CHP'den çarpıcı rapor: Türkiye, kişi başına düşen hekim sayısında en alt sıralarda

BİRGÜN / ANKARA

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Türkiye’de hekimlerin maruz kaldığı hak ihlallerinin derlendiği bir rapor hazırladı.

Bingöl, “Sağlıkta reform diye sunulan sistem aslında halk sağlığını hiçe sayarken, doktorların hem yaşam hem çalışma hem de sosyal haklarını ihlal etmektedir. Hastaneleri şirket, hastaları ise müşteri haline getiren yanlış sağlık politikaları ile hekimler de güvencesizlik kıskacına itilmiştir. AKP’nin sağlık politikaları hem halk hem hekim sağlığını hiçe saymaktadır” dedi.

Bingöl’ün hazırladığı raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Verilerle Doktorluk

Tıp fakültesi ve öğrenci sayıları: 2017 itibariyle 100 tıp fakültesinin 84’ü aktif haldedir. İstatistiklere göre bu fakültelerde toplam 75 bin 956 tıp fakültesi öğrencisi okuyor. Tıp fakültesi sayısı hızla arttırılırken, nitelikli öğretim üyesi sayısı aynı oranda artmıyor. Bu durum da mesleğe yeni başlayacak doktor adaylarının eğitimlerinde aksamalara neden oluyor.

Doktor ve kişi başına düşen hasta sayıları: Türkiye'de 141 bin 259 doktor görev yapıyor. Bu doktorların 28 bin 384'ü özel hastanelerde çalışıyor. 1 doktora 572 kişi düşüyor. Türkiye’de 10 bin kişiye yaklaşık 17 doktor düşerken, bu rakam OECD ülkelerinde 10 bin kişiye 30 hekim civarındadır. Türkiye, kişi başına düşen hekim sayısında Güney Afrika, Endonezya gibi ülkelerle birlikte en alt sıralarda kalıyor.

Uzun çalışma saatleri, artan nöbet sayıları: İntihar eden hekimlerin bir kısmı arkalarında bıraktıkları mektuplarda çalışma koşulları ve çalışma saatlerinin uzunluğundan, nöbet sayılarının fazlalığından şikayet ediyor. Hekim bir yılda yaklaşık 3 bin 316 muayene gerçekleştiriyor. Bu hastaların çoğu ise acil servislerden başvuru yapıyor.

Sağlık çalışanlarına şiddet: Sağlık Bakanlığının verilerine göre, sadece 2015 yılında günde ortalama 33 sağlık çalışanına şiddet vakası kayıtlara geçti. Bu şiddet vakalarının 10’u fiziksel, 23’ü ise sözel şiddet.

Performans sistemi: Performans sistemi sebebiyle hastaneye gelen hastaların işlemleri yeni hasta için gereğinden kısa tutulmaya çalışılmakta, hastaya ayrılan süre azalma ve doktorların mesleklerini yaparken ilk plana “halk sağlığı”nı almalarının önüne geçilmeye çalışılmaktadır.

Örgütlenme: Sağlıkta Dönüşüm Programı ve performans sistemi hekimler arası rekabet yaygınlaştırıldı, her sektörde yaygın olan güvencesiz çalışma biçimi hekimler açısından da ciddi bir sorun oldu. Doktorların emek sürecinde yaşanan bu dönüşüm ve sendikal örgütlenme üzerindeki baskılar hekimlerin örgütlenme oranlarını aşağı çekti.

OHAL döneminin mesleğe etkileri: TTB, AKP’nin yeni hedefi oldu. TTB’ye gözaltılar ile başlayan süreç söz konusu meslek kuruluşlarının adlarındaki “Türk” ibaresinin çıkarılması, mesleği yapanların üye olması zorunluluğunun kaldırılması ve kamudan kaynak almalarının önlenmesi ile sürmektedir.

Güvenlik soruşturmaları: OHAL döneminde tıp fakültesini bitirip iki yıllık zorunlu hizmete başlayabilmek için hakkında yürütülen güvenlik soruşturması henüz sonuçlanmayan doktorlar tebligatlarını bekledikleri süre içinde market kasiyerliği, inşaat işçiliği ve eczane çıraklığı gibi asgari ücretli işlere başvurmaktadır.

En Çok Okunan Haberler