Alevi misin? Ver oyu al işi

Devlet ayrımcılık yapıp, Alevi gençlere iş vermiyor” eleştirisini yanıtlayan İçişleri Bakan Yardımcısı Öztürk, bilinen ayrımcılığı; “bu siyasi iktidar, kendisiyle ilişkili olmayan kesime, o kadar büyük ağırlık vermediği mümkün” sözleriyle itiraf etti.

Özetle, oy yoksa, Alevi’ye iş de yok!

AKP’nin Evetçi’ye ihtiyacı var. Referandum yaklaştı ve anket sonuçları AKP’yi tedirgin ediyor. HAYIR’lı oylar yüzde 60 civarında!

Bu nedenle Numan Kurtulmuş referandumda Alevilerden EVET oyu toplamak için “Yetiş Ya Ali” düsturunu andıran söylemiyle “Alevi kardeşlerimizle, yurttaşlarımızla devletin yeniden barışması anlamında olan bir tören” daveti yaptı. 21 Mart’ta Ankara’da “Alisiz” bir “HZ Ali’nin doğum günü” yaptılar.

Alevi kardeş ver oyunu AKP’ye, al işini devletten diyorlar.

Mevki, statü, iş ve rant peşinde koşan birkaç Alevi, kolları sıvayıp, AKP’ye ait referandum etkinliği olarak düşünülen “Hacı Bektaş Veli Anma ve Sultan Nevruz Cemi Buluşması”na dahil ve destek oldular.

Düzenleme Kurulu’nda yer aldılar. Sunum yaptılar. Bu siyasal istismara omuz verdiler. AKP’nin referandum hedefli, “Evet Kampanyasının” parçası olmayı kabullendiler.

Referandumda da HAYIR, Alevilik istismarına da HAYIR

Sandık öncesi Alevileri hatırlamak ve istismar etmek, bir tür AKP klasiğidir. Bu durum da Alevilere yabancı değildir.

Referandum kampanyası sürecine bu etkinliğin planlanmış olması, siyasal bir amaç ve stratejik hedef gütmektedir. Bu AKP klasiği istismarlar 2007’den itibaren değişmedi.

21 Mart AKP buluşması, tek adama dayalı rejim için referandumda oy sıkıntısı çeken hükümetin Alevilere şirin görünme ve bir parça evet toplamak içindi. HAYIR’lı Alevileri, HZ Ali’nin doğum günü ile evetleştirmek istenmişlerdir. Hayırsız birkaç Alevi dışında projeye alet olan olmadı.

Nafile..

AKP, Alevi açılımları, Alevi Çalıştayları ve Alevi iftarları denedi. Olmadı. Alevi dedelerine “hac ziyareti” düzenlediler ve

Diyanet kimi Alevi dedelerine “Gri pasaport” dağıttı. Yine olmadı. Aleviler AKP’ye yine EVET demedi. O günlerde de HAYIR dediler. 16 Nisan’da da HAYIR diyecekler.

Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Yine deniyorlar.

Denesinler, sonuç, yine HAYIR olacak!

Kafa karışıklığı olmasın

21 Mart etkinliğin davetçisi de, sahibi de AKP hükümetidir. Dede Kargın Derneği değildir.

Dedekargın Ocağı Dedesi sıfatıyla AKP organizasyonunda yer alan Hüseyin Dedekargınoğlu’nun tutumu, bizzat kendi ocağında kabul görmedi.

Dedekargın Ocağı adına açıklama yapan Post Dedesi Mustafa Dedekargınoğlu “Dedekargın Ocağı dedesiyle talibiyle bu etkinlikle hiç bir ilgisi alakası yoktur. Referandum öncesinde böyle bir etkinliği tasvip etmiyoruz” demiştir.

Türkiye ve Avrupa’daki tüm Alevi Kurumları referandum etkinliğine “istismar” gerekçesiyle katılmadı.

Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Vakıflar Federasyonu ve Alevi Dernekleri Federasyonu katılmadı.
Geriye de çakma kişilikler dışında bir Alevi kurum kalmadı!

Aleviler, HZ Ali’nin doğum günü ya da Sultan Nevruz Cemi istismarıyla, organize edilen AKP’nin referandum toplantısına dahil olmanın ne anlama geldiğini biliyorlar. Bu etkinliğe katılmanın ve bunun bir parçası olmanın, AKP’nin referandum kampanyasının hedefine katkı sunmak ve, AKP’nin siyasal stratejilerine doğrudan hizmet etmiş olacaklarından emindiler.
Aleviler etkinliğe katılmayınca, kendi taraftarlarını taşıyarak salonu doldurmak zorunda kaldılar.

Alevilerin tarihi, dayatmalara biat etmeyerek ve boyun eğmeyerek HAYIR diyen Hüseyinlerin, Osmanlının bozuk düzenin sağlam olmayan çarklarına inadına HAYIR diyen Pir Sultan Abdalların ve gericiliğe karşı “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diyerek, karanlığa ve gericiliğe HAYIR diyen Hacı Bektaşi Velilerin tarihidir.

Kerbela’da Hüseyin’e, Osmanlı’da Pir Sultan’a ve Hacı Bektaşi Veli’ye ihanet edip zalimlerin safına geçenler elbette vardır.
Günümüz koşullarında da iş, rant, statü ve kırıntılar için tek adam rejimi için düzenlenen referandum etkinliklere katılanlar olacaktır.

İstismar değil, laiklik çözümdür
AKP hükümeti, Alevilerle laiklik, inanç özgürlüğü, insan hakları, demokrasi ve temel haklar hukukunun olduğu masaya oturmuyor. Örneğin, AİHM’in “Zorunlu din derslerini kaldırma” ve “Cem evlerini tanıma” kararlarını uygulamak için Alevilerle masaya oturmuyor. Oy, istismar ve gericilik masasına davet ediyor.

AKP’nin Alevilerle kurduğu iki ilişki/iletişim biçimi var; Biri Aleviliği yuhalatmaya varan nefret ve ayrımcılık söylemi, diğeri ise istismara dayalı sahte açılım, çalıştay, iftar ve 21 Mart etkinliğidir.

İktidarı pekiştikçe nefret ve ayrımcılık söylemine sığınan AKP, seçim öncesi ikinci kanal açılımı yapıyor. Bu kanalları da Reha Çamuroğlu, İbrahim Yiğit, Hüseyin Dedekargınoğlu, Özdemir Yalçın gibi aracıları kullanarak yapıyor. Ama nafile. Olmuyor. Başaramıyorlar..

Alevi toplumu bu faydacı ve menfaatçi taktikleri ve istismarları artık ezberlemiş durumdadır. O nedenle AKP’nin ne yaparsa yapsın, Alevileri HAYIR tercihinden dönüştürmesi mümkün olmayacaktır.

Zira laiklik, demokrasi ve temel haklar hukukundan firar ederek, istismar ve gericilik sofrasında Alevilerle buluşmak mümkün değildir.

En Çok Okunan Haberler