Altan Öymen: Kurallar oluşturulurken internet göz önüne alınmalı

Muharrem İnce’nin geçen hafta İsmail Küçükkaya’ya attığı “Adam kazandı” mesajının Küçükkaya tarafından FOX TV’de duyurulması çok konuşuldu. Küçükkaya’ya bu yüzden kızanlar da oldu, yaptığının gazetecilik olduğunu savunanlar da. Özellikle sosyal medyada İnce’nin seçmenleri Küçükkaya’ya çok sert tepki gösterdi. İnce ise Küçükkaya’yı suçlamak yerine kendisinin hata yaptığını savunarak “Orada bir hatam oldu, onu kabul edeyim. Ben İsmail Küçükkaya’ya arkadaşça mesaj attım. Onun haber yapacağını tahmin etmedim" dedi. Bu sözler de tepkiyi azaltmak yerine daha da artırdı. Biz de haftanın bu en çok konuşulan konusunu duayen gazeteci ve eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen ile bu konuştuk. Öymen “İsmail Bey’i suçlamak doğru değil. Haber de önemli tabii ilk haber seçimden sonraki. Bir ilk demeç daha doğrusu” dedi.

İnternetten önce demeç veren kişiyle gazetecinin anlaşma yaptığını aktaran Öymen “Basın kuruluşları şimdiye kadar olduğu gibi ilkeleri belirlerken bu konuda da internet devrimini, internet dönemini göz önüne alarak internet kuralını oluşturmalı ve biraz daha açık olarak ortaya koymalılar ki bunu siyasetçiler de bilsin. Böyle anlaşmazlıklar yaşanmasın” ifadelerini kullandı.

İnternet devrinde bir boşluk var

“İnternet haberleşmesi ortaya çıkmadan önce, gazeteci-siyasetçi haberleşmesi genellikle telefon yoluyla yapılırdı” diyen Öymen şöyle devam etti: “İki taraf daha görüşmenin başlangıcında anlaşırlardı. Bu bir özel konuşma mı, yayımlanmak için mi, bu belirlenirdi. Ona göre davranırlardı. Ayrıca siyasetçi, gazeteciden demeç olarak yazacaklarını kendisine okumasını isteyebilirdi. Yayımlanacak demeçte istediği değişikliği yapabilirdi. Benim gazetecilik dönemimdeki uygulama buydu. Siyasetçi olduğum zamanlarda da ben bu uygulamaya uydum. Tabii şimdi devir internet devri. Burada siyasetçi söyleyeceğini yazılı olarak bildiriyor gazeteciye. Yani kendi eliyle yazıyor. Burada da bir anlaşmaya varılması gerekebilir. Eski dönemlerdeki uygulamaların aslında bazı kuralları vardı. Bu Basın Konseyi, gazeteci cemiyetleri, basın ilkeleri bu dediklerimi tespit etmişlerdir. Ancak internette yazıyla olunca burada bir açık bir boşluk olduğu anlaşılıyor kurallar açısından. Yani kurallar henüz görüşülmemiş gibi.”

Gazeteci hemen duyurmak ister

Acil bir şey olduğunda gazetecinin bunu hemen duyurmak isteyeceğini söyleyen Öymen “Önemli bir şeyse gazeteci bunu hemen tabii yayımlamak ister. Eğer bir görüşme yapılmamışsa bununla alakalı, bunu yazılabilir anlamında telakki edebileceği düşünülebilir. Zaten Muharrem Bey kendisi de söylüyor, ‘Gazeteci olduğunu unuttum.’ diye. Anladığım kadarıyla kendi yazışmaları sırasında bu konu konuşulmamış. İsmail Bey’i suçlamak doğru değil. Haber de önemli tabii ki. Seçimden sonraki ilk haber, bir ilk demeç daha doğrusu. Ama buradan çıkacak sonuç şu: Basın kuruluşları şimdiye kadar olduğu gibi ilkeleri belirlerken bu konuda da internet devrimini, internet dönemini göz önüne alarak internet kuralını oluşturmalı ve biraz daha açık olarak ortaya koymalılar ki bunu siyasetçiler de bilsin. Böyle anlaşmazlıklar olmasın” ifadelerini kullandı.

Herkesin böyle ilişkileri olur

Öymen “Gazeteci-politikacı ilişkisi çok tartışıldı. Siz hem gazetecisiniz hem politikacısınız. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz” sorumuz üzerine şunları söyledi: “Aynı zamanda dostuymuş, arkadaşıymış. Ama herkesin öyle ilişkileri olur. Ben de kendim hem gazetecilik yaptım hem siyasetçilik yaptım. Gazeteciyken siyasetçilerden de dostum oldu. Tersi de oldu. Benim zamanımda internet yazışmasıyla yapılmazdı, telefonla yapılırdı. Onun da kuralları aşağı yukarı belli olurdu. Gazeteci “Senden demeç istiyorum” derdi. Politikacı da “Peki söylerim ama sen bana okuyacaksın. Aceleyle yanlış bir şey söylersem düzeltmek isterim, düzelteceksin” derdi. İnternette hakikaten bir boşluk olduğu anlaşılıyor gazetecilik kurallarıyla alakalı. Ben bununla ilgili komisyonlarda da bulundum. İstemediği şeyi yazmasın yahut ağzından ne çıkarsa yazsın gibi uygulamalar vardır.”

En Çok Okunan Haberler