CHP'den Binali Yıldırım'a 'dinleme' çağrısı

CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç, TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ı Adalet Yürüyüşü sırasında ortaya çıkan dinleme skandalının tüm boyutlarıyla açığa çıkarılması, Almanya’dan bu yazılımın satın alınma sürecinde yanıtlanmamış soruların cevaplarının ortaya çıkarılması ve parlamentonun hukukunun korunması noktasında sorumluluğunu yerine getirmeye davet etti.

CHP grubunun Yıldırım'a yazdığı yazı şu şekilde:

Türkiye siyasi tarihinin en uzun ve en yüksek katılımlı siyasi eylemlerinden biri olarak tarihe geçen ve 15 Haziran ile 9 Temmuz 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen ADALET YÜRÜYÜŞÜ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde Ankara’dan İstanbul Maltepe’ye kadar sürdürülmüştü. Yasama organının bir üyesi olan İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması nedeniyle başlatılan ancak tüm alanlardaki hukuksuzluklara ve adaletsizliklere dikkat çekmek amacıyla sürdürülen ADALET YÜRÜYÜŞÜ, yürütme organının temsilcileri tarafından eleştiri konusu yapılmış, yüksek yargının bazı üyeleri de yürüyüşe yönelik tepkilerini gizlememişlerdir.

Yürüyüş sırasında Finfisher isimli bir yazılım şirketince geliştirilen bir uygulama ile aralarında milletvekillerinin de bulunduğu yürüyüş katılımcılarının bir internet sitesi üzerinden dinlendiği ortaya çıkmıştır. Yalnızca istihbarat örgütleri tarafından satın alınabilen bir yazılım yoluyla bu dinlemenin gerçekleştirilmiş olması akıllarda çok ciddi soru işaretleri yaratmıştır.

Almanya’da üretilen bu programın Türkiye’de hangi kuruma ya da kime satıldığı konusunda kamuoyuna açık biçimde yürütme organına yöneltilen sorulardan tatmin edici bir yanıt alınmamış, milletvekillerimizin ve yürüyüş sırasında dinlendiği tespit edilen partililerin yaptığı suç duyurularında ise henüz anlamlı bir yol alınamamıştır.

Bu sürece ilişkin yaşanan sessizlik akıllara yazılımın Emniyet İstihbarat ya da Milli İstihbarat Teşkilatı’na satılmış olabileceği, dinleme olayının Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticilerinin bilgisi dahilinde ve onayıyla gerçekleşmiş olabileceğini getirmektedir.

24 Haziran seçimlerinin ardından yürürlüğe giren anayasa değişikliği sonrası kuvvetler ayrılığının belirginleşmesi ve yasama organının korunması konusunda makamınıza da sorumluluk düştüğü açıktır.

Yürüyüş boyunca dinlendiği anlaşılanlar arasında, 27. Yasama Dönemi’nde milletvekili olarak görev yapan partililerimizin de bulunuyor olması TBMM Başkanı sıfatıyla olayın açığa çıkarılması için kurumsal sorumluluk duygusu içerisinde hareket etmeniz beklentisini doğurmaktadır.

Bu süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak dinleme yoluyla özel hayatlarının gizliliği ihlal edilen parlamenterlerin ve dolayısıyla parlamentonun hukukunu koruma ya da davalara taraf olma konusunda adımlar atmanızı beklemekte, bu konuda tarafınıza gerekli bilgi ve belge paylaşımı yapabileceğimizi de ifade etmekteyiz.

Bu çerçevede, Adalet Yürüyüşü sırasında ortaya çıkan dinleme skandalının tüm boyutlarıyla açığa çıkarılması, Almanya’dan bu yazılımın satın alınma sürecinde yanıtlanmamış soruların cevaplarının ortaya çıkarılması ve parlamentonun hukukunun korunması noktasında sorumluluğunuzu yerine getirmenizi talep ediyoruz.

En Çok Okunan Haberler