DİSK-AR: Türkiye işsizlikte en kötü dört ülke arasında

DİSK-AR, TÜİK'in 16 Temmuz 2018 günü açıkladığı Nisan 2018 dönemi İşgücü İstatistiklerini değerlendirdi. DİSK-AR’ın işsizlik ve istihdama ilişkin değerlendirmesine göre, Mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik arttı istihdam düştü ve Türkiye işsizlikte en kötü dört ülke arasında bulunuyor.

Değerlendirmede, gerçek işsizlik oranının yüzde 17,3, OECD içinde en yüksek dördüncü işsizlik oranının Türkiye’de, gerçek işsiz sayısının 5 milyon 872 bin olduğu, eğitimde ve istihdamda olan genç sayısının 2,5 milyonu aşmadığı, kentsel genç isşizliğinin yüzde 19, genç kadın işsizliğinin yüzde 22 , kentsel genç kadın işsizliğinin yüzde 25, yüksek öğrenim işsizliğinin ise yüzde 10,9 olduğu belirtildi.

Dar tanımlı standart işsizliğin yüzde 9,6’ya düşmüş olmasına rağmen, mevsim etkilerinden arındırılmış işsizliğin 10,3 olarak gerçekleştiği ve bir önceki aya göre 0,4 puan artış gösterdiği söylenen değerlendirme şu şekilde:

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam düştü, işsizlik arttı

TÜİK, Nisan ayı işgücü istatistiklerine göre işsizlik oranı yüzde 9,6 olarak gerçekleşti. Ancak mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik geçen bir önceki döneme göre arttı. TÜİK’e göre mevsimsel etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 103 bin kişi artarak 3 milyon 291 kişiye ulaştı. İşsizlik oranı 0,4 puan artarak yüzde 10,3’e yükseldi.

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdamda ise düşüş yaşanıyor. İstihdam bir önceki döneme göre 34 bin kişi azaldı. TÜİK Nisan ayı mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 818 bine düşmüştür. Öte yandan mevsimsel etkilerden arındırılmış istatistikler son 5 ayın en düşük istihdamının yaşandığını göstermektedir.

Standart işsizlik hesaplaması dışında alternatif ve gerçek bir işsizlik hesaplama yöntemi olarak kabul edilen geniş tanımlı işsiz sayısı DİSK-AR tarafından Temmuz 2018 itibariyle 5 milyon 872 bin olarak hesaplanmıştır.

Çalışmayan nüfusun 1 milyon 500 binini iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar oluşturdu. Bunun ise 1 milyon 38 bini kadınlardan oluşmaktadır.

İş aramayıp çalışmaya hazır olan grubun büyük çoğunluğu kadınlardan oluşurken, 538 bin kişi ise iş bulma ümidini kaybetmiş durumdadır.

Yöntemsel Açıklama: Geniş Tanımlı İşsizlik

Bilindiği gibi TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı (standart) genel işsizlik oranı işgücü piyasalarındaki durumu bütün boyutlarıyla ortaya koyamıyor. Dar tanımlı/standart işsizlik hesaplarının taşıdığı kısıtlar ve sorunlar nedeniyle, işsizliğin gerçek boyutlarının anlaşılması için alternatif işsizlik verilerine ve diğer işsizlik türlerine bakmak gerekiyor.

TÜİK tarafından kullanılan standart işsizlik tanımı referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan kişilerden iş aramak için son dört hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki kişiler işsiz kabul edilmektedir. Bu hesaplama yöntemi işsizliğin gerçek boyutlarının anlaşılmasını zorlaştırmaktadır.

Geniş tanımlı işsizlik hesaplaması klasik dar tanım kapsamında yer alan işsizler yanında, iş bulma ümidini kaybeden işsizleri, iş aramayan ancak çalışmaya hazır olan işsizleri, mevsimlik ve zamana bağlı eksik çalışanları kapsayan alternatif işsizlik tanımıdır. Çalışma ekonomisi literatüründe kullanımı giderek artan bir hesaplama yöntemidir.

OECDE içinde en yüksek dördüncü işsizlik oranı Türkiye'de

OECD’nin yayınladığı istatistiklerde Türkiye’de işsizlik sıralamasında önlerde yer alıyor. OECD’nin Mart 2018 verilerine göre OECD ülkeleri arasında en yüksek işsizlik 20,1 ile Yunanistan’da görülürken bu sırayı İspanya, İtalya ve Türkiye izlemektedir.

OECD üyesi ülkeler arasında işsizlik oranı ortalama 5,4 iken Türkiye bu ülkeler arasında en yüksek işsizlik oranına sahip dördüncü ülke olarak yer almaktadır

OECD Ülkelerinde İşsizlik

Kentsel, Kadın işsizliği yüzde 25,6, genç işsizliği yüzde 19,2

Genç ve kadın işsizliği ile ne eğitimde ne istihdam olan (NEET) gençlerin oranı yüksekliğini korumaktadır. Yoğun İŞKUR desteğine ve işveren teşviklerine rağmen standart işsizlikte meydana gelen sınırlı düşüşün işsizlik kategorilerine yansımadığı görülmektedir. Özellikle kadın işsizliği ve genç işsizliği kategorileri ile NEET oranları yüksekliğini korumaktadır.

Nisan 2018 TÜİK verilerine göre kadın işsizliği yüzde 12,6 olarak açıklanırken, kentsel kadın işsizliği ve genç kadın işsizliği yüksek oranda seyretmektedir. Tarım dışı kadın işsizliği yüzde 15,8 olarak açıklanırken, genç kadın işsizliği yüzde 22, kentsel kadın işsizliği ise yüzde 25,6 olarak hesaplanmıştır.

Türlerine Göre İşsizlik Oranları (Temmuz 2018)

OECD ülkeleri içerisinde Türkiye’nin en yüksek oranına sahip olan NEET oranı Nisan ayında yüzde 21,3 olarak açıklanmıştır. NEET oranları cinsiyet bazlı incelendiğinde daha da vahim durumda olduğunu söylenebilir. Ne eğitimde ne istihdamda olan erkeklerin oranı 12,4 iken kadınların oranı yüzde 30,6’ya ulaşmaktadır.

DİSK, İşsizliğin azaltılması ve istihdamda kalıcı ve güvenceli artış sağlanması için önerilerilerini de yayınladı:

Öneriler

-İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.

-“Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.

-Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.

-İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.

-Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.

-Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.

-Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

-Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.

-İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir

-Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.

En Çok Okunan Haberler