruyor. ABD ise kendi askeri yerine karada onları kullanıyor. IŞİD’in dünya için bir tehlike olduğu açık. Bu tehlikenin bitmesi için Türkiye’nin katkı yerine, ayak sürüdüğü görüntüsünün varlığı da açık. Giderek sertleşen bir durum var ortada. ABD ve Rusya YPG’ye Türkiye tarafından yapılan bombardımanların bir an önce durdurulmasını istiyor. Durum ciddileşiyor. AKP iktidarı önce ayaklarına kırmızı halı serdiği PYD’yi şimdi terörist ilan etmesinin nedeni belli. Bu durum kafasının karışıklığından değil, IŞİD’i kollama niyetinin ortaya çıkışıyla yakalanmasının getirdiği kızgınlıktan kaynaklanıyor. Yani PKK bahanesi. Gerçek şu ki; bugünkü iktidar organik bağı olan IŞİD’i el atından korumaya çalışmıştır. En azından böyle bir algı oluştu. Ayrıca AKP’ye göre Azez yolunun açık tutulmasının önemi Kürt kantonlarının bağlantısının engellenmesinden daha çok IŞİD’in Türkiye’ye geçmesini kolaylaştırmasıdır. İşte AKP’nin oynamak istediği gizli oyun budur.

• • •

Ne yaptığı anlaşılmayan bir dış politika sadece Türkiye’ye değil, bu bölgeye de müthiş bir sorun yükledi. Yapılan hatalar Rusya’yı Ortadoğu’ya iyice yerleştirdi. Çarlık Rusya’sından beri en büyük hayalleri olan ‘sıcak denizlere açılma’ hedefleri tamamlandı. Artık Rusya, ‘Tartus deniz ve Lazkiye hava’ üsleriyle 4 denizi kontrol atına almış bulunuyor. Daha da ötesi, Doğu Akdeniz altındaki büyük enerji havzalarının da ortağı olma yolunda.

• • •

AKP iktidarı çöküyor. Çökerken Türkiye’yi de santim santim bataklığa gömüyor.

En Çok Okunan Haberler