Dış politikada neden TAMAM?

Ne yazık ki 16. yılın sonunda AKP’nin dış politika anlayışı tamamen iflas etmiş durumda. Türkiye’nin sorunlu olmadığı tek bir komşusu neredeyse kalmadı. AB’den, NATO’ya tüm ittifaklarda sarsıntılar yaşanıyor. Alman Der Spiegel mi dersiniz, yoksa İngiliz The Economist mi, ne zaman “demokrasiyi iğdiş eden liderler”, “dünyanın otokratları” vb. mesajlı bir tema işlenecek olsa, akıllarına ilk gelen isim ve de kapağa konacak ilk resim Erdoğan oluyor. Bu saptamalar ışığında, isterseniz dış politikada neden “TAMAM” dediğimizi madde madde bir sıralayalım.

1 Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Komşularla sıfır sorun” iddiasından yola çıkıp, en son listeye Yunanistan’ı da ekleyerek tüm komşularla kavgalı hale gelmemek için “TAMAM”. Görev süresinin dolmasına 4 gün kalan Binali Yıldırım’ın ağzından “dostları artırmak, düşmanları azaltmak” ifadesi çıktıktan sonra, sırf 16 Nisan 2017 Referandumu’nda AKP mitingine izin vermediler diye Alman ve Hollanda liderlerini “Nazi” ilan etmemek için “TAMAM”.

2 Önce radikal İslamcı örgütlere destek verip, sonra şiddetin bumerang gibi topraklarımıza dönmesiyle Pakistan’ın durumuna düşmemek için “TAMAM”. Laik ulusal devlet kimliğimizi kaybedip, etnik ve mezhepsel eksenlerde ayrışarak Iraklaşmamak için “TAMAM”. Bir zamanlar “çözüm süreci” aldatmasıyla göz boyarken, şimdi “Cumhur İttifakı” postuna bürünüp, MHP’yle birlikte Kürt düşmanlığını devlet politikası haline getirerek Sri Lankalaşmamak için “TAMAM”.

3 Rus Büyükelçisi’nin can güvenliğini dahi sağlayamayan; ABD’nin büyükelçi bile bulundurmadığı; Alman Büyükelçisi’ne sırf, RTE’yi hicveden bir “talkshow” yayınlaması nedeniyle nota verilen; diplomasi kültürüne tamamen uyumsuz bir ülke konumundan kurtulmak için “TAMAM”.

4 Demokrasiyi rafa kaldırıp ülkelerini otoriterlikle yöneten, yolsuzluklara batmış, ayrımcılıkları körükleyerek ayakta durmaya çalışan “tek adamları” muhalefetin güçlü ittifakıyla dize getiren; Sri Lanka’da Rajapaksa’dan, Güney Afrika’da Zuma’ya, en son Malezya’da Necip Rezak’a kadar “muktedire” hanyayı konyayı gösteren “demokratik atılımı” Türkiye’de gerçekleştirmek için “TAMAM”.

5 Suriye ile ekonomik, kültürel ilişkileri geliştirmek yerine, mezhepçi dürtülerle “Esed’i devirmek” hezeyanına kapılıp ülkenin kanlı bir iç savaşa sürüklenmesinin vebalini daha fazla taşımamak için “TAMAM”. Sonrasında Suriye’nin toprak bütünlüğüne sahip çıkıyorum bahanesiyle Rojova’ya husumet beslememek için “TAMAM”. “Artık güvenlik sınırları koruyarak sağlanmıyor” mugalatasının arkasına takılıp Cerablus, Afrin derken, şimdi de Membiç’te ÖSO’cu çeteler ile birlikte işgalci konumuna düşmemek için “TAMAM”.

6 Kasım 2015’te Rus uçağını düşürüp, enerji ikmali konusu gündeme gelince “gerekirse tezek yakarız!” hamasetini dillendirdikten sonra, Putin’den özür dilememek için “TAMAM”. 20 milyar dolarlık Akkuyu nükleer ihalesinin Rusya’ya verilmesine karşın, hâlâ, kuruluş gerekçesi radikal İslam’a karşı mücadele olan Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kapısında bekletilmemek için “TAMAM”. RTE’nin bizim paralarımızla milyar dolarlara inşa ettirdiği sarayı, “büyük devlet” gerekçesiyle Putin’e onaylatmaya teşebbüs etmemesi için “TAMAM”.

7 Yıllarca Kopenhag Kriterleri’ni uygulama kararlılığını, “ileri demokrasi” hedefini gerekçe yapıp AB üyeliği hayaliyle göz boyadıktan sonra; ilk fırsatta Batı dünyasına, Hıristiyanlığa lanet yağdırmamak, Avrupalıların “karakter ve cibiliyetine” saydırmamak için “TAMAM”. 3 milyon sığınmacı üzerinden “kapıları açarım” tehdidiyle Brüksel ile ilişkileri “rehine pazarlığına” dönüştürmemek için “TAMAM”.

8 Washington PYD’yi terör örgütü olarak görmediğini açıklayınca, “İncirlik Üssü ABD’ye kapatılabilir” diye mangalda kül bırakmadıktan sonra, Membiç üzerinde Dışişleri Bakanı Pompeo’yla sınırlı bir uzlaşma sağlanmasıyla beraber, yine ABD’nin müttefiki olmakla böbürlenmemek için “TAMAM”. İsrail’le “bir dargın bir barışık” âşıkları oynayıp, sıkışınca “one minute” kabadayılığını dolaşıma sokarak, ortalık durulunca İsrail’in aşırı sağcı Başbakanı Netahyahu ile can ciğer kuzu sarması olmamak için “TAMAM”.

9 Kendini Müslüman Kardeşler ağının lideri ilan edip, Mısır’la köprüleri atarak Mursi’nin hamisi konumuna düşmemek için “TAMAM”. Türkiye gibi dış politikada dini referanslarla anılmayan seküler bir ülkeyi, “neo-Osmanlıcılık” rüyasıyla Suudi Arabistan-Katar-Kuveyt’le birlikte Cihatçi-Selefi çetelerin sponsoru, Sünni ekseninin fanatik mensubu haline getirmemek için “TAMAM”. En son Libya-Tunus üzerinden Körfez ülkeleriyle de bozuşup, Katar’la birlikte “değerli yalnızlığa” sürüklenmemek için “TAMAM”.

10 “Dünya 5’ten büyüktür” lafını ağzına sakız yaptıktan sonra, gerisini getiremeyip emperyalizme iki çift laf etmekten sakınmamak için “TAMAM”. Bağımsız bir dış politika çizgisinin uluslararası kapitalizmle ittifakları gözden geçirmeden mümkün olmayacağının farkında; komşularının toprak bütünlüğüne saygılı; onlarla ekonomik, kültürel, politik bağları geliştirmeye kararlı; din, mezhep kaygıları gütmeden dünya barışı için çaba harcayan bir dış politika hayalinin uzağına düştüğümüz için “TAMAM”.

En Çok Okunan Haberler