Ankara Garı Yerleşkesi, Medipol Üniversitesi’ne mi verildi?

Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), düzenlediği basın toplantısıyla TCDD Ankara Yerleşkesi’ne dair Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nde askıya çıkan imar planı değişikliğini masaya yatırdı.

Plan değişikliğinde söz konusu alanın özel üniversite alanı olarak ifade edildiğini belirten Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Burası Sağlık Bakanının kurucu olduğu Medipol Üniversitesi’ne mi verilmiştir?” diye sordu.

‘BU ALAN BİR VAKIF ÜNİVERSİTESİNE TAHSİS EDİLMİŞ’

Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nde yapılan toplantıda konuşan Candan, plan notlarının değerlendirildiğinde, söz konusu alanda emsal artışlarıyla birlikte 300 bin metrekarelik bir yapılaşmanın öngörüldüğüne dikkat çekti.

Plan değişikliğinde alanın, “Özel üniversite alanı” olarak ifade edildiğini belirten Candan,”Bu demektir ki bu alan bir vakıf üniversitesine tahsis edilmiş, Hacı Bayram Veli Üniversitesi bir devlet üniversitesi olarak devre dışı kalmış durumda. O dönem Hazine’ye mi verilecek yaklaşımları tartışmadayken bir taraftan da Medipol’e verilecek sağlık kampüsü olacak gibi söylemler vardı. Buranın da yaklaşık tıp fakültesi olacağı, içinde hastane işlerinin de gerçekleşeceği ifade ediliyor. Hükümet bize bir açıklasın. Burası Medipol Üniversitesi’ne mi verilmiştir?” dedi.

‘ALANIN İÇİNDE 13 TESCİLLİ YAPI VAR’

Medipol Üniversitesi’nin kurucusunun Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olduğunu hatırlatan Candan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sağlık Bakanlığı yapan birisinin üniversitesine mi tahsis edilmiştir? Bunu açıklamaları gerekiyor. Bu alanda 116 bin metrekarelik emsal 1,5’tan bir inşaat öngörülüyor. Bodrum katların tamamı emsal dışı olarak gösteriliyor. Emsal dışı yapılaşmalarla birlikte 2’yi aşacak bir emsal artışı görülüyor. Gar yerleşkesinin daha önce 49 bin metrekarelik alanı Hazine’ye devredilmişti. Planda küçük parsellerle birlikte alan yaklaşık 78 bin metrekare. Bu plan değişikliğinde ise 116 bin metrekarelik inşaat alanı verilirken 300 bin metrekarelik bir inşaat alanıyla karşı karşıyayız. Bina yükseklikleri 35,5 metre olacak.”

‘ALANDA 12 TESCİLLİ YAPI VAR’

“Ankara Gar Yerleşkesi, Başkent’in Cumhuriyet’e açılan kapısıdır” diyen Candan, alanın bölünmesini ve vakıf üniversitesine verilmesini doğru bulmadıklarını söyledi.

Alanın içinde 13 tescilli yapı olduğunu aktaran Candan, “TCDD Müzesi ve Mimar Kemalettin’in eseri İkinci Bölge Müdürlüğü var. Bu 13 yapı da vakfa tahsis edilmiş durumda. Buradaki tescilli yapılarla ilgili tedirginiz. Tescilli yapıların yanına yapılacak inşaatlarda çekme mesafesi yok. Bu dibine yapılabileceği anlamına geliyor. Tescilli yapıdan çekme mesafesi diye bir şey yok. Tescilli yapıların kapatan bir proje de önümüze gelebilir” dedi.

Plan değişikliğini yargıya taşıyacaklarını kaydeden Tezcan Karakuş Candan, “Plan değişikliğini hukuksal sürece taşıyacağız ve daha önce açtığımız protokol anlaşmasının iptali ile birlikte Ankara Garı’nın bir bütün olarak korunmasını öngörüyoruz. Bir de ulaşım açısından önemli bir boyutu var, Ankara ulaşımı kilitlenecek” diye konuştu.

‘ÇALIŞANLAR MANEVRA YAPMAKTA ZORLANIYOR’

BTS Ankara Şube Başkanı İsmail Özdemir, “Ankara Garı, kentin merkezinde bir yerde Cumhuriyet’in temellerin atılmasıyla birlikte şekillendi. Ankara Garı kamusal alanın iktidar tarafından talanıyla karşı karşıya. Kayseri ve İstanbul garlarında da böyle olmuştu. Şehirlerin merkezinde kalan alanları iktidar kendisine mülk yapma, yandaşlarına peşkeş çekme uğraşı içinde” dedi.

Gardaki hat sayısının düşürüldüğünü aktaran Özdemir, “Uzunca bir zamandır TCDD işletmeciliği yapılırken, Ankara Yeni Tren Garı ile birlikte demiryolu işletmeciliği yavaş yavaş sekteye uğramış vaziyette. Eskiden Ankara Garı’nda 17 hat varken, 13 hata düşürüldü. Ağırlık alışveriş merkezi yapıldı. Bizler çalışanlar olarak manevra yaparken zorlanıyoruz”

‘İŞLETMECİLİK ZAFİYETİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ’

İşletmecilik zafiyeti yaşandığını söyleyen Özdemir, şöyle devam etti:

“Burada demiryolu araçlarımızın konum yön değiştirme kuşak hattı vardı. Burayı kapattılar hat sayısını düşürdüler ciddi şekilde işletmecilik zafiyeti ile karşı karşıyayız. Bu binaları getirip buraya yerleştirdiklerinde de haliyle nüfus ve yerleşim artacak. Bizler bu yanlış gidişata karşı Kayseri’de dava açmıştık ve hukuki yönden kazanım elde etmiştik. Yine Mimarlar Odası Ankara Şubesi ile dava açtık. Biz bunu toplum vicdanına taşıyacağız ve toplum vicdanında geri adım attıracağız. Hukuki anlamda ve eylemsel anlamda mücadeleye devam edeceğiz.”

En Çok Okunan Haberler