Değişim kendi koşullarını belirler

Konumuz futbol olmasıyla birlikte, işin kolayına kaçmadan, tartışmayı biraz zorlayarak köşeye sıkıştırmak sanırım içerik anlamında yararlı olacaktır.

Değişim kendi koşullarını, kendi sürecinde, uygun zaman koşullarını yaratarak toplumda zorlama etkisini gösterir. Bu ‘zamanın ruhu’ pazarlamasının yanında, zamanın zorunluluğudur.

Çıtayı biraz yükselterek matematiksel değişime bakarak yola devam edelim. Tarif “Bir niceliğin birbirinden değişik değerler alması ya da böyle iki değer arasındaki ayrım” olarak açıklıyor. Bu tarifin aynı koşullarının toplumun iç dinamiklerindeki diyalektik yapısında da mevcut olduğunu görürüz.

Toplumun kurumsal ilişkilerini sağlayan tüm birimleri ki bunlar sanat, spor, siyaset, ekonomi… gibi alanlar, bir zaman içerisinde farklılıkları yakalayıp ya da farklılıkları kendi yaratıp süreci zamanın zorunluluğuna uygun olarak toplumun lehine değiştirme gücüne sahiptir.

Biraz ince tariflerle yola çıkmamın sebebi, süreci iyi anlatma isteğimdeki kaygıdan kaynaklanıyor.

Çünkü spor konusunda, özellikle futbol konusunda tartışma seviyesi o kadar aşağıda ki herkes büyük bir cesaretle, ciddi yorum yaptığını sanacak hamlelerde bulunabiliyor. Bu da gerçeğin kirlenmesine neden oluyor.

Milli Takım’ın kadro değişimi ya da rotasyon zorunluluğunu veya gerekçelerini anlayıp sürecin nasıl işlemesi gerektiğini bilmek, çok basit olmadığından bu konuya değindim.

Takım oyunlarında artık atletik performans özellikleri teknik ve taktiğin önüne geçerek belirleyici birinci öğe oluyor.

Tüm taktiksel yapılanmalar bunun üzerinden şekillenerek gelişiyor. 80’li yıllarda bir futbolcunun koştuğu mesafe 6 kilometreyken, şimdi 12 kilometre seviyesine çıkıyor.

Futbolcuya ait tüm değerler ve parametrelerin sayısal karşılıkları bulunarak yüklemeler yapılıyor. Bu bilimin ve bilginin gücünü de gösteriyor.

Sanırım en büyük etki, sporun içine yeni giren genotip çalışmaları sonucunda ortaya çıkacak yüzde 15 ile yüzde 20 arasında değişen artı performans katkısı olacaktır.

Futbolcu yaşı, hem performans açısından hem de değişime ayak uyduracak donanımlar açısından çok önemli bir faktördür. Bunun en temel değeri entelektüel yapıdır. Bir futbolcunun değişen koşullara adapte olacak zihinsel etkiyi göstermesi açısından entelektüel yapı olmazsa olmaz bir donanımdır. Bu yapı yönetici ve antrenörler için de aynı şiddet içerisinde zorunludur.

Rotasyon, Arda’nın yerine Cengiz, Burak’ın yerine Cenk diyebilecek kadar kolay bir değişim değildir.

Koşulların ve şartların sürecin içindeki kendi zaman zorunluluğunun yarattığı etki ile, artık mevcut yapının yeterli olmadığı gerçeğinin farkına varılması, bu rotasyon sürecini başlatıyor.

Kulüpler ve Milli Takım her zaman bu sürece direnmeyi tercih etti. Çünkü Türkiye’de futbol gerçeği artık ‘rant’ ve ‘komisyon’ üzerine oturtuldu. Her zaman değişimler arkadan gelmeye çalışır. Veya gelemez!

Bu yüzden küresel rekabet koşullarını reddederek, yöresel rekabeti ön plana çıkartıp, her şeyi Türkiye Ligi şampiyonluğuna indiriyorlar.

Her şeye rağmen Cenk, Cengiz, Hakan, Enes çok önemli futbolculardır. Hem Avrupa’da oynamaları hem de farklılıkları yakalamaları açısından bizim ihtiyacımız olan karşılıklara sahip durumdadırlar. Lucescu’nun bu değişim hamlesi futbol kamuoyunda olumlu karşılık bulmalıdır.

Değişim süreç olarak sonsuz zaman dilimine sahiptir. Bir noktada bitmesi veya hedef olarak bir sonuca varması mümkün değildir. Zaman dilimlerinin içindeki koşulların zorlamalarına karşılık bulmak temel hedef olarak alınmalıdır. Çünkü birbirine muhtaç olan ve birbirini tamamlayan zaman içindeki değişimlere cevap vermemek, mevcut yapının dışına çıkarak ‘kaos’ ortamının varlığını kabul etmek anlamına gelir.

Her kaos kendi insan profilini ortaya koyarak kullanır. Buradaki talep donanım değildir. Talep, kaosu yönetecek ve bundan nemalanacak boş profildir.

Zamanın zorlama dürtüsünün tetikçisi bilgidir. Bilgiyi reddetmek, cehalet ile kaosun karşılıklı kol bastı oynaması anlamına gelir.

Bu durumda bize de el çırpmak düşer.

En Çok Okunan Haberler