Bu sayılmaz, yine bekleriz

İsveç’te A’dan Z’ye her şeyin istatistiği tutulur. Devlet istatistik kurumu SCB, bu iş için vardır ve kurum 1858’den beri sürekli olarak döküm yapmaktadır. Ne var, ne yok sayıp sıralama konusunda A’dan Z’ye tabiri, burada tam da yerine denk düşüyor çünkü kurum istatistiğini tuttuğu konuları da alfabetik olarak sıralayarak düzene koyuyor. Öyle ki kolaylık olsun diye yapılan bu sıralamada alfabenin hiçbir harfi boşta kalmıyor. Memleketi yönetenlerin bilmesi gereken “Burada neler oluyor?” konularının; nüfus, enerji, çevre ve ekonominin sayılara dökülmüş halini kurum, tüm dünyayla internet üzerinden paylaşıyor. Kültür araştırmaları, demokrasi, eğitim istatistikleri, ulaşım ve iletişim sayıları, kurumun 1385 çalışanı tarafından, pazartesiden cumaya hafta içi her gün, 9.30 itibariyle yenileniyor. Devletin saysın diye kuruma ayırdığı bütçe 552 milyon kron. Kurumun toplam yıllık cirosu 1 milyar 34 milyon kron. Durum böyleyken SCB, sayıyor da sayıyor.
İsveç istatistik kurumu SCB,  saymaktan geri kalmıyor ama takibini yaptığı toplum özellikle son yıllarda sayılıp sıralanıyor olmaktan yorgun düşmüş durumda. İsveç’in önde gelen gazetelerinden Dagens Nyheter’in yaptığı araştırmaya göre; kamu kurumlarının yürüttüğü araştırmalara katılım oranları hızla azalıyor. Bu da bulunan ve kullanılan istatistikleri güvensiz hale getiriyor. Örneğin Mayıs 2012 rakamlarına göre İsveç’te gençler arasındaki işsizlik oranı SCB tarafından yüzde 28 olarak duyurulmuş. Burada kurumun bağırmadığı gerçek şu; bu sayı yüzde 25,6 da olabilir, yüzde 30,4’e de denk düşebilir. Devlet istatistik kurumunun hata payları böylesi geniş bir aralığa tekabül ediyor. İşsizlik bilgileri yapılan sözlü anketlerle belirleniyor. Yani halkın belli bir kesimiyle konuşulup ülke için genelleme yapılıyor.
İşsizlikle ilgili daha sağlıklı rakamlara başka yollarla ulaşmak mümkünse de bazı istatistikler var ki katılımcı sayısı, çok belirleyici oluyor. Bunlardan biri, uzun yıllardır İsveç halkı üzerinde istatistiği tutulan “Zamanı kullanım araştırması”. SCB’nin yürüttüğü bu istatistiksel bilgiyle İsveç’in eşitlik politikası şekillendiriliyor. Zamanı kullanım araştırmasına göre geçen sonbaharda bir günü anlattırılan İsveç erkeklerinin, kadınlara göre daha fazla temizlik yaptığı ortaya çıktı. İsveçli kadınların da 10 sene öncesine göre ev işlerine günde 14 dakika daha az vakit ayırdığı belirlendi. Araştırmaya 7 bin 366 hane katılacak diye hesaplanıyordu ama Dagens Nyheter gazetesi bu son araştırmaya sadece 2998 evin dâhil olduğunu duyurdu. Bu da gösteriyor ki her 10 kişiden 6’sı zamanını nasıl kullandığının araştırılmasına zaman ayırmadı. Stockholm Üniversitesi’nden İstatistik Profesörü Lars Lyberg, böyle çalışmalarda hedeflenen gruptan yüzde 60 gibi bir kaymanın sonucu etkileyeceğini ve varılan genellemelerin çarptırılabileceğini söylüyor. Uzmanların “Araştıramıyorsanız, yayınlamayın” noktasına getirdiği eleştirilere kurum tarafından “Matematiksel metotlarla kayıpları kompanse etmeye çalışıyoruz” yanıtı geliyor.
2005’te işsizlik anketinde her 5 kişiden birinin ne yaptığı bilinemezken 2012’de her 4 kişiden biri istatistik çalışmasına katılmamış. Zamanı kullanım araştırması için 2001’de hedeflenen kitlenin yüzde 39’undan cevap alınamamışken bu rakam 2011’de yüzde 59’a yükselmiş. Telefon anketlerini yürüten kurum çalışanlarından Karin Gillberg, bu durumu İsveç’te gittikçe azalan sabit telefonlara bağlıyor. Artık pek çok kişinin birden fazla cep numarası olduğunu söyleyen Gillberg, “Bazen bir ay boyunca bir sabit numarayı 30 kez arıyoruz ve hiç yanıt alamıyoruz. Elimizdeki çoğu numarayı da kaybediyoruz” diyor.
Cebimize giren telefonla nerede olduğumuz bulunuyor ama aklımızdan geçen için hâlâ ağzımızı açmamız gerekiyor. İnsanı sayıya vurma çabası, ne kadar iddialı olsalar da İsveç’te de yanılgı paylarını arttırarak savuşturulacak.  Yine de İsveç için tam 22 yıldır aksamadan sayılan bir konu var, ‘yazın güneşli geçen saatler’. Meteoroloji, bu yaz Stockholm’de, 23 Haziran’dan beri sadece 216 saatin günlük-güneşlik geçtiğini söylüyor. SCB hiç aramasın, yağmurlardan bitkiniz.

En Çok Okunan Haberler
  • 1986 yılında biz lisedeydik. Varşova Paktı ayaktaydı. Gülünün Solduğu Akşam'ı okudum. Kitabın kapağını
  • Biraz da dilden konuşalım... Bıkkınlık veren “siyasal gündem”den başımızı kaldırıp “Dil
  • “Negri,Agnoli ve Anti-Parlamentarizm” başlıklı yazımda (BirGün, 13 Eylül 2011) çok kısa da olsa Agnoli’nin devlet ve
  • İşsizlik sigortası uygulaması çalışma hayatımıza 2000 yılının ortasında girdi. Rahmetli Ecevit hükümeti zamanında başlatıldı