Danıştay'ın Tarsus Nehri HES projesinin iptal kararını bozmasına çevrecilerden tepki

Mersin'de Tarsus Nehri üzerine kurulması planlanan HES projesini iptal eden yerel mahkeme kararı, Danıştay 14'üncü Daire tarafından temyiz yolu kapalı olmak üzere bozuldu. CHP'li milletvekilleri ve çevre dernekleri, yaşanan gelişmeyi basın açıklaması ile protesto etti.

Kadıncık Barajı, Gök HES ve Kadıncık I-II HES projeleri nedeniyle daralan yaşam alanlarının, ilave HES projeleri ile iyice daralacağı düşüncesiyle açılan davada, bilirkişi raporunu baz alan Mersin 1'inci İdare Mahkemesi, HES projesi hakkındaki ÇED olumlu kararını 29 Şubat 2016'da iptal etti. Danıştay'a taşınan davada bilirkişi raporunu kusurlu bulan 14'üncü Daire, yerel mahkemenin kararını düzeltme yolunu da kapatarak bozdu.

AİHM'E KADAR GİDECEĞİZ

Yaşanan gelişme üzerine harekete geçen çevreciler ilçe merkezindeki Yarenlik Alanı'nda düzenledikleri basın açıklaması ile kararı protesto etti. HES'e karşı direnişin süreceğini belirten Çevre Koruma Kültür ve Sanat Merkezi Derneği (ÇEKSAM) Başkanı Avukat Semra Kabasakal, "İlk defa böyle bir kararla karşı karşıyayız. İtirazımızı yapacağız ve gerekirse AİHM'e kadar gideceğiz. Danıştay 14'üncü Daire'nin 2018/25 esas ve 2018/4675 kararlarını anlamsız buluyoruz. Bu kararın tamamen yanlı, çevreyi ve tabiatı yok sayan bir karar olduğunu düşünmekteyiz. Bu karar, doğanın ve yaban hayatının katliamına yol açacaktır" dedi.

DANIŞTAY KARARI HUKUKA UYGUN DEĞİL

CHP'li Milletvekili Av. Alpay Antmen ise HES mücadelesinin yıllardır sürdüğünü dile getirerek, "Mersin Barosu olarak bu konuda sürekli köylülerimizin yanındaydık. Biz bu mücadeleyi aslında bir hukuk zaferiyle taçlandırdık. Fakat Danıştay'ın bu kararı bence ne hukuka ne adalete ne de vicdana uygun değil. Bu mücalede burada kalmayacak, milletvekilleri olarak biz bu işin mecliste de sonuna kadar takipçisi olacağız" şeklinde konuştu.

MERSİN AKP'NİN ÇÖPLÜĞÜ DEĞİL

CHP'li bir diğer Milletvekili Av. Ali Mahir Başarır da Mersin'in 16 yıldır AKP Hükümeti tarafından katledildiğini ileri sürerek şunları söyledi:
"Nükleer Santral, HES'ler, balık çiftlikleri ve taş ocakları, nedense hep Mersin ilçelerinden, köylerinden seçiliyor. Biz buna karşıyız. Mersin AKP'nin çöplüğü değil. Doğamızı ve doğal yaşımı korumak zorundayız. Verilen büyük mücadele neticesinde dava kazanıldı ama görüyorum ki Türkiye'de yargı yürütmenin sözcüsü durumunda. Yürütmeye bağlanmış durumdalar. Bağımsız olmayan bu yargının vermiş olduğu bu kararını kınıyorum, kabul etmiyorum, etmeyeceğim." (DHA)

En Çok Okunan Haberler