“Emperyalistler rol kapmak için saldırıyor”

KARDELEN KOCATÜRK

Uluslararası ilişkilere yönelik çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, ABD’nin başını çektiği Fransa ve İngiltere’nin destek verdiği Suriye’ye yönelik müdahaleyi BirGün’e değerlendirdi. Suriye’ye yapılan bu saldırının sembolik bir önemi olduğunu vurgulayan Kozanoğlu şunları söyledi: “ABD, İngiltere ve Fransa, tarihin en fazla kan dökmüş, halklara en fazla acılar yaşatmış üç emperyalist ülkedir. Şimdi de üç emperyalist ülke bir araya gelerek bir mazlum ülkeyi bomba ve füze yağmuruna tutuyor.” Prof. Dr. Kozanoğlu , yapılan saldırının üç neden etrafında şekillendiğini ifade etti.

Son engel olan Suriye rejimini bitirmek
Birinci nedenin emperyalizmin Ortadoğu’yu kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmek ve petrol kaynaklarını denetim altına almak istemesi olduğunu belirten Prof. Kozanoğlu bu bağlamda emperyalistlerin Suriye devletini ‘engel’ olarak gördüğünü ifade etti. Hayri Kozanoğlu, “ABD, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin Suudi Arabistan ile İsrail’i de yanlarına alarak saldırgan bir hat oluşturduklarını ve söz konusu tablonun açığa çıktığını” dile getirdi.

Desteklerini milliyetçi rüzgârlarla artırmak
Kozanoğlu ikinci nedenin ise üç ülkenin de içişlerindeki sıkıntılardan kaynaklandığını belirtti.

“ABD Başkanı Donald Trump, Emmanuel Macron ve Theresa May kendi ülkelerinde zor günler yaşıyorlar” diyen Kozanoğlu saldırının arka planında içeride konsolidasyonu sağlama fikrinin yattığını belirtti.



Kozanoğlu şöyle devam etti: “Trump’in halk desteği çok düşmüş durumda. Birbiri ardından çıkan yolsuzluk skandalları, seks skandalları, casusluk skandalları kamuoyunda ciddi ses getiriyor. Kendi kadrolarını yönetmeyi başaramıyor, sürekli birileri görevden alınıyor, birileri yeniden göreve getiriliyor, Brexit olayından sonra İngitere’de karışıklık var. İngiltere Başbakanı Theresa May ve ekibi eleştiri oklarının hedefinde. Jeremy Corbyn ve İşçi Partisi’nin yükselişi devam ediyor. Theresa May kendi ülkesinde prestijini kaybetmiş durumda.”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da Fransa’da protestolara konu olduğunu belirten Kozanoğlu, Fransa’da eğitim sisteminden kamu emekçilerinin taleplerine kadar birçok konuda neoliberal düzene ve Macron’a karşı sert söylemlerin olduğunu ifade etti. Kozanoğlu şunları söyledi: “Özetle her üç lider de kendi iç gündemlerini belirlemek, milliyetçi oyları konsolide etmek için böyle bir girişimde bulundular.”

Kanıtları yok etmek için
Kozanoğlu üçüncü nedeni ise şu ifadelerle anlattı: Esad’ın ülkede kontrolü sağlama noktasına gelmesinin ardından Suriye’ye yönelik bir provokasyon gerçekleştirilmek isteniyor. Hafta sonu kimyasal silahların yasaklanması örgütü, Doğu Guta’da araştırma yapmak üzere devreye girecekti, bunun öncesinde bombalamayı yaparak kanıtları kaldırmak amacı taşındığını net biçimde görülmüştür. Bunu da Beyaz Bereliler isimli cihatçı grupların manipülasyonları ile yapıyorlar. Böyle bir süreçte Suriye’ye saldırının başka izahı yok.”

Hayri Kozanoğlu değerlerdirmesini şu şekilde sonlandırdı: Yerli ve milli olmaktan bahseden zaman zaman kendisine anti-emperyalist hava veren siyasal İslamcıların emperyalistlerin yedeklerine nasıl girebileceklerini gördük. ABD’nin saldırısı sonrası saldırganlığı alkışlayan mezhepçi bakışın siyasal İslamcılar tarafından benimsendiği kısa sürede ortaya çıktı. Cihatçı grupların dertlerinin insan hakları ya da benzer idealler olmadığı her geçen gün daha net biçimde ortaya çıkıyor. Bu iki yüzlülüğü deşifre etmekten ve Suriye’de emperyalist müdahaleye hayır demekten başka çaremiz bulunmuyor.”

***

“Dengeleyici hamle arzusu”

Mustafa Mert Bildircin

Suriye’ye yönelik ABD, İngiltere ve Fransa ortaklığıyla gerçekleşen hava saldırısının Rusya ve İran’a mesaj niteliği taşıdığını söyleyen Ortadoğu Uzmanı ve Akademisyen Erhan Keleşoğlu, Şam’ın doğu mahallelerinin kontrolünün Esad’ın eline geçmesiyle sahadaki dengelerin Rusya ve İran lehine döndüğünü belirtti. ABD’nin dengeleyici bir hamle yapmak arzusuyla harekete geçtiğini ifade eden Keleşoğlu, “Rejimin belli askeri noktalarını hedef alan saldırının bu haliyle sınırlı kalacağını düşünüyorum” dedi. Keleşoğlu, İsrail ve Suudi Arabistan’ın, İran’ı çevrelemeye yönelik izlediği siyasetin bölgedeki çatışma ortamını tetiklediğinin altını çizdi. Rusya’nın özellikle Ukrayna ve Kırım meselelerinde Batı ile karşı karşıya geldiğini hatırlatan Keleşoğlu, “Dün gerçekleşen saldırıyı tüm bunlardan ayrı düşünemeyiz” diye konuştu.





“Bu politika sürdürülemez”
Türkiye’nin iki blok arasında durmaya çalışan bir “denge” siyaseti izlediğine dikkat çeken Keleşoğlu, “Türkiye’nin iki blok arasında bir yerlerde durması zamanla daha da zorlaşacak” ifadelerini kullandı. Keleşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir NATO ülkesi olarak Türkiye, bir taraftan Rusya ve İran’la bir arada durarak diğer taraftan ise ABD, İngiltere ve Fransa güdümündeki saldırıyı onaylayarak gerçekten sürdürülmesi zor bir dış politika izliyor. Önümüzdeki günlerde bunun sürdürülemez olduğunun ilk işaretlerini göreceğiz. Sahada ÖSO ve Suriyeli muhalifleri desteklerken böyle bir saldırıyı olumlamamak mümkün değildi zaten.”

***

‘Suriye iç savaşını derinleştirir’

ABD’nin müttefikleri İngiltere ve Fransa ile ortaklaşa Suriye rejimini havadan vurmasını değerlendiren İstinye Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, Birleşmiş Milletler’in (BM) kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığını araştırıp rapor yazmasını beklemeden ABD’nin operasyon yaptığını söyledi. Prof. Dr. Caşın, “ABD devre dışı kaldığı için bu operasyonu yapmıştır, BM’nin raporu beklenmeliydi” dedi.

Prof. Dr. Caşın, “Raporun beklenmesi gerekirdi bunun için 1 aylık süre verilmişti. Bana göre, ABD beklemeden vurdu. 2017 yılında yapılan ihtar atışından daha yoğun bir bombardıman oldu. Bu askeri açıdan konvansiyonel saldırı. Bundan sonra savaşı destekleyecek bir takım operasyonlar bekliyorum” diye konuştu.

Rusya’nın şu anda ‘bekle gör’ politikası izlediğini belirten Prof. Dr. Caşın, “Mutlaka ABD’ye karşılık verecektir. Burada acaba deliller yok edilebilir mi? Rusya’nın açıklamasına bakacak olursak kimyasal silah atılmadı, ispat gerekiyor. İspat etmek ABD’ye düşüyor, BM’nin çalışması beklemeden operasyon gerçekleşti. Bu aslında füzeler savaşıdır, B1 uçaklarını devreye girmesi çok önemli. Bundan sonra ciddi bir kamplaşma olacaktır. Yeni denklem bölgenin kaderini değiştirecektir. Kolay bitecek bir çatışma değil. Türkiye son derece dikkatli olmalıdır” açıklamalarında bulundu.

Bu operasyonun Suriye iç savaşını bitirmeyip derinleştireceğini ifade eden Prof. Dr. Caşın, “Diplomatik olarak Astana ve Cenevre arasında rekabet başlamıştır. Türkiye’nin önemi bölgede artıracak, Türkiye olmadan Suriye krizinin çözülmeyeceği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin her an harekete geçebilir, bölgenin tekrar gerginleşeceğini bekliyorum. Suriye’den yeni bir göç dalgası olabilir, bu olursa rakam 2 milyonu bulur. Bu bakımdan Türkiye güney sınırlarını iyi hazırlamalı. Bu oyunda hızlı bir diploması geliştirip dengeli gitmelidir” dedi.

En Çok Okunan Haberler