Biz bu ibreti istediğimiz için almadık!

Bir cins olarak sınanmaya mı geldik bu dünyaya? Dünyanın bütün zulmünü üzerimize yığıp bizi test ediyorlar? Nevin’e müebbet vermişler. Müebbet. “Tecavüzcümü öldürdüm” dedi kadın. Önce haber yapan medya sonra ağız değiştirdi. “Ama ilişkileri varmış” dedi. İlişkileri olunca adamın tecavüzü normal, kadının buna itirazı anormal, bu durumu izleyip kadına “orospu” damgası vuran ahali zaten “millet iradesi”. Diyelim var. Erkeğe evli olduğu ya da sevgilisi olan kadına tüfek zoruyla tecavüz etme hakkı  mı veriyor “ilişki”? Ama “pardon” tabii. Kadınlar bu dünyada erkeklerin arzularını isteklerini hizmetlerini yerine getirmek için varlar. Kadının bir “ilişki”si olmayagörsün. Kendine ait bir hayatı, bu hayata dair istekleri olamaz. İradesi olamaz. Kadınların iradesini yok saymak onları neredeyse boş bir kutuya indirgemek her sınıftan her siyasi görüşten her kültürel arka plandan erkekliğin olmazsa olmazı. Adeta onları tek bir amaçta birleştiriyor. Kadınları köle pazarlarında satan IŞID ile etek boyuna ruj rengine karışan, hamileliği kürtajı kadının değil kendi kararı olarak gören hükümete, kadınların mitingine gelmekte ısrar eden erkeklere kadar erkeklerin alayında bu kadın iradesini tanımama hali var. Kadın iradesini çiğneyerek erkekliklerini inşa etme hali var. Erkeklik bu.

Kadın değil erkek öldürmüş olsaydı bu “ilişki” öldürmek için bir bahane olarak öne sürülecekti. Erkek “kıskandığı” “ağır tahrik” olduğu, “namusunu temizlemek” için öldürmüş sayılacaktı. Zira bir erkekle “ilişki” içinde olmak bir kadının onun malı haline gelmesi demek oluyor. Bir erkekle ilişkisi varsa kadının, ondan sonra artık onun arzu ve istekleri halefine yaptığı her şeyde kadını cezalandırma hakkı erkeğin elinde. Yani kendi malı üzerinde her türlü tasarruf hakkına sahip erkek. O yüzden “karıyla koca arasına girilmez!” misal. Ev içi şiddet “özel hayata” ilişki bir mevzudur tam bu yüzden. Bir mal nasıl itiraz edemezse kadından da öyle itiraz etmemesi bekleniyor. İşte bu yüzden kocalar, sevgililer, babalar, abiler, kardeşler kadınları kendi isteklerini yerine getirmedikleri, itiraz ettikleri, boyun eğmedikleri için dövebiliyor, öldürebiliyorlar. Boşanmak istedikleri için, ayrılmak istedikleri için, alıştıkları maddi manevi konforu artık erkeklere sağlamadıkları için. Ve erkekler komşularını öldürseler alacakları cezaları almıyorlar “ilişki”de bulundukları kadınları öldürdüklerinde.

Erkekler, işte bu yüzden  öldürebildikleri için öldürüyor tecavüz edebildikleri için tecavüz ediyorlar....”kanun” ve “uygulayıcıları” da bunun yolunu açıyor. Nevin’e müebbet vererek bizi ispat yükünden kurtardılar. Bir kez daha “hukuk”un kanununun cins ayrımcılığı üzerinden uygulandığını açıkça görmemizi sağladılar. Özgecan’ın katlinden sonra tecavüzcüleri “ascaz kescez” diye atıp tutanlar yaptı bunu. Herhangi bir kadın katili erkeğe bir kere bile mevcut bir cezayı tam olarak uygulamayan erkekler ve onların adaleti. Öldüren kadın olunca “kızgın-kıskanç-öfkeli”,”çıldıran sevgili” tanımlarını hiç duymadık misal. “Cinnet geçirdi kafasını kesti” demedi kimse. Halbuki ailesi, köy ahalisi, dedikodu arasından pekala cinnet geçirmiş olabilir kadın. Karakola-jandarmaya gitse “sen nasıl kuyruk salladın” diye soracaklarını bilmemesi mümkün mü? Hiçbir vakit adaletin sağlanmayacağını bildiğimizden, bu kıstırılmışlıkta hepimizin içinde durup duran o cinnet yok mu? Ama ceza verilirken “cinnet” hali bir indirime yol açmıyor erkeklerde olduğu gibi. Kadın cinnet geçiremez. Belli ki geçirse de “gitsin kadın gibi köşesinde ağlasın, cinnetini içine atsın, tecavüze katlansın, çizmeyi aşmasın adam öldüremez!” deniyor. Daha da vahimi “haksız tahrik” indirimi, “sanığın duruşmada sergilediği tavırlar” nedeniyle iyi hal indiriminden yararlandırılmamasına karar veriliyor. Nevin takım elbise giymemiş belli, boynunu bükmemiş, en vahimi erkek olmamış. Zira mahkeme kendini kadının yerine koyamıyor. Kendini tecavüzcünün yerine kadın katillerinin yerine  daha doğrusu erkeklerin yerine koyuyor hep. “Ben olsaydım ya?” diye düşünüyor onlar adına. Halbuki Nevin pişmanım diyor. Diyor ki  “Ben hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım. Eğer gönüllü ilişki olsaydı öldürmez, onunla çeker giderdim. 2 yıldır çocuklarıma hasret yaşamazdım. Kimse ne böyle ölmek ne de öldürmek ister, pişmanım” ama mahkeme basıyor müebbeti. İbreti alem için. Diğer kadınlara bir ders olsun tecavüzlere katlansınlar seslerini çıkaramasınlar diye. Kaçırdıkları ufak bir husus var. Yalnız o müebbet değil ibreti alem olan. Bir de Nevin’in yaptığı var ibreti alem olan. Adaletin erkek olduğu yerde, biz o cinnetin kenarındayız.

En Çok Okunan Haberler