CHP'li Antmen: Darbe girişimi olursa ve vali, "sokağa çıkmak yasak derse ne olacak?"

TBMM Adalet Komisyonu'nda, OHAL sonrası düzenlemeleri içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi bugün görüşülmeye devam edecek.

13 Maddenin kabul edildiği komisyon görüşmelerine bugün devam edilecek. 25 maddelik teklifin dün kabul edilen 1. Maddesine göre; vali, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde on beş günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilecek, belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilecek veya kısıtlayabilecek ve ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilecek.

Konuyla ilgili yazılı basın açıklaması yapan CHP Mersin Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Alpay Antmen, valilere geniş hak ve yetki veren maddeyle ilgili yaptığı açıklamada “15 Temmuz hain darbe girişiminde sayın Cumhurbaşkanı halkı meydanlara davet etti. O gece bütün milletimiz bu karanlık örgüte dur dedi. 251 demokrasi şehidi verdik. Ama şimdi siz bu teklifte valilere halkın meydanlara çıkmasını yasaklama yetkisi veriyorsunuz. Peki yine bir darbe girişimi olursa hepimiz tabi ki karşı çıkarız, 15 Temmuz’da çıktık da. Burada o gece mecliste direnen vekil arkadaşlarımız var. Peki bir darbe girişimi olursa halk parlamentoya, demokrasiye sahip çıkmak isterse ve o ilde vali yasak derse ne olacak?” dedi.

Antmen’in açıklamalarında önce çıkanlar şu şekilde;

BU TEKLİF GENEL KURULDA KABUL EDİLİRSE 3 YIL DAHA OHAL VAR

Anayasa’mızın 87’nci maddesine göre ‘kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak’ Türkiye Büyük Millet Meclisinin münhasır görev ve yetkisidir. Yani sadece ve sadece bizleri, kendisini buraya temsil etmemiz için gönderilen halka aittir. Hiçbir zümreye, gruba, sınıfa ve güce bu yetki devredilemez. Adalet Komisyonunda bugün görüşülmeye devam edilecek olan teklif alelade bir teklif değildir; OHAL sözde dün bitti, ancak komisyondan geçen bu maddeler genel kurulda kabul edilirse OHAL 3 yıl daha devam edecek. Yasaklar, ihraçlar ve baskılar en ağır şekilde 3 yıl daha sürecek. Bazılarımız daha önce birkaç defa, bazılarımız kısa süre önce bir yemin ettik; “…hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma…” dedik. Buradan parti ayrımı gözetmeksizin bütün vekilleri yeminine sadık kalmaya davet ediyor ve bu tasarıya demokrasi ve hukukun üstünlüğü adına dur demeleri gerektiğini hatırlatıyorum.

TEKLİF GENEL KURULDAN GEÇERSE ÜLKE KARANLIĞA TESLİM OLUR

Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksinde Türkiye 113 ülke arasında 101’inci sırada. Hukukun Üstünlüğü Endeksinde İktidar Üstünde en Az Denetimin Olduğu Ülkeler Kategorisinde Türkiye 113 ülke Arasında 3’ncü Sırada. Türkiye'nin Üstünde Sadece Zimbabve ve Venezuela Bulunuyor. Türkiye, Hükümetin Şeffaflığı Kategorisinde 113 ülke içinde 93’üncü sırada. Dünya Basın Endeksi Özgürlüğü Endeksinde Türkiye, 180 ülke arasında 155. Sırada. Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nin Adil Yargılanma Maddesini 20 Kez, İfade Özgürlüğü ile İlgili Maddesini ise 28 Kez İhlal Kararıyla Avrupa ülkeleri Arasında 1. Sırada. Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporuna göre Türkiye 140 ülke arasında 2016 yılında 130’ncu sıradayken 2017 Yılında 131’nci sıraya geriledi. Şimdi bu tabloda Türkiye, hukuk ve adalet sıralamalarında en gerilere düşmüşken ve yargıya güven ülkede yüzde yirmilerin altındayken bu teklifin genel kuruldan geçmesi demek ülkenin kaderini karanlığa teslim etmek demektir.

En Çok Okunan Haberler