Buradan nasıl görünüyor?

Freelonya dünyanın en güçlü ve zengin ülkesi ve herkesin kıskandığı köprüleri ve havaalanları var. Etrafı da düşmanlarla çevrili ve içi de düşman dolu. Her tarafta ajan kaynıyor. İngiliz, Alman, İsrail, Amerikan, Rus ve daha bilumum ülkenin ajanları cirit atıyor. Bütün dertleri bu süper köprülerin ve hava meydanlarının sırrını çalıp muhteremin iktidarını sallamak.

Muhteremin iktidarı da öyle böyle değil. Bir demokrat, bir mütevazi; asla Türkmenistan gibi olmak istemiyor, Aliyev’e hiç özenmiyor. Yüzde 80-90 oy oranları hayal bile değil. Durum hep bıçak sırtı fifti-fifti. Ne kadar tehdit etsen, karalasan bir tık yukarı çıkmıyor. Bir referandumdan dahi emin olamıyoruz. O kadar yani.

Okul yıllarından hatırlarsınız ergen mutsuz çocuklar vardır. Bir türlü mutlu olamazlar. Sürekli güven krizi içindedirler. Hem atıp tutarlar, süperdirler hem de içten içe stresten mahvolurlar acaba kim benim hakkımda ne düşünüyor diye.

Devletler ve hükümetler böyle yürümüyor. Gerçi Trump bu yönde ciddi adımlar atacağa benziyor. Muhterem de o yönde umut vadediyor.

Almanlar yamuk yapmış. Hayretler içinde kalınmış milletçe. Sen ajan diye bin bir suçlamayla o ülkenin önde gelen gazetelerinden birinin muhabirini tutuklarsan başına neler gelir diye düşünmen lazım ama ben söylemiş olmayım.

Biz İngilizler genel olarak çok soğuk ve kibarızdır. Ajanlarımız da öyle. Mesela Boris Johnson, eski Londra belediye başkanı ve şimdiki dışişleri bakanı. Daha önemlisi dibine kadar Osmanlı torunu. Adamın büyük dedesi Damat Ferit hükümetinde eğitim bakanı. Ama bu hain Osmanlı torunu ne yaptı? Muhterem için açılmış ‘en kötü hakaret eden şiir’ yarışmasına şiir yolladı ve kazandı. Sonra da pişkin pişkin gidip başkentte arzı endam edip saygıda kusur etmedi. Muhterem ‘yav hazır burdayken şu şiiri bir de senden dinleyelim’ demiştir herhalde?

Neyse buradan nasıl görünüyor meselesine geri dönelim. Şimdi desek ki süper gidiyorsunuz, demokrasiniz harika, ekonominiz tıkırında ona da inandıramayız. Freelonya’nın ergen halleri sonuçta. Allahtan zaten öyle demek için elde avuçta pek malzeme de yok.

The Guardian gazetesinde 30 Ocak günü Liz Cookman Trump’ın ABD’si ve muhteremin Freelonyasını kastederek böyle dostlara itiyacımız mı var demiş. Anlaşılan o ki yıllardır küçük Amerika olan ülke nihayetinde Trump ile asıl Amerika’ya rol model olmuş. Cookman’a göre daha bir kaç yıl öncesine kadar Orta Dünya’nın demokrasi abidesi olan Freelonya şimdilerde otoriterliğin dehlizlerine doğru yol alıyormuş. Külliyen yalan tabii ki. Freelonya’da hala parlamenter demokrasi var ve güçler ayrılığı ilkesi geçerli ve memleketin ekseriyeti bunun değiştirmek isteyenlere gür sesle hayır diyor. Sonuçta demokrasiyi de İngiliz kraliyetinden öğrenecek değiliz. Güya başbakan May 100 milyon sterlinlik iki uçağı Freelonya’ya satmak için otoriterleşmeye sessiz kalmış. Aynı May gözünü kırpmadan eğitim sektörüne bir kaç milyar sterlinlik darbe vururken iki uçak parasına kanacak değil tabii ki. Kesin uçak lobisinin yalanları. Yoksa May tabii ki kıskançlıkla gittiği muhteşem saray’dan Kraliçe için özel tüyolarla dönmüş olabilir.

Yelpazenin sağındaki Telegraph gazetesi de ajanlarıyla aleyhte çalışmaya devam ediyor. Utanmadan Rus büyükelçisini vuran polisin fotoğrafına ödül verilmesini haber yapmışlar. O da yetmiyormuş gibi Merkel yengenin muhtereme baskı yaptığını manşete taşımışlar.

Sanki Merkel yenge daha dün altın varaklı koltuklarda nasıl oturacağını şaşırmış da sus pus olmamış gibi, kıskançlıktan nasıl hızla geri dönmemiş gibi. Telegraph utanmadan ballandıra ballandıra konsolosluğumuzun diyasporadaki vatandaşlara ajanlık yapmalarını salık verdiğini iddia eden haberler yapmış. Halbuki biliyoruz ajanlık hep dış mihrakların işidir.

Neyseki adadaki herkes bu kadar kötü değil. Adanın en ırkçı gazetesi Daily Mail muhterem hakkında olumsuz haberler yaymadığı gibi dalgıç kadını kurtaran Karamürsel belediye başkanını haber yapmış ve beldenin güreşçiler memleketi olarak bilindiğini de eklemiş. Daily Mail’in ufak tefek kusurları var ama önemli değil. Mesela geçenlerde Wikipedia güvenilir olmadığı ve sürekli yalan haber yaptığı için bu gazetenin kaynak olarak kullanılmasını yasaklamış.

Ama zaten bize okumuş adam da lazım değil, ne varsa cahillerde var. Özetle orası buradan bakınca puslu görünüyor. Ama siz üzerinize alınmayın burası ada olduğu içindir, yoksa siz süpersiniz. Kraliçe ve ahali hep birlikte kıskançlıkla öpüyoruz.

Hayırlı haftalar ve bol şanslar.

En Çok Okunan Haberler