Basın özgürlüğü gününde 148 gazeteci cezaevinde!

UĞUR ŞAHİN ugursahin@birgun.net @uugurs

Bugün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü. Birleşmiş Milletler'in (BM) ilan ettiği günde dünya çapında basın özgürlüğünün önemine dikkat çekilirken, Türkiye, bir Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne daha karanlık bir tabloyla girdi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) yayımladığı son veriler, Türkiye'de medya sektörünün içinde bulunduğu iç karartıcı durumu bir kez daha gözler önüne seriyor. TGS’nin verilerine göre, medyaya yönelik baskıların her geçen gün arttığı Türkiye’de tam 148 gazeteci ve medya çalışanı Basın Özgürlüğü Günü’ne tutuklu olarak giriyor.

Basın özgürlüğünde büyük gerileme
Basın özgürlüğünün güçlendirilmesi için dünya çapında çalışmalar yürüten Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün geçen günlerde yayımladığı rapora göre, Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülkede 157'nciliğe geriledi. Türkiye, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da ‘gazetecilik yapmanın zor olduğu ülkeler’ kategorisinde yer aldı. Freedom House'un açıkladığı 2018 Dünyada Özgürlükler Raporu'nda, Türkiye ‘kısmen özgür’ kategorisinden ‘özgür olmayan ülkeler’ arasına alındı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş ile gazeteci kökenli CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne ilişkin BirGün’e konuştu.

‘Kutluyoruz’ diyemiyoruz
TGC Başkanı Turgay Olcayto, son yıllarda olduğu gibi 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü buruk karşıladıklarını ifade ediyor. Olcayto, “Arkadaşlarımıza, ‘3 Mayıs’ı kutluyoruz’ diyemiyoruz. Çünkü basın özgürlüğünde ciddi bir gerileme mevcut. Düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engeller kalkmıyor” diye konuşuyor.


Tablo iç karartıcı
148 gazetecinin cezaevinde olduğunu hatırlatan Olcayto, “Tablo gerçekten iç karartıcı” diyerek devam ediyor. Turgay Olcayto, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Çok fazla da işsiz arkadaşımız var. OHAL’in ilanından bu yana, var olan baskılar arttı. Ama biz umudumuz asla yitirmiyoruz. Elimizden geldiğince mücadele edeceğiz. Gazeteciliğin suç olmadığını, iktidara anlatmaya çalışacağız.”

Tektipleşmenin göstergesi


TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, 3 Mayıs’ın her seneden daha kritik bir süreçte kutlandığını dile getiriyor. Durmuş’a göre, Türkiye hiç olmadığı kadar basın özgürlüğünde geriye gidiyor. Gazetecilerin keyfi sebeplerle tutuklandığı, gözaltına alındığı bir dönemde basın özgürlüğünden bahsedilemeyeceğini vurgulayan Durmuş, “İktidar çizgisinde olmayan tüm yayın organlar soruşturmalara hedef oluyor. Bununla birlikte medyadaki tek tipleşme de en az baskı ve sansür kadar ifade özgürlüğünü tehdit ediyor. Doğan Grubu’nun hükümete yakınlığı ile bilinen Demirören Grubu’na satılması medyadaki tektipleşmenin doruk noktasına ulaşması anlamına geliyor” diyor ve ekliyor: “Bu baskılardan çıkışın yegâne yolu örgütlenmektir. Yan yana gelen, omuz omuza veren gazetecilerin gerçekleri iktidarların, patronların baskılarından daha güçlüdür.”

Özgürlüğe sahip çıkılmalı


Her ay, ‘basına yönelik hak ihlalleri’ raporunu hazırlayarak, ‘medya üzerindeki kara bulutları’ gündeme taşıyan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş’a göre, AKP’yle birlikte basına yönelik baskılar katmerlendi. Yarkadaş, "Dünyanın her yerinde iktidarlar gerçeği yazan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri hedef alıyor. En son nisan ayında Filistin’de 2 gazeteci arkadaşımız İsrail askerlerinin kurşunuyla katledildi. Afganistan’da da canlı bomba saldırısı sonucu gazeteciler yaşamlarından oldu. Dünyanın her yerinde gazetecilik, en tehlikeli meslek haline geldi. Yönetme krizi çeken iktidarlar, gerçekler öğrenilmesin diye gazetecilere yönelik baskı uyguluyor” ifadelerini kullanıyor.

CHP’li vekil, sözlerini şöyle noktalıyor: “Bilinsin ki gazetecilik bir kamu mesleğidir. Gazeteciler kamu adına soru sorarak görevlerini yerine getirir. Gazeteciler özgürce yazamıyorsa demokrasi yoktur. Demokrasiye sahip çıkmak için basın özgürlüğüne de sahip çıkılmalı.”

En Çok Okunan Haberler