En İyi 5 David Bowie albümü

The Rise and Fall of Ziggy Stardust and the Spiders from Mars

Sadece David Bowie’nin değil, glam rock akımının, 70’lerin ve hatta tüm zamanların en önemli albümlerinden bir tanesi bu. Rock tarihinin tanıklık ettiği en etkileyici hayali karakterlerden birinin, Ziggy Stardust’ın albümü bu. Dünyanın ve insanlığın sonunun gelmesine kısa bir süre kala, insan formundaki uzaylı Ziggy Stardust bizlere destek olmak için yanımızdadır. David Bowie’in kadınsı/erkeksi varoluşu ile biseksüelliği öne çıkaran rock yıldızı alter egosu Ziggy Stardust, cinsellik, aşk, barış üzerine sıra dışı ve cesur mesajlarını iletiyor albümde. İncelikle işlenen notaları ve kültürel etkisiyle, Bowie’nin bıraktığı en değerli miraslardan biri bu.

Hunky Dory

David Bowie’nin, Ziggy Stardust öncesinde yayınladığı dördüncü albümü Hunky Dory, eleştirmenler tarafından sıklıkla onun en iyi albümü olarak gösterilir. Bowie’nin Amerika’ya ilk ziyareti sırasında şekillenen albüm, bu yeni kıtaya dair birçok referans da barındır. Dylan’a, Lou Reed’e, Andy Warhol’a göndermelerde bulunduğu kaydıyla Bowie, folk temelli bestelere yönelir. Vokalinin ulaştığı büyüleyici mertebe, aranjmanlarındaki kusursuzluk, Life On Mars ve Changes gibi standartları oldukça yukarıya çeken besteleriyle Bowie, elli yıl sürecek sanatsal egemenliğinin doruğuna doğru yükselişe geçer.

Station To Station

Yeryüzüne gökyüzünden mucizevi bir şekilde inen bir Bowie albümü Station To Station. Zira Bowie, o dönemki ağır uyuşturucu kullanımı sebebiyle, 10 dakikalık açılış şarkısı Station To Station’da olduğu gibi uyuşturucu göndermeleriyle dolu bu albümü kaydettiğini hatırlamıyormuş. Yine de bu onun kariyerinin en ince işlenmiş şarkılarının bir kısmını, Golden Years’ı, World On a Wing’i, Stay’i bu albüm için bestelediği gerçeğini değiştirmiyor. David Bowie’nin deli bir aristokrat, ahlaksız ve hissiz bir zombi olarak nitelendirilen, bir diğer alter egosu The Thin White Duke’un (uyuşturucu) eğilimleriyle biçimlenen Station To Station, en ağır Bowie albümlerinden biri.

Low

Tony Visconti’nin prodüktörlüğünde ve Brian Eno’nun müzikal rehberliğinde kaydettiği Low ile David Bowie, farklı bir tarza yöneldi. Önceki çalışmalarının aksine pop, rock eğilimlerinden uzak duran, Berlin Trilogy olarak anılacak albümlerin ilki olan bu kayıtla Bowie, krautrock ve ambient’ın yenilikçi öğelerini kendine referans alarak avant-garde, deneysel bir albüm kaydetti. Bowie’nin kendini yenilediği bu albüm belki ilk yayınladığı dönemde değil ama yıllar içerisinde bir başyapıt olarak değerlendirilmeye başlandı.

Aladdin Sane

David Bowie’nin Ziggy Stardust sonrasındaki bu ilk albümü öncesinde beklentiler çok yüksekti. Bowie’nin ilk Amerika turnesi sırasında yaptığı gözlemlerin ilham kaynağı olduğu albüm, Ziggy Stardust’ın fantezi dünyasının aksine, uzaylılardan dünyalılara geçilen, daha gerçekçi bir albüm. Yayınlandığı dönemde Amerika ve İngiltere’de Bowie’nin en hızlı satan albümü olan çalışma, içerik açısından Ziggy Stardust’a oranla daha deneysel bir tonda geziniyor. The Jean Gennie ve Panic In Detroit albümün klasikleri arasında.

En Çok Okunan Haberler
  • Amaca uygun, pahasından çok simgesel anlamı olan hediyeler makbul insanlar arasında. Devletler arasında da doğru olanı budur
  • Şehir ve yaşam rehberi Time Out, dünyanın en güzel semtlerini sıraladı. Dünyayı turist gibi değil de o şehrin yerel insanı gibi
  • Önce tatil.. Derken İstanbul’a dönüş telaşı.. Ardından, 39.5 ateşle beni sözcüğün tam anlamıyla yatağa yapıştıran bir hastalık.
  • George Roy Hill’in yönettiği 1969 tarihli 4 Oscar’lı ayrıksı Western(“yargısız idam”la biten) “Butch Cassidy and the Sundance