Çarşambayı kim aldı

İsveç Parlamentosu 3 Aralık’ta bütçe oylamasına gidiyor. Sosyal Demokrat Parti ve Çevre Partisi’nin birlikte oluşturduğu azınlık hükümeti, hazırladıkları 2015 bütçesi nasıl olmuş diye, milletvekillerine soracak. Kırmızı-yeşil hükümet, İsveç siyasi tarihinin gördüğü “en azınlık” azınlık hükümeti olunca bütçe oylaması da önem kazandı. 2015 bütçe oylaması; İsveç, tekrar genel seçimler için sandık başına gidecek mi? İki aylık sol hükümet düşecek mi? oylamasına döndü.

Meclis’in sağ blok partileri, siyasi gelenek gereği, kendi “gölge” bütçelerini çarşamba günkü oylama öncesi “Bu iş böyle olmalı” diye sunacak. Azınlık hükümeti, Sol Parti’den de bütçelerinin parlamentodan geçmesi için destek sözü aldı. Hata Sosyal Demokratlar ve Çevre Partisi, bütçelerini oluştururken Sol Parti’yle de bir araya gelip onların istediği değişiklikleri kâğıda döktü. Sol Parti, azınlık hükümetinin bütçesine “18 yaşına kadar İsveç’te tüm çocuklara ilaçların ücretsiz dağıtılması” değişikliğini taşıdı. Yine de Sol Parti’nin 21 milletvekiliyle hükümet, bütçesini garantileyemiyor. İnce bir denge hesabı var ortada. Irkçı parti İsveç Demokratları, Parlamento’da üçüncü büyük parti konumunda. Irkçılar, eğer sağ blok partilerin “gölge” bütçesine “evet” derse sol hükümetin kucağına, uygulasın diye sağcıların bütçesi düşecek. Ne sağ blok, ne de sol blok bunun böyle olmasını istemiyor.

Irkçılar ise sol hükümeti düşürmek ve kendi bütçesi dışında bir bütçeyle yola devam etmeyeceğini söyleyen Başbakan Stefan Löfven’i istifaya zorlamak için çarşamba günü sağ blok partilerin bütçesine evet diye bileceklerini söylüyorlar. Başbakan Löfven, konuya kararlı yaklaşıyor. Eğitim, genç nüfusta işsizliği önlemek ve vergi adaleti konusunda reformlar yapmak için Löfven’in kendi hesapladığı bütçeye ihtiyacı var. Sol hükümet, bütçesini Parlamento’dan geçiremezse İsveç’te seçimler tekrarlanacak.

Irkçı parti İsveç Demokratları, partinin tabanından sol hükümeti, bütçe oylamasında indirin baskısı gördüklerini söylüyor. Partinin Genel Başkanı Jimmie Åkesson, Ocak ayı sonuna kadar tükenmişlik sendromu hastalığı nedeniyle raporlu. Partiye de parlamento görüşmelerine de gidip gelmiyor. Bütçe oylamaları sırasında oy kullanamayacak.

Irkçıların “Solcuları hükümetten indirelim” eğilimine ilk karşı politikayı geliştiren, sağ blok partilerden Merkez Parti’nin kadın lideri Annie Lööf oldu. Irkçılara fena kafa tutan Annie Lööf, “Parlamento’da oturmak çocuk parkında oynamak değildir” çıkışını yaptı. Merkez Parti’nin lideri, İsveç’in bir hükümet krizi yaşamaması için Anayasa değişikliğine gidelim önerisi getirdi. Demokrasi için azınlık hükümetlerinin de İsveç’i yönetebilme şansı olmalı diyen Lööf, İsveç Demokratları Partisi’nin herhangi bir bütçe önerisi getirmeden, sağ blok partilerin sunacağa bütçe teklifine evet oyu vererek bir siyasi geleneği yıkacağını işaret ediyor. Kadın lider, “Eğer İsveç Demokratları, geleneği bozup başka alternatiflere oy verirse yasaları gözden geçirmeye hazırım”  diyor.

Lööf’ün Anayasa değişikliğiyle ırkçıların yaratacağı kaosu durdurma girişimi bu çarşambaya kadar yetişmez. İş başı yapar yapmaz Filistin’i devlet olarak tanıyarak uluslararası işlere imza atacağını gösteren, pek çok göçmen kökenli siyasetçiye bakanlık koltuğu veren ve Türkiye kökenli iki vekili birden bakanlar kurulunda görevlendiren Stefan Löfven’in başbakanlığının süresi umarız bu kadar kısa olmaz. Löfven’den ve şimdiden efsane olan bakanlar kurulundan daha çok iş bekleniyor.

En Çok Okunan Haberler