Bu da çimende demokrasi

Olof Palme ve ailesi, yaz tatillerini, hemen her yıl, İsveç’in Gotland Adası’nda geçirirmiş. 1968 yazında, İsveç’in efsanevi Başbakanı Olof Palme, ülkenin güneyindeki Gotland’da, il örgütünün ricasıyla, bir kamyonun üstünden, çok değil, birkaç yüz kişilik bir dinleyici grubuna seslenir. O gün, Palme’nin ve onun ardından söz alan, parti içindeki en büyük siyasi rakibi Krister Wickman’ın konuşmaları, 40 yılı geride bırakan bir siyasi geleneği başlatır. Üzerinden konuşmaların yapıldığı kamyon, adada Almedalen’daki bir kulenin yakındadır. Sonraki yıllarda, adadaki Sosyal Demokrat Parti’nin il örgütü, Almedalen’daki konuşmaları düzenli şekilde organize etmeye başlar. Partililer, her yıl temmuz ayının ortasında, Gotland Adası’ndaki Almedalen Kırı’nı doldurmayı alışkanlığa çevirir. Toplantılar giderek Antik Yunan’daki doğrudan demokrasi tadına bürünür, ateşli tartışmalar yaşanır.
Medyanın ilgisi artıkça 70’lerin başında olay iyice büyür. Sosyal Demokratların dışındaki partiler de toplantılara katılmaya başlar ve Almedalen’daki konuşmalar, Almedalen Haftası’na dönüşür. Birkaç yüz dinleyiciyle başlayan Almedalen Haftası’nda geçen yıl yaklaşık 8 bin katılımcı yer almış. Gotland Belediyesi’nin açıkladığı bu rakama, dinleyiciler dâhil değil. 2009’da bu hafta içinde 1441 seminer düzenlenmiş ve haftayı 450 gazeteci takip etmiş.
Başkent Stockholm’e, deniz otobüsü tipi gemilerle 3 saat uzaklıkta olan adada, yapılan toplantıların programını ulusal partilerin Gotland ombudsmanları düzenliyor. Gotland Belediyesi de organizasyonun ev sahipliğini üstlenmiş durumda. Almedalen Haftası’na, sivil toplum kuruluşları ya da lobi grupları da katılabiliyor. Dernekler ya da kâr amacı güden ticari kurumlar bile Almedalen kriterlerine uymak koşuluyla adada yerini alabiliyor.
Katılım kriterlerinde ilk istenen, toplumun bir sorununa, fikir uyandıracak bir soru geliştirmiş olmak. Elindeki bu çok iyi soru ve ortaya koyacağın cevapla başvurunu yapabiliyorsun. Olay bir tartışma, bir söyleşi veya bir sunum yoluyla gerçekleşebilir. Önemli olan bunların içinde bir sorgulama olması ve bir diyalog içerebilmesi. Sunumun herkese açık ve dinleyiciler için ücretsiz olmalı. Ticari veya kamusal bir organizasyonu anlatmak, bir ürünü tanıtmak; örneğin bir kitabı, katılım kriterlerine uymuyor. Bir hizmet veya bir şey satmak da katılım kriterine aykırı. Yapılan sunum asla eşitlik haklarını ihlal etmemeli. Son olarak da Almedalen Haftası’na katılımcı olduysan, ne yapacaksan Gotland Adası’ndaki Visby şehri içinde ya da yakınlarında yapacaksın.
Bu haftaya, İsveç’in Başbakanı el mecbur gidiyor, ana muhalefet partisinin lideri de orada oluyor. Almedalen Haftası’nı, İsveç için aslında bu kadar önemli yapan açık havada siyaset kültürünü getirmiş olması. Demokrasi sadece parlamentoda kalmıyor, çayıra çimene de taşınıyor. Milletvekillerinin kendilerine söz verecek bir meclis başkanı olmaksızın da yan yana durup siyaset yapabilmeleri sağlanıyor. Meclisin vekillerine, baskı grupları, kamu yararına, bu sefer medyayı kullanmaksızın doğrudan ulaşabiliyor. Yapılan yakıştırma, siyasilerin açık havada, oksijen alarak kafalarının daha çok çalıştığı yönünde.
Hafta boyunca bazen birden fazla toplantı aynı saatlere gelebiliyor. Ortada kesin bir rekabet ortamı var. Bunca yıldır Almedalen Haftası’nın eskimeden süre gelmesi de rekabetin gücüne dayanıyor. Gotland’daki Almedalen Haftası ilgi görünce 1980’lerde başka kentlerde rakip düzenlemeler çıkar. Almedalen’ı organize edenler, 1982’de seminerleri devreye sokarlar. O yıl, hafta dahilinde, ilk kez, bir ekonomi semineri düzenlenir. Seminerler sayesinde Gotland, rakiplerini siler, 40 yılı aşkın bir süredir siyasetçiler haftasına ev sahipliği yapar. İsveç, siyasetçisini bu haftayla demokrasi eğitiminden geçirir.

En Çok Okunan Haberler