Aşıyı reddedenlerin sayısı 23 bine yükseldi

Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu üyesi ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, son yıllarda artan kızamık sayısındaki artışa dikkati çekti.

Türkiye'de özellikle aşılama oranının son derece yüksek olduğu dönemlerde birçok hastalığın belirgin şekilde azaldığını belirten Prof. Dr. Ceyhan, 20 yıldır çocuk felci görmediklerini söyledi. Kızamık vakalarını yılda 10'un altına kadar düşürmeyi başardıklarını anlatan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, "Son birkaç yıldır Türkiye'de artan aşı karşıtı söylemler var. Halkın bunun etkisinde kalarak, çocuklarını aşılatmamaya başladıklarını görüyoruz. 2013 yılında 980 olan aşı reddi 2017'de 23 bine kadar çıktı. Böyle olunca Türkiye'de aşılama oranları düştü. Hiçbir aşı tek başına yüzde 100 koruyucu değildir. Aşılanan çocukların yüzde 1-2'si aşıya rağmen korunmayabilir ama bu oran bütün hastalıklar için geçerlidir. Ama aşılar yüzde 100 etkilidir. Yüksek oranda aşılama yaparsanız, hiçbir çocuk hastalanmıyor. Ancak aşılama oranları düşerse, aşılamaya rağmen korunamayan yüzde 1-2 çocuk da hastalığa yakalanır" dedi.

AŞIYA RAĞMEN KORUNAMAMA

Geçen yıllarda Avrupa'da ortaya çıkan salgınların etkisiyle Türkiye'de salgın hastalıklarda artış yaşandığını kaydeden Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, "Ancak biz yüksek oranda aşılama yaptığımız için bu tip salgınlarda korunuyorduk. Çoğunluğu aşıyı reddeden ailelerin çocuklarında olmak üzere aşılanan birkaç vakada hastalık gördük. Aşıya rağmen hastalanmalarının tek nedeni var, başka çocukların aşılanmaması. Aşılanmayı ilaç gibi değerlendirmemek lazım. İnsan ilaç tedavisini istemeyebilir, kendisini ya da çocuğunu riske atar ama aşı öyle değil. Bir kişi çocuğunu aşılatmazsa başka bir ailenin aşılı çocuğunu da riske atmış olabilir" diye konuştu.

"BATI TIBBI DİYORLAR"

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, aşı karşıtı söylemlerde bulunanların bilmediği için yanlış konuştuğu bazı konular olduğuna dikkati çekti. Prof. Dr. Ceyhan, "Örneğin aşılamayı batı tıbbı gibi lanse ediyorlar ama hiç alakası yok. Aşılanma dünyaya Türkler tarafından öğretilmiştir. Türkler Orta Asya'dan aşılamayı getirmiştir. İstanbul'da İngilizlere öğretmişler ve İngilizler yoluyla dünyaya yayılmıştır. 19'uncu yüzyılın sonlarında 2'nci Abdülhamit döneminde Paris'e gönderilen bir ekip aşı üretimini öğreniyor ve o dönemde Osmanlı İmparatorluğu aşı üretimini yapan ilk ülkelerden biri oluyor. Bu aşılama faaliyetleri teknolojiye ayak uyduramayınca duruyor. Ama son yıllarda Türkiye'de aşı üretimiyle ilgili faaliyetler var. Bunu batılıların bize dayattığı bir işlem gibi dile getirmek son derece yanlış" diye sözlerini sürdürdü.

'AŞI YAPTIRMAMANIN BEDELİ BÜYÜK OLABİLİR'

Çocukları aşı yaptırmamanın bedeli büyük olabilir diyen Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, şu bilgileri verdi

"Kızamık tehlikeli bir hastalıktır. Geçen yıl kızamık vaka sayısı 85 idi. Eğer aşı reddi devam ederse bu rakamların artması kaçınılmaz olacaktır. Kızamığa yakalanan her 1000 çocuktan 20'sinde ölüm bekleniyor. Umarım bu vakalara ulaşmayız. Bunun tek yolu da aşılamadır. 'Aşı özgürlüğü' kavramı en büyük tehlike ve yanlış bir düşünce. İnsanlar aşıyı ilaç tedavisi ile karıştırıyor. İlaçla tedavi olmamak özgürlük olarak değerlendirilebilir ama bir insanın hürriyeti, başka insanların hürriyetine zarar verdiği noktaya kadardır. Burada da böyle bir durum söz konusu. Sizin çocuğunuzu aşılatmamanız başka çocukların sağlığını etkiliyorsa bunu özgürlük olarak değerlendirmemek lazım."

En Çok Okunan Haberler