Cimbom zirveye tutundu: 0-1

Şampiyonluk yarışının son düzlüğünde en çok çekindiği deplasmandan Uruguaylı kalecisinin harika performansıyla kazasız çıkmayı başardı.

Maçın yıldızları Galatasaray adına Fernando Muslera, Mersin İdman Yurdu adına Préjuce Nakoulma dersek herhalde işin özetini yapmış oluruz. Sarı-kırmızılılar 1-0’lık galibiyetlerinin en değerlisini bu skorla biten maçlarındaki en kötü oyunuyla alırken şampiyondan çok Avrupa kupaları iddiasını tamemen kaybetmiş bir takım görüntüsündeydi. Özellikle Melo ile Selçuk’un önünde oynayan üçlü, Emre Çolak, Wesley Sneijder ve attığı golün dışında Yasin Öztekin çok kötü bir performans ortaya koydular. Öyle ki onların önünde oynayan Burak tek başına rakip savunmayı daha fazla rahatsız etti diyebiliriz. Hollandalı’ya ayrı bir parantez açmak lazım. Bu köşede ona açtığımız parantezler hep övgü doluydu ama dün akşam futbol kariyerinin en kötü maçlarından birini, Türkiye kariyerinin de en kötü maçını geçirdiğini söylemek lazım.

Öyle ki maçın sonuna doğru başta Hakan Balta ve Felipe Melo olmak üzere takım arkadaşları onun sahada daha çok görünmesini istediler. Kaleye çektiği şutlar etkisiz olan, pasları yerini bulmayan, ikili mücadelelerde ayakta kalamayan ve savunmaya katkısı yok denecek kadar az olan Sneijder bir de gereksiz sarı kart gördü. 10 gün sonra oldukça dinamik bir takım olan Beşiktaş karşısında Galatasaray 10 kişi oynamayı kaldıramayacaktır. Hamzaoğlu’nun takımı dün öyle sıkıntılı durumlara düştü ki maçın son 20 dakikasında Melo, Fatih Terim’in üçüncü döneminin başından beri yaptığı zaman zaman savunma arasına girip hattı 5 kişiye döndürme hamlesini sürekli hale getirmek zorunda kaldı. Onun da dünkü galibiyette büyük payı olduğunu söylemeli.

Yazının başında bahsettiğimiz Burkina Fasolu’ya dönelim. Gelecek sezondan itibaren yabancı sınırında yapılacak düzenleme onu transfer pazarının önemli hedeflerinden birisi haline getirecektir. 28 yaşındaki oyuncu uzun boylu, buna rağmen oldukça hareketli, çabuk, bire birde etkili ve maç içerisinde de farklı kanatlarda verimli olabiliyor. Gelecek sezon rahatlıkla şampiyonluğa oynamayı hedefleyen bir takımın kadrosunda kendine yer bulabilir.

En Çok Okunan Haberler
  • Atıf Yılmaz’ın Osman Şahin öyküsünden uyarladığı Adak’ın (1979) başında, köylü karakterlerden birinin röportaj sırasında
  • Biraz da dilden konuşalım... Bıkkınlık veren “siyasal gündem”den başımızı kaldırıp “Dil
  • Türkiyeli öğretmenlerin bir ‘Öğretmenler Günü’ bile yoktu, ama  mangal gibi
  • Okullarda zorunlu ve seçmeli diye iki tür ders vardır. Zorunlusu, devlet tarafından belirlenmiş, öğrencinin