Çılgın bir Oscar gecesi

Bugün gece yarısından sonra izleyeceğimiz 90. Oscar Ödül Töreni, senelerin en enteresan organizasyonu olacak. Amerika özellikle de Hollywood bu yıl çok darbe aldı, pek çok önemli ismin prestiji çok sarsıldı. Weistein ile başlayan kadın ayaklanması, Trump ile baş gösteren siyahi ayaklanmalar yıl boyunca konuşuldu. Halk, sektör çalışanları ve ünlü isimler, aralarında kamplaştı. Akademi çok köklü bir yapı ve Akademi’nin kararları, her ne kadar sıklıkla pozitif ayrımcılık gösterebilse de son tahlilde katı bir analitik dışavurumun tablosuna sahiptir. Yani sürprize pek yer yoktur. Ancak böylesine çalkantılı bir senenin ardından yarışan filmlere baktığımda derin siyasi ve sert sosyal tepki motivasyonlarının kararları nasıl şekillendireceğini ilk kez ciddi anlamda merak ediyorum. Kadın yönetmen Greta Gerwig’in Lady Bird filmi, siyahilerin beyaz çatışmasını bir tür sineması içinde sunan ve tabiri caizse yarıştığı kategoriyi sarsan Get Out filmi, Trump dönemine göndermeleri hissettiğimiz The Post filmi, provokatif Dunkirk ve Darkest Hour filmleri sıradan bir ödül gecesi yaşamayacağımızı gösteriyor. Hatta ödül konuşmaları çok ilginç olacağa benziyor.

Klasik Akademi mantığı çerçevesinde yarışma filmlerini değerlendirecek olursam önemli kategorilerdeki durumu özetlemeye çalışayım.

En İyi Film
En İyi Film ödülünün yapımcıya verileceğini hesaba katarak adaylara baktığımızda, bu ödülü Get Out filminin alması gerekir. Siyahi bir Amerikalı tarafından yazılan, yönetilen ve ırkçılıkla ilgili olan bu film bir korku filmi. Kültürel anlamda ciddi bir sansasyon yaratmış olan bu film aynı zamanda -janr film- yapımına tekrardan bir enerji yüklemesi ile oldukça önem taşımakta. Ancak Akademi üyelerinin daha klasik yöntemle bir seçim yapacağını varsayarsak bu ödülü The Shape of Water filminin alacağını düşünebiliriz.

En İyi Yönetmen
Yönetmenlik becerisi ve kalitesi göz önünde bulundurularak ödül verilen bu kategoriye bu mantıkla bakacak olursak ödülü fiziksel olarak dahi baş döndürücü olan Dunkirk filmindeki olağanüstü başarısı sebebiyle Christopher Nolan almalıdır. Ancak biraz daha gerçekçi olursak ve Akademi’nin klasik ağırlığını hesaba katarsak bu ödül, bir canavar romansı olarak özetleyebileceğimiz The Shape of Water filmine imza atan Guillermo del Toro’ya verilecektir.


En İyi Kadın Oyuncu
Akademi zorlu performansları çok sever. Bu yüzden dilsiz bir kadına hayat vermiş olan, hiçbir şey söylemeden onu duymamızı sağlamış olan Sally Hawkins’e bu ödülü verecektir. Ancak bu ödül, Three Billborads filminde kızının katillerinin peşine düşen bir anneyi/kadını canlandıran Frances McDormand’a giderse de kimsenin itirazı olmayacaktır.

En İyi Erkek Oyuncu
Bu ödülü en çok hak eden performansı Gary Oldman’ın sergilemiş olduğunu inkâr etmek zor. Makyaj, vücut dili, bakışlar ve sesi kullanarak tarihi bir karaktere hayat veren Oldman’ın Darkest Hour filminde Churcill performansı Akademi’nin ödül vermeyi kaçırmayacağı bir fırsat.


En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
I, Tonya filminde, Tonya Harding’in zalim ve komik korkunç anne tiplemesi ile parlayan Allison Janney bu kategorinin tek ismi bana kalırsa.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Three Billboards filminde ırkçı sert bir polisin dönüşümünü başarıyla sergileyen oyuncunun, filmin yarısından itibaren filmin odak noktası haline geldiğini göz önünde bulundurursak Sam Rockwell’in yardımcı oyuncu olarak anons edilmesi neredeyse hatalı olacaktır. Rockwell’in bu ödülü alacağını garanti olarak görüyorum.

En İyi Orijinal Senaryo
Bu sene benim en merak ettiğim ve en ilgimi çeken kategori kesinlikle budur. Bu kategoride Get Out, Three Billboards ve Lady Bird filmleri arasında kıyasıya bir rekabet olacağı ve ödülü kapanın diğer adaylara büyük fark atmadan kıl payı alacağını düşünüyorum.

En Çok Okunan Haberler